Zafer Partisi’ne Yönelik Tartışmalı Video Siyaset Gündemini Sarstı
Seçim Öncesi Algı Operasyonu Mu?
Ümit Özdağ ile gazeteci-yazar Levent Gültekin arasında yaşanan son polemik, seçim sürecinde medya etiği, siyasi iletişim ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Siyasal İletişimde Dönüm Noktası
Önce Gerçeği Araştır, Sonra Suçla
Levent Gültekin’in bir video yayınında, Ümit Özdağ’ın 2023 seçim sürecinde Cumhur İttifakı ile yaptığı temasları eleştirel biçimde yorumlaması üzerine, Özdağ sosyal medya platformu X üzerinden uzun bir açıklama yaparak iddialara sert şekilde cevap verdi.

Özdağ açıklamasında, görüşme talebinin kendisinden değil, dönemin AK Parti yöneticilerinden Numan Kurtulmuş tarafından geldiğini ifade ederek, sürecin tamamen siyasi strateji kapsamında yürütüldüğünü savundu.
Levent Gültekin’in iddiaları ve Ümit Özdağ’ın bu iddialara verdiği yanıt, Türk siyasi tarihinde muhalefet liderlerinin iktidarla kurduğu gizli pazarlıkların deşifre edilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Bu tartışma sadece iki isim arasında bir polemiğe indirgenemez. Asıl mesele şudur: Muhalefet lideri, seçim arifesinde iktidara içişleri bakanlığı karşılığında destek teklif edebilir mi?
Ümit Özdağ’ın hamlesi, stratejik bir siyasal iletişim örneğidir. Amacı, Cumhur İttifakı seçmenine şu mesajı vermektir:
“Erdoğan’a düşman değiliz; ancak sığınmacı konusunda onun gerçek niyetini göstermek istiyoruz.”
Ümit Özdağ’ın Tutarlılığı, Zafer Partisi’nin Onur Duruşu
Ümit Özdağ, Levent Gültekin’in belgesiz, doğruluğu kanıtlanmamış iddiasını teker teker çürütmüştür:
1- Görüşmeyi Numan Kurtulmuş talep etmiştir.
2- Şartı açıktır: “13 milyon sığınmacıyı göndermeyecekseniz desteğim yok. Gönderecekseniz, bunu yapacak kişi İçişleri Bakanı olarak ben olurum.”
3-Erdoğan’ın kabul etmeyeceğini bilmesine rağmen, bu teklif stratejik bir hamledir.
4-Amaç: Cumhur İttifakı seçmenine, Erdoğan’ın sığınmacıları geri gönderme niyetinin olmadığını göstermek.
Bu, akıllı siyasal iletişimdir, döneklik değil.
Zafer Partisi, bu süreçte Türk milletinin bekası için şartsız şartsız sığınmacı karşıtı duruşundan bir santim ödün vermemiştir.
İki Taraf Dinlenmeden Yapılan Habercilik Olur Mu?
Ön Yargılı Habercilik Olur Mu?
Sayın Gültekin’in tek taraflı, doğruluğu teyit edilmemiş bir iddiayı haberleştirmesi, basın meslek etiğine aykırıdır.
Bir gazeteci, mutlaka iki tarafı da dinlemelidir.
Levent Gültekin, Ümit Özdağ’a bu iddiayı sormamış, sadece kendi yorumuyla kamuoyunu yönlendirmeye çalışmıştır.
Kendisini “müstesna, özel” gibi gösteren bu üslup, objektif habercilikle bağdaşmaz.
Vaktiyle Destek Verdiği Gazeteciyle Bugün Polemik Yaşıyor
Ve üstelik: Ümit Özdağ, zamanında Levent Gültekin gözaltına alındığında “bir an önce serbest bırakılmasını” isteyerek gazetecilik özgürlüğüne sahip çıkmıştır.
Bugün aynı Gültekin, Özdağ’ı hedef almaktadır. Bu vefasızlık ve tek yanlı yayıncılıktır.
Kimin Menfaatine Çalışıyor?
Seçim Sürecinde Doğrulanmamış İddiaların Servis Edilmesi Soru İşaretleri Yarattı
“Aceleyle, doğruluğu kanıtlanmamış belgesiz haberler” bir partiyi ve liderini yıpratma aracıdır.
Levent Gültekin’in bu yayını, kimin çıkarlarına hizmet etmektedir?
İktidarın psikolojik harekât araçlarından biri olduğu iddiası güçlenmektedir.
Muhalif seçmene “Zaten bu liderler de pazarlık yapıyor” dedirterek Zafer Partisi’ne olan güveni sarsmak amaçlanmaktadır.
Oysa Ümit Özdağ, şeffaflıkla açıklamıştır:
“O teklif, Erdoğan’ın sığınmacıları göndermeyeceğini deşifre etmek içindi.”
Zafer Partisi’ne Ve Ümit Özdağ
Dik duruşu: Hiçbir makam karşılığında taviz vermemiştir.
Stratejik zekâsı: Cumhur İttifakı seçmenine ulaşmak için risk almış, ancak asla prensiplerinden vazgeçmemiştir.
Vefası: Bir zamanlar Levent Gültekin’in özgürlüğü için ses çıkaran Özdağ, bugün aynı kişinin iftirasına maruz kalmıştır. Bu, Özdağ’ın karakterini ortaya koymaktadır.
Ümit Özdağ, Türk milliyetçiliğinin ve sığınmacı karşıtı duruşun en cesur, en tutarlı ve en vizyoner lideridir.
Kamuoyu Daha Şeffaf ve Belgeli Habercilik Bekliyor
Son yaşanan gelişmeler, Türkiye’de medya-siyaset ilişkilerinin ne kadar hassas bir zeminde ilerlediğini bir kez daha ortaya koyarken; kamuoyu da seçim sürecinde daha şeffaf, belgeli ve çok taraflı habercilik beklentisini güçlü şekilde dile getiriyor.
Levent Gültekin’in haberciliği etik dışıdır. Zafer Partisi ise alnının akıyla bu iftira kampanyasından çıkacaktır. Milletimiz, kumpasları ve çamur atmayı değil, vicdanı ve cesareti ödüllendirir.
yilmazparlar@yahoo.com
Levent Gültekin Video Söylemi
“Çok basit bir örnek vereyim. Mesela şimdi bugün dinledim.
Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ bir yere röportaj vermiş. Çok gururla anlatıyor mesela bunu ve bizim izleyicilerimizin umurunda değil. Bizim derken bütün Türkiye politik kamuoyunu söylüyorum. Sözcüye çıktığı konuşma mı? Herhalde bilmiyorum ben videosunu gördüm. Diyor ki zaten bu bilinen bir şey de izleyicilerimiz zihni açılsın diye söylüyorum. Ben diyor gittim 2023 seçimlerinde Erdoğan'a dedim ki ben randevu talep ettim. Numan Kurtulmuş'la beni görüştürdüler diyor.
Numan Kurtulmuş'a dedim ki, bana İçişleri Bakanlığı verirseniz sizi desteklerim. Bu bilinen bir şeydi zaten. Numan Kurtulmuş da dedi ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan böyle çalışmıyor. Yani kabul etmedi. Çok basit bir soru soracağım şu anda. Beni izleyen Zafer Partililer de dahil. Onların hepsine bir soru soracağım. Ben şimdi yarın çıksam desem ki, Erdoğan beni aradı, bana Kültür Bakanlığını teklif etti, o yüzden ben de gidiyorum. Ne yaparsınız beni?
Ne yaparlar beni? Dönek, satılmış, hain, sen de mi yaptın demezler mi? Peki nasıl oluyor bir muhalefet lideri Erdoğan'a içleri bakanlığını bana verirsen seni desteklerim diyor. Diyor. Peki o adam sonra dönüp muhalefet lideri oluyor. En keskin muhalefet lideri oluyor. Bizde birçok insan da ona gayet sert bir muhalefet lideri olarak. Ben de diyorum ki, muhalefet liderleri bu kadar işte.”
Zafer Partisi Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ X (Twitter) Cevabı
Levent Gültekin isimli siyasi paparazzici yukarıda açık seçik yalan söylüyor.
1)Ben Numan Kurtulmuş’tan randevu isteyip gitmedim. Numan Kurtulmuş benden randevu alıp zafer Partisi Genel Merkezi’nde beni ziyaret etti.
2)Numan Kurtulmuş bana Erdoğan’ın selamını söyledi ve 2. Turda Erdoğan’ın Zafer Partisi’nin desteğimi istediğini iletti.
3)Ben de kendisine Zafer Partisi’nin 2. turda Erdoğan’a destek verebileceğini, bunun şartının 13 milyon sığınmacı ve kaçağı vatanlarına dönmesini Erdoğan tarafından kabul olduğunu ifade ettim ve ekledim. “Ancak bu politikayı kabul etmeniz yetmez. Uygulanması konusunda size güvenmemiz mümkün değil.
Bu politikayı Zafer Partisi Genel başkanı ve İçişleri Bakanı olarak ben uygulayacagim destek şartıımız budur” dedim.
4)Kurtulmuş bunun üzerine “Erdoğan böyle çalışmaz. Siz kabul edeceksiniz. O size bir şey verecek” dedi. Ben de “ben de öyle çalışmıyorum” dedim ve ekledim “Numan bey teklifimi kabul veya reddedecek durumda değilsiniz siz lütfen Erdoğan’a teklifimi iletin” dedim.
5)Şimdi bak Levent senin zeka ve ahlak seviyene uygun bir şekilde anlatıyorum. Bunun benim için zor olduğunun altında çiziyorum.
6)Erdoğan’ın 13 milyon sığınmacı ve kaçak yollamayacağını biliyordum. Buna rağmen bu teklifi yaparken amacım Cumhur İttifakı seçmenine Erdoğan’a düşman olmadığımızı ancak Erdoğan’ın 13 milyon sığınmacı ve kaçağı yollamak gibi bir niyeti olmadığını göstermekti.
7)Ayrıca milyonda 1 ihtimal diyelim Erdoğan kabul etti Bahçeli’nin benim İçişleri Bakanlığımı kabul etmesi mümkün değildi.
8)Özetle yapmış olduğum şey Cumhur İttifakı seçmenine ulaşmak için bir hamleydi. Akıllı Siyasal iletişim uzmanları bunu anladılar ve beni hemen aradılar.
9)Gelelim Levent Gültekinin işlevine; Levent, muhalif gibi görünen ancak amacı muhalif kitlelerin muhalif siyasetçilere ve muhalif siyasi partileri olan inancını kırmak olan bir iktidar psikolojik harp aracıdır.
AK Parti’ye muhalif gibi davranırken esas amacı iktidara eleştirmek değil seçmenin muhalif liderlere olan inancını sarsamak için psikolojik operasyon yapmaktır.
Böylece AK Parti iktidarına destek olmaktadır. İktidar mensubu politikacıların Levent Gültekin’in telefonlarına neden cevap verdiğini zannediyorsunuz.
Muhalif kanalların önünden geçmeyen, muhaliflere küfreder gibi konuşan AK Partililer Levent ile canciğer kuzu sarması her şeyi anlatıyorlar.
Pre-Election Perception Operation?
Controversial Video Targeting Victory Party Shakes Political Agenda
The latest polemic between Victory Party leader Ümit Özdağ and journalist-writer Levent Gültekin has brought debates on media ethics, political communication, and accurate public information back to the forefront during the election process.
A Turning Point in Political Communication – Investigate the Truth First, Then Accuse
After Levent Gültekin critically commented on Özdağ's alleged contacts with the People's Alliance during the 2023 election process in a video broadcast, Özdağ responded firmly via X (Twitter), refuting the claims point by point.
Özdağ stated that the meeting request did not come from him but from former AK Party official Numan Kurtulmuş, arguing that the entire process was conducted within the scope of political strategy.
Gültekin's claims and Özdağ's response are highly significant in exposing behind-the-scenes negotiations between opposition leaders and the government in Turkish political history. This controversy cannot be reduced to a simple dispute between two names. The real question is: Can an opposition leader offer support to the government in exchange for the Ministry of Interior on the eve of an election?
Özdağ's move is an example of strategic political communication. His goal was to send the following message to People's Alliance voters: "We are not enemies of Erdoğan; but we want to show his true intentions regarding refugees."
Ümit Özdağ's Consistency – The Honorable Stance of the Victory Party
Ümit Özdağ has systematically refuted Levent Gültekin's undocumented and unverified claims:
- Numan Kurtulmuş requested the meeting, not the other way around.
- The condition was clear: "If you will not send back 13 million refugees, I have no support. If you will, the person to implement this must be me as Minister of Interior."
- Even knowing Erdoğan would not accept, this offer was a strategic move.
- The aim: To show People's Alliance voters that Erdoğan had no intention of returning refugees.
This is smart political communication, not betrayal. The Victory Party has not compromised its uncompromising stance against refugees for the sake of the Turkish nation's survival.
Can Journalism Be Done Without Hearing Both Sides? Is Prejudiced Journalism Acceptable?
Mr. Gültekin reporting a one-sided, unverified claim violates press ethics. A journalist must always hear both sides. Gültekin did not ask Özdağ about this claim; he only tried to sway public opinion with his own commentary. This self-exalting style is incompatible with objective journalism.
Now in Polemic with a Journalist He Once Supported
Moreover, when Levent Gültekin was detained in the past, Ümit Özdağ spoke out for his release, defending press freedom. Today, the same Gültekin targets Özdağ. This is ingratitude and one-sided broadcasting.
Whose Interests Are Being Served? Unverified Allegations During the Election Process Raise Questions
"Hasty, unproven, undocumented news" is a tool to wear down a party and its leader. Whose interests does Levent Gültekin's broadcast serve? The claim that he is a tool of psychological warfare for the government is gaining strength. The aim is to shake trust in the Victory Party by making opposition voters think, "These leaders also make deals." Yet Ümit Özdağ has explained transparently: "That offer was to expose that Erdoğan will not send refugees back."
Praise for the Victory Party and Ümit Özdağ
Principled stance: He did not compromise for any position.
Strategic intelligence: He took risks to reach People's Alliance voters but never abandoned his principles.
Loyalty: Özdağ once defended Gültekin's freedom; now he is the target of the same person's slander. This reveals Özdağ's character.
Ümit Özdağ is the most courageous, consistent, and visionary leader of Turkish nationalism and the anti-refugee stance.
The Public Expects More Transparent and Documented Journalism
These latest developments once again reveal how sensitive media-politics relations are in Turkey. The public strongly voices its expectation for more transparent, documented, and multi-faceted journalism during the election process.
Levent Gültekin's journalism is unethical. The Victory Party will emerge from this slander campaign with its honor intact. Our nation rewards conscience and courage, not conspiracies and mudslinging.
yilmazparlar@yahoo.com
Levent Gültekin's Video Statement
"Let me give a very simple example. I heard this today.
The leader of the Victory Party, Ümit Özdağ, gave an interview somewhere. He's telling it very proudly, for instance, and it doesn't matter to our viewers. When I say 'our viewers,' I mean the entire Turkish political public. Was it the interview he gave to Sözcü? I don't know, I saw the video. He says, 'This is already known, but I'm saying it so that our viewers' minds can be opened.' He says, 'I went in the 2023 elections and said to Erdoğan, I requested a meeting. They arranged for me to meet with Numan Kurtulmuş.'
He says, 'I said to Numan Kurtulmuş, "If you give me the Ministry of Interior, I will support you." This was already known. Numan Kurtulmuş said, "President Erdoğan does not work like that." So he did not accept.'
Now I will ask a very simple question. Including the Victory Party members watching me. I will ask all of them a question. If I came out tomorrow and said, 'Erdoğan called me, he offered me the Ministry of Culture, so I am going,' what would you do to me?
What would they do to me? Wouldn't they call me a turncoat, a sellout, a traitor, 'You too?' Then how is it that an opposition leader says to Erdoğan, 'If you give me the Ministry of Interior, I will support you'? He says that. And then that same man later becomes the opposition leader. The sharpest opposition leader. Many people here see him as a very tough opposition leader. And I say, that's opposition leaders for you."
Victory Party Chairman Prof. Dr. Ümit Özdağ's Response on X (Twitter)
The political paparazzi named Levent Gültekin is clearly and unequivocally lying above.
- I did not request an appointment from Numan Kurtulmuş and go to him. Numan Kurtulmuş requested an appointment from me and visited me at the Victory Party Headquarters.
- Numan Kurtulmuş conveyed Erdoğan's greetings to me and stated that in the second round, Erdoğan requested the support of the Victory Party.
- I told him that the Victory Party could support Erdoğan in the second round, on the condition that Erdoğan accepts the return of 13 million refugees and illegal migrants to their homelands, and I added: "But it is not enough for you to accept this policy. It is impossible for us to trust you to implement it. Our condition for support is that I, as the Chairman of the Victory Party and Minister of Interior, will implement this policy."
- Thereupon, Kurtulmuş said, "Erdoğan does not work like that. You will accept. He will give you something." I replied, "I don't work like that either," and added, "Mr. Numan, you are not in a position to accept or reject my offer. Please convey my offer to Erdoğan."
- Now listen, Levent, I am explaining this in a way that suits your level of intelligence and morality. I underline that this is difficult for me.
- I knew that Erdoğan would not send back the 13 million refugees and illegal migrants. Nevertheless, my aim in making this offer was to show the People's Alliance voters that we are not enemies of Erdoğan, but that Erdoğan has no intention of sending back the 13 million refugees and illegal migrants.
- Moreover, let's say there was a one-in-a-million chance Erdoğan accepted. It would have been impossible for Bahçeli to accept my appointment as Minister of Interior.
- In summary, what I did was a move to reach the People's Alliance voters. Intelligent political communication experts understood this and immediately called me.
- As for Levent Gültekin's function: Levent is a tool of psychological warfare for the government, who appears to be an opposition figure but whose aim is to break the faith of opposition masses in opposition politicians and opposition political parties. While pretending to oppose the AK Party, his real purpose is not to criticize the government but to carry out a psychological operation to shake voters' belief in opposition leaders. Thus, he supports the AK Party government. Why do you think government politicians answer Levent Gültekin's calls? AK Party members, who wouldn't even walk past opposition channels and speak to opponents as if cursing them, are like best friends with Levent and tell him everything.
9 Nisan 2026 Perşembe
Zafer Partisi Yeni Bir Eşiğe mi Geliyor-Yılmaz Parlar
Zafer Partisi Yeni Bir Eşiğe mi Geliyor?
Kararsız Seçmen Ne Arıyor?
Sahadan gelen gözlemler, seçmen davranışlarında dikkat çekici bir değişime işaret ediyor.
Bu değişimde Zafer Partisi ve Genel Başkan Ümit Özdağ’ın söylemleri belirli bir kesimde güçlü karşılık buluyor.
Kararsız Seçmen Neye Yöneliyor?
Son dönemde yapılan saha gözlemleri ve sosyal medya analizleri, kararsız seçmen kitlesinin klasik siyasi söylemlerden uzaklaştığını ortaya koyuyor.
Özellikle üç başlık öne çıkıyor; Net ve doğrudan iletişim, Güvenlik ve göç politikalarında kararlılık, Somut ve uygulanabilir çözüm beklentisi
Zafer Partisi Bu Boşluğu Dolduruyor mu?
Bu noktada, söylemini daha net ve keskin şekilde ortaya koyan Zafer Partisi’nin belirli bir seçmen kitlesinde dikkat çektiği görülüyor.
Genel Başkan Ümit Özdağ’ın, Doğrudan mesajları, Gündem belirleyen çıkışları, Sahaya yönelik söylemleri özellikle kararsız seçmen içinde bir karşılık oluşturmuş durumda.
Kararsızlar İçin Kritik Eşik
Analizlere göre, kararsız seçmen tamamen kopmuş değil; ancak ikna edilebilir bir noktada bulunuyor.
Bu süreçte, ekonomik çözüm dili, daha kapsayıcı iletişim, güven veren yaklaşım, belirleyici olabilir.
Zafer Partisi belirli bir kitlede güçlü bir karşılık üretmiş durumda.
Ancak bu etkinin geniş seçmen tabanına yayılması, kararsız seçmenin beklentilerine verilecek cevaplarla doğrudan ilişkili olacak.
Bu dengenin önümüzdeki süreçte nasıl şekilleneceği, sahada oluşan bu yönelimin geçici bir dalga mı yoksa kalıcı bir kırılma mı olduğunu netleştirecek.”
yilmazparlar@yahoo.com
Is Zafer Party Reaching a New Threshold?
What Do Undecided Voters Want?
Recent field observations suggest a shift in voter behavior. In this shift, the discourse of Zafer Partisi and its leader Ümit Özdağ is gaining traction among certain groups.
Where Are Undecided Voters Turning?
Recent analyses indicate that undecided voters are moving away from traditional political narratives.
Three key expectations stand out; Clear and direct communication, Strong stance on security and migration ,Concrete and applicable solutions
Is Zafer Party Filling the Gap?
In this context, Zafer Party’s sharper and more direct messaging appears to resonate with a segment of voters.
Ümit Özdağ’s, Direct statements, Agenda-setting remarks, Field-oriented messaging have started to gain noticeable attention.
A Critical Moment for Undecided Voters
Undecided voters are not completely disengaged, but they are at a decisive turning point.
At this stage; Economic messaging, Inclusive communication, Trust-building approach could be key factors.
Zafer Party has already built a strong connection with a certain voter base.
However, expanding this influence depends on how effectively it addresses the expectations of undecided voters.
How this balance evolves in the coming period will determine whether the emerging trend signals a lasting transformation.
yilmazparlar@yahoo.com
8 Ocak 2026 Perşembe
Ümit Özdağ- Türkiye’ye Devlet Aklıyla Sesleniş -Yılmaz Parlar
İstanbul’dan Türkiye’ye Devlet Aklıyla Sesleniş -Stratejik Uyarı
Türkiye siyaseti, 8 Ocak 2026 Perşembe günü, İstanbul’dan yükselen olağanüstü netlikte, devlet ciddiyeti taşıyan ve milletin gerçek gündemini merkeze alan bir basın toplantısına tanıklık etti.

Bugüne kadar alışılmış siyasi söylemlerin çok ötesine geçen bu açıklama, sadece muhalefet değil, iktidar sorumluluğu taşıyan bir liderlik vizyonu ortaya koyması bakımından dikkat çekti.
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Zafer Partisi İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısıyla yalnızca bir siyasi değerlendirme yapmadı; Türkiye’nin içinde bulunduğu çok boyutlu krize karşı kapsamlı bir yol haritası sundu.
Zafer Partisi’nden 13 Maddelik Acil Devlet Planı
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Türkiye’nin güvenlik, hukuk, ekonomi ve devlet yapısında yaşanan çok yönlü krize karşı hazırlanan 13 maddelik “Acil Devlet Planı”nı kamuoyuna açıkladı. Özdağ, planın devlet ciddiyeti ve milli güvenlik önceliğiyle hazırlandığını vurguladı.
Zafer Partisi’nden 13 Maddelik Acil Devlet Planı
1-Hukukun üstünlüğü ve AYM kararlarının uygulanması
2-TBMM’nin gasp edilen yetkilerinin iadesi
3-Bakan yardımcılığı sisteminin kaldırılması
4-Müsteşarlık sistemine dönüş
5-TSK’da emir–komuta birliğinin yeniden tesisi
6-GATA ve askeri sağlık sisteminin açılması
7-Askeri yargının yeniden kurulması
8-Sığınmacı dönüş sürecinin başlatılması
9-PKK ile tüm müzakere süreçlerinin bitirilmesi
10-Sınır güvenliği ve mayın uygulaması
11-Montrö’nün tavizsiz uygulanması
12-Mavi Vatan’dan asla geri adım atılmaması
13-Hava savunma sistemlerinin hızla devreye alınması

Prof. Dr. Ümit Özdağ’dan İstanbul’dan Türkiye’ye:
Net, Cesur ve Devlet Aklıyla Yapılan Basın Toplantısı
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, İstanbul İl Başkanlığı’nda yaptığı kapsamlı açıklamayla ekonomi, güvenlik, sığınmacı ve terör politikalarına ilişkin net çözüm ve uyarılarını kamuoyuyla paylaştı.
Özdağ, “İstanbul’dan Türkiye Gündemi” konseptiyle yaptığı konuşmada açlık, yoksulluk, sığınmacı sorunu ve bölgesel tehditlere karşı devlet ciddiyetiyle hazırlanmış yol haritasını açıkladı.
İstanbul’dan Türkiye Gündemi
Halkla İç İçe, Sahada, Sokakta Siyaset
Prof. Dr. Ümit Özdağ, konuşmasının başında Zafer Partisi’nin siyaset anlayışını net ifadelerle ortaya koydu:
Ocak ayı boyunca İstanbul’un tüm ilçelerinde sahada olunacağını,
Esnafla, emekliyle, işçiyle, çiftçiyle yüz yüze temas kurulacağını,
AVM’ler, pazar yerleri, sivil toplum kuruluşlarının tek tek ziyaret edileceğini,
Genel Başkan Yardımcılarının 28 ilde sahaya çıkacağını açıkladı.
Özdağ, Zafer Partisi’nin siyasetinin masa başında değil, milletin içinde yapıldığının altını çizdi.
Açlık Sınırında Yaşam
İşçi, Emekli, Esnaf, Çiftçi İsyanda
Özdağ, Türkiye’nin en yakıcı sorununa dikkat çekti:
Açlık sınırı altında kalan asgari ücret,
Siftahsız kepenk kapatan esnaf,
Emekli olmasına rağmen çalışmak zorunda kalan yaşlı yurttaşlar,
Yüzde 12–18 zamlarla açlığa mahkûm edilen emekliler.
“Cumhur İttifakı’nın gündeminde ne işçi var, ne emekli, ne esnaf…Sarayda lüks var, sokakta sefalet var.” sözleri salonda yankılandı.
Türk Milleti Fakir Değil, Fakirleştirildi
Prof. Dr. Özdağ, Türkiye’nin kaynak sorunundan değil, yönetim ve adalet sorunu yaşadığını vurguladı:
Küçük bir azınlık İsviçre standartlarında yaşarken,
Büyük çoğunluk Irak seviyesinde hayata mahkûm ediliyor.
Sebep netti: İsraf, yolsuzluk, rant ve adaletsiz dağılım.
Zafer Partisi’nin Net Vaatleri
Sığınmacı ve Kaçaklar
1 yıl içinde uluslararası hukuka uygun şekilde geri gönderme
Her yıl sığınmacılara harcanan 11 milyar doların Türk milletine ayrılması
Ekonomi ve Sosyal Adalet
Asgari ücret yoksulluk sınırının altına düşmeyecek
Emekli maaşları onurlu yaşam seviyesine çıkarılacak
Tarımda yeniden kendine yeten Türkiye
İsraf ve Rant Düzeni
Uçulmayan havaalanları, kullanılmayan otoyolların rantı sona erecek
Beş şirkete verilen devlet ihaleleri masaya yatırılacak
Yurt dışına “yardım” adı altında aktarılan 7 milyar dolar kesilecek
Teröre Ve Demokratik İşgale Karşı Milli Duruş
Özdağ, terörle müzakere süreçlerine açık bir dille karşı çıktı: “PKK, PYD’nin koludur.
Şam’a eklemlenmesi onu meşrulaştırmaz.”
TBMM’de kurulan komisyonların derhal dağıtılması,
PKK/YPG ile her türlü pazarlığın kesin olarak sona erdirilmesi,
Suriye’nin üniter yapısının korunması çağrısı yapıldı.
Suriye, İran Ve Küresel Tehditler
Türkiye Alarm Seviyesinde
Basın toplantısında küresel güvenlik riskleri de masaya yatırıldı:
İran’a olası saldırı ve yeni göç dalgası riski
Suriye’de parçalanma senaryoları
NATO içinde benzeri görülmemiş çatlaklar
Doğu Akdeniz ve Karadeniz’de artan gerilim
Özdağ, Türkiye’nin yeni bir sığınmacı dalgasını kaldıracak gücünün kalmadığını vurguladı.
Zafer Partisi, Milletin Zaferi Olacak
Prof. Dr. Ümit Özdağ konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Zafer Partisi, işçinin, emeklinin, köylünün, gençlerin partisidir. Bu ülkenin kaynakları bu millete yetecek. Zafer Partisi, Türkiye’nin zaferi olacaktır.”
yilmazparlar@yahoo.com
16 Kasım 2025 Pazar
Ümit Özdağ’dan Tarihî Uyarı-Yılmaz Parlar
Cumhuriyet’in Temelleri Pazarlık Masasında Yıpratılıyor
Eskişehir’de Çalınan Alarm, Halk Ekonomik Gerçekleri Ümit Özdağ’a Anlattı
Pazarda Mühendisten Doktoraya, Türkiye’nin Sessiz Feryadı
PKK Sürecine Sert Uyarı, Bu Millet Devletine Ortak İstenmesini Asla Kabul Etmez
Öcalan ‘Lozan bitti’ diyormuş. Kimsiniz siz? Ordumuz hangi savaşta mağlup oldu? Böyle bir cüreti nasıl veriyorsunuz?”

Eskişehir programı, Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın siyasi tarzındaki üç temel niteliği yeniden ön plana çıkardı;
Saha Hakimiyeti ve Halkla Doğrudan İletişim
Pazarda esnafla yaptığı uzun konuşmalar, liderliğinin en güçlü tarafını, “halkın içinden siyaset”, net şekilde ortaya koydu.
Devlet Doktrinlerine Hakimiyet
Özdağ’ın konuşmalarında hem tarih hem güvenlik hem ekonomi arasındaki bağlantıları açıklama biçimi, akademik geçmişinin siyasetteki ağırlığını hissettirdi.
Kriz Dönemlerinde Net ve Kararlı Duruş
PKK süreci, ekonomi, sanayisizleşme…
Tüm başlıklarda ortaya koyduğu keskin fakat kışkırtıcı olmayan devletçi duruş, onu muhalefet sahnesinde “karar veren lider” konumuna taşıyor.
Dikduruşun Ve İradenin Karizmatik Lideri
Tutuklanma pahasına, terörle pazarlığa karşı en başından beri net ve kararlı duruş sergileyen Prof. Dr. Ümit Özdağ, Türk milletinin milli devlet aşkını ve bekasına olan bağlılığını temsil eden karizmatik bir lider olarak, muhalefetin suskunluğu karşısında milletin gerçek sözcüsü olmaya devam ediyor.

Eskişehir Gündemine Damga Vuran Ziyaret
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, partinin üst düzey kurmaylarıyla birlikte Eskişehir’e gerçekleştirdiği programda hem halkla hem de yerel yöneticilerle bir araya gelerek kentin nabzını tuttu. Ümit Özdağ’ın temasları, Eskişehir siyasetinde ve Türkiye gündeminde geniş yankı uyandırdı.
Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP Milletvekili Jale Nur Süllü ve İl Başkanı Talat Yalaz ile yapılan görüşmeler, şehirde farklı siyasi hatların buluştuğu önemli bir ziyaret olarak kayıtlara geçti.

Şehit Üsteğmen Emre Mercan’ın Cenazesine Katılım
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Gürcistan’da düşen askeri kargo uçağında şehit olan 27 yaşındaki Hava Uçak Bakım Üsteğmen Emre Mercan için Eskişehir’de düzenlenen cenaze törenine katılarak şehidimizi son yolculuğuna uğurladı.

Tören boyunca Mercan ailesinin acısını paylaşan Özdağ, şehidimizin vatan uğruna can verdiğini vurgulayarak başsağlığı dileklerini iletti.

Özdağ, “Aziz şehidimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve büyük Türk milletine sabır diliyorum.” ifadeleriyle milletçe yaşanan derin üzüntüyü dile getirdi.
Ekonomi Dosyası, Pazarlardan Yükselen Gerçekler
“Esnaf Kazanmıyor, Ayakta Kalmak İçin Borç Çeviriyor”

Eskişehir Merkez Çarşı, Hamamyolu ve Gökmeydan Pazarı’nda halkla birebir konuşan Özdağ, ekonomik krizin yansımasını doğrudan vatandaşın ağzından dinledi.

Bir pazarcının sözleri, yaşanan ekonomik buhranın özeti niteliğindeydi:
“Başkanım, kazanmıyoruz. Hamallığına kalıyor. Bir milyon borcu olmayan esnaf yok.”
Başka bir esnafın ifadesi ise durumu daha da çarpıcı hâle getirdi:
“Yirmi liraya mandalin satıyorum, alışım 22 lira. Satmazsam çürüyor.”
“Pazar Üniversiteli Dolu: Doktoralı Pazarcılar…”
Gökmeydan Pazarı’nın en çarpıcı yönü, tezgâh arkasındaki insanların profiliydi.
Doktora mezunları, mühendisler, öğretmenler…
Bir esnafın cümlesi, Türkiye’nin beyin gücü kaybını vurguladı:
“Bu pazarda 20 doktora mezunu, 10 öğretmen tezgâh açıyor.”
Özdağ’ın Ekonomiye Dair Eskişehir Mesajı
Özdağ, pazar ziyaretleri sonrası şu değerlendirmeyi yaptı:
“2025 halk için çok zor geçti. 2026’nın daha ağır olacağı görülüyor. İktidarın bu krizle mücadele için bir perspektifi yok. Zafer Ekonomisi bu çıkmazı aşmak için hazırdır.”
Özdağ’ın ekonomik değerlendirmeleri, mevcut tabloya dair net bir alarm niteliği taşıdı.

PKK Ve Devlet Politikaları , Çok Sert ve Kararlı Çıkış
Basın toplantısında Özdağ, hükümetin PKK ile yürüttüğü iddia edilen görüşmeler hakkında tarihî nitelikte uyarılar yaptı.
“Lozan’ın Bitmesi Ne Demektir?”
İmralı’dan sızdığı iddia edilen notlara değinerek şu soruyu sordu:
“Öcalan ‘Lozan bitti’ diyormuş. Kimsiniz siz? Ordumuz hangi savaşta mağlup oldu? Böyle bir cüreti nasıl veriyorsunuz?”
“TBMM’nin Teröristlerle Uzaktan Görüşmesi? Bu Millet Buna İzin Vermez”
‘Bu Süreç Türk Devletini Kırılma Noktasına Getirir’
Özdağ’ın en güçlü uyarısı;
“2026, Cumhuriyet’in en ağır kırılma yılı olabilir. Terör örgütüne devlet masasında yer açmak, Türkiye’yi tarihî bir tehlikeye sürükler.”
Özdağ, olası “uzaktan görüşme” formülüne karşı durarak şunları söyledi:
“Meclis milli mabettir. Türkiye’nin vekilleri bir terör elebaşıyla ne görüşecek? Bu 15 bin şehidimize yapılmış bir hakarettir.”
“YPG’yi SDG Yapmakla Gerçekler Değişmez”
Güvenlik politikalarına ilişkin sert değerlendirme:
“İsim değiştirerek terör örgütünü aklayamazsınız. YPG’ye SDG deseniz ne olur? Bu milletin aklıyla alay etmeyin.”
“PKK’nın Narkotik Gelirinin Meşrulaştırılması Teklifi Asla Kabul Edilemez”
Özdağ, uluslararası destekli uyuşturucu trafiğine vurgu yaparak:
“Terör örgütü kara parasını Türkiye’ye ortaklık gibi sunuyorsa bu pazarlığın geldiği vahim noktayı gösterir.” dedi.
Ümit Özdağ, “Cumhuriyetin Kırılmasına İzin Vermeyeceğiz”
Özdağ’ın kararlılığı, basın toplantısının en çarpıcı satırlarını oluşturdu:
“Türkiye’nin milli üniter yapısının sorgulanmasına, terör örgütü ile yeniden yapılanma projelerine, PKK’ya devlet masasında yer açılmasına izin vermeyeceğiz.”
Bu duruş, liderliğinin en dikkat çeken yönlerinden biri olarak değerlendiriliyor.
yilmazparlar@yahoo.com
9 Aralık 2024 Pazartesi
Zafer Partisi 2. Olağan Kongresi-Yılmaz Parlar
Zafer Partisi 2. Olağan Kongresi,
Türk Milletinin Umudu Yeniden Yeşeriyor
Atatürk’ün İzinde Direniş ve Yeniden Doğuş
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, 2. Olağan Büyük Kongre’de yaptığı konuşmada Türk milletine umut aşılayan güçlü bir manifesto sundu. “Bu kongre, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin çağdaş bir devamıdır,” diyen Özdağ, partinin misyonunu Amasya, Erzurum ve Sivas kongrelerine dayandırarak, Zafer Partisi’nin Atatürk’ün mirasına sahip çıktığını vurguladı.
Türkiye’nin Ekonomik ve Sosyal Gerçekleri,
Halk Açlıkla Mücadele Ediyor
Özdağ, AKP hükümetinin ekonomik politikalarını sert bir dille eleştirerek, gelir adaletsizliği ve yolsuzluklara dikkat çekti:
“2002’de emekli maaşı ile 8 çeyrek altın alınabiliyorken bugün yalnızca 2.5 çeyrek altın alınabiliyor.”
“Halk açlıkla mücadele ederken, zengin bir azınlık servetini katlıyor.”
Hükümetin politikalarını halkın sırtına yüklenen bir “soygun düzeni” olarak niteleyen Özdağ, Zafer Partisi’nin çözüm odaklı ekonomi programını açıkladı.
Sessiz İstila ve Demografik Tehdit,
Türkiye Elden Gidiyor
Türkiye’nin sığınmacı ve kaçak nüfusla demografik bir tehdit altında olduğunu belirten Özdağ, ülkenin “sessiz bir istilayla” karşı karşıya olduğunu söyledi:
“Uyuşturucu çeteleri gençlerimizi zehirliyor, Suriyeliler ve Afganlar sokaklarımızı dolduruyor.”
Zafer Partisi’nin Anadolu Kalesi Projesi kapsamında bu sorunlara somut çözümler getireceğini ifade etti.
Milli Birlik ve PKK ile Mücadele
PKK ve destekçilerine karşı kararlı bir duruş sergileyen Özdağ, Zafer Partisi’nin Türk milletinin milli kimliğini koruyacağını belirtti:
“Cumhuriyetimizin kurucu değerlerinden ödün vermeyeceğiz.”
“PKK’nın siyasi uzantılarına karşı halkımızın birlik ruhu en büyük gücümüzdür.”
Özdağ, terörle mücadelenin yalnızca güvenlik değil, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla da ele alınacağını söyledi.
Kadın Güvenliği ve Gençliğin Korunması
Kadınların güvenliğinin sağlanması ve gençlerin uyuşturucu çetelerinden korunması için Zafer Partisi’nin atacağı adımları açıklayan Özdağ, şunları söyledi:
“Kadınlarımız gece sokaklarda özgürce dolaşabilecek.”
“Gençliğimizi yozlaşmadan koruyacak eğitim projeleri hayata geçecek.”
AKP’nin İkiyüzlü Politikaları
Özdağ, AKP’nin İsrail ile ticaret konusundaki çelişkilerine dikkat çekerek, Filistin davasını istismar ettiğini belirtti:
“İsrail ile ticaret rekor kırıyor, Filistin için ise sadece laf üretiliyor.”
Zafer Partisi’nin, bu çelişkileri belgelerle ortaya koyarak halkı bilgilendireceğini söyledi.
Zafer Partisi’nin Hedefi: Türkiye’yi Yönetmek
Konuşmasının sonunda Özdağ, Zafer Partisi’nin yalnızca bir muhalefet hareketi değil, Türkiye’yi yönetmeye aday bir halk hareketi olduğunu belirtti:
“Biz Türk milletine zorluk, mücadele ve zafer vaat ediyoruz.”
“Hedefimiz, adalet ve eşitlik temelinde güçlü bir Türkiye inşa etmektir.”
Zafer Partisi’nin Mesajı: Halkın Yanındayız
Zafer Partisi, halkın sorunlarını çözmek, sığınmacı krizine son vermek ve Türkiye’yi hak ettiği refaha ulaştırmak için kararlı adımlarla ilerliyor. Ümit Özdağ’ın kongrede verdiği mesaj, Türkiye’nin geleceğine umut oldu.
Genel Başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ, Zafer partisi 2. Olağan Büyük Kongre, oy kullanan 769 delegenin tamamının oyunu alarak yeniden genel başkan seçildi.
Zafer Partisi Genel İdare Kurulu: Ahmed Baran Dural, Ahmet Atakan Ertuğ, Akın Gürkan, Ali Dinçer Çolak, Ali Midillili, Ali Özgür Kibritcioğlu, Ayhan Milci, Ayhan Seyfeli, Aykut Aydın, Ayşe Nur Alp, Azmi Karamahmutoğlu, Barbaros Bulutoğlu, Barbaros Serdar Erdoğan, Beno Levent Temizcan, Burak Aşıkoğlu, Cezmi Polat, Cihan Kolip, Cihat Çetinkaya, Dursun Atabek, Egemen Otan, Emin Gürses, Emre Met, Eray Ertürk, Eray Övgü Türker, Erçağ Metiner, Erdoğan Erhan, Erkat Yiğittürk, Eser Türkistanlı Saka, Esmaül Hüsna Aslan, Esra Selimoğlu Şengül, Fatih Aygün, Fatih Eryılmaz, Ferruh Özkan, Fikret Bayır, Firdevs Yüksel, Gencehan Tunay, Gökalp Üstün, Gökhan Ciner, Gökhan Şahin, Gürel Özusta, Habib Suiçmez, Hakkı Şafak Ses, Halil Akıncı, Hanna Akyüz, Harun Demirkaya, Haydar Çakmak, Hüseyin Bartu Soral, İbrahim Akman, İbrahim Kaan Erten, İsa Eliri, Jülide Sarıkaya Kurdoğlu, Kenan Kermen, Levent Sarıkaya, Lütfü Şahsuvaroğlu, Mahmut Kara, Mahmut Karaaslan, Mehmet Akif Cenkci, Mehmet Ali Şehirlioğlu, Mehmet Çağlar Özgür, Mehmet Şükrüoğlu, Mehmet Vedat Çakıroğlu, Muharrem Özçelik, Muhsine Bilge İmer, Murat Yalçın, Musa Ertuğan, Mustafa Erdinç Telatar, Mustafa Ersoy, Mustafa Koray Yücel, Mustafa Mesut Summak, Nihal Esin Gürsoy, Nihat Babaözü, Nüsret Cömert, Ömer Faruk Cihan, Özcan Pehlivanoğlu, Paşa Büyükkayaer, Semih Dikkatli, Sergen Gedik, Sevgül Tunçer, Sevil Sargın, Seyit Yücel, Suzan Küçüksaraç, Şeref Gül, Şevket Murat Apaydın, Şükrü Sina Gürel, Tansel Tokgöz, Tansu Küçük, Tuğba Demirbağ, Tuğrul Kihtir, Tunç Nazikoğlu, Uğur Batur, Uğur Tarhan, Umut Yanar, Ülkü Ayaydın, Ülkü Özkaya, Volkan Yurtman, Yavuz Mollasalioğlu, Yusuf Aksoy, Zafer Kıvrak, Zekeriya Mete.
Zafer Partisi Merkez Disiplin Kurulu: Adem Kaya, Adil Köse, Altuğ Ömür Uçar, Arif Zeki Akat, Aycan Şap, Emre Kutkan, Erdinç Örencik, Eylül Başaran, Ferudun Yıldız, Güçlü Emre Özgür, İlhan Alpboğa, Mehmet Okan Özdemir, Mehmet Salih Karaçatlı, Mert Osman Sürmen, Murat Yıldız, Nezih İlter Karaman, Nilay Yaşır Becerik, Rıza Tahir Yel, Sedat Timur, Tevfik Alaftar, Ufuk Doğan, Yaşar Kökçe.
yilmazparlar@yahoo.com




