Türk Malının Gururu Florya'da Taçlandı
Güvenli Ürün ve İhracat Zirvesi'nden Önemli Mesajlar: "Güvensiz Ürüne Tolerans Yok"
Bakan Yardımcısı Ağar'dan Net Mesaj, "Türk Malı İmajını Zedeyelene 2.4 Milyon TL Ceza"

Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan ihracat, sadece rakamlarla değil, arkasındaki emek, kalite ve güven hikayeleriyle değer kazanıyor. Düzenlenen bu zirve, "kahraman" vurgusuyla tam da bu noktaya parmak basıyor.
İklim riski, küresel rekabet ve maliyet dengeleri gibi zorluklara rağmen üretmeye ve dünyaya açılmaya çalışan firmalarımızın desteklenmesi, ülke olarak kalkınmamızın olmazsa olmazı.
Bu bağlamda, "güvenilir ürün" vurgusunun öne çıkması ve bu konuda caydırıcı tedbirlerden bahsedilmesi, ihracatımızın sürdürülebilirliği açısından son derece kritik. Bu zirve, rakamların ötesine geçerek, ihracatımızın gerçek mimarlarını görünür kılmak adına atılmış önemli bir adım.

İhracatın Kahramanları Florya'da Taçlandı
Güvenilir Ürün Platformu tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen Uluslararası Güvenilir Ürün Zirvesi, "İhracatın Kahramanları" temasıyla 1 Ekim 2025 Çarşamba günü Florya Crowne Plaza Hotel'de gerçekleştirildi.
12 farklı ülkeden kamu ve özel sektör temsilcileri ile çok sayıda KOBİ'yi bir araya getiren zirve, hem yeni ticaret fırsatları sundu hem de Türkiye'nin ihracat gücünü pekiştirecek görüşmelere ev sahipliği yaptı.

Zirvenin açılışında konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Volkan Ağar, ürün güvenliği ve kalite standartlarının önemine vurgu yaparak, "Türk malı imajına zarar veren firmalara toplam 2,4 milyon TL idari ceza uyguladık" açıklamasını yaptı. Ağar, güvensiz ürün ihracatı yapanlara yönelik caydırıcı önlemlerin süreceğinin altını çizdi.

İhracat Rakamlarında Dev Artış
Bakan Yardımcısı Ağar, Türkiye'nin ihracat performansına ilişkin çarpıcı verileri de paylaştı. 2002'de 36,1 milyar dolar olan toplam ihracatın yaklaşık 270 milyar dolara, tarım ve gıda ürünleri ihracatının ise 3,7 milyar dolardan 32,6 milyar dolara yükseldiğini açıkladı. Ağar, Kanada'ya su ürünleri ve Filipinler'e kanatlı et ihracatındaki kısıtlamaların kaldırıldığını müjdeleyerek, yakın zamanda Çin'e yapılacak resmi heyetle yeni pazar açılımlarının hedeflendiğini ifade etti.

Gıda, Jeopolitik Bir Unsur Haline Geldi
İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Başkanı Ali Kopuz ise tarım ve gıdanın 21. yüzyılda ekonomik bir konunun ötesine geçerek jeopolitik dengeleri belirleyen stratejik bir unsur haline geldiğini söyledi. Kopuz, "Küresel rekabette asıl değer, işlenmiş ve katma değerli ürünlerimizi uluslararası pazarlara taşımaktan geçiyor" diyerekk katma değerli üretimin altını çizdi.
Üretim Gücümüzü Ortaya Koyduk
İMES Başkanı Kemal Akar, zirvenin ülkenin üretim gücünü ortaya koyduğunu ve sanayicileri onurlandırdığını vurguladı. Akar, "Bugün burada sadece bir zirvenin açılışını yapmakla kalmıyor, aynı zamanda ülkemizin üretim gücünü, alın terini ve emeğini temsil eden kahramanlarımızı da onurlandırıyoruz" ifadelerini kullandı.
İhracatın Kahramanları" Ödülleri Sahiplerini Buldu
Zirve kapsamında, Türkiye'nin üretim gücünü uluslararası pazarlara taşıyan isimlere "İhracatın Kahramanları" ödülleri verildi. Gün boyu süren paneller, workshoplar ve B2B görüşmelerin ardından sahiplerini bulan ödüller, geceye damgasını vurdu.

Ödül Alan İsimler Şöyle;
Günhan Ulusoy (Ulusoy Un), Fatih Eke (Nigella), Senur Akın Biçer (Arnica), Celal Kadooğlu (Kadooğlu Holding), Hulusi Oğuz (Oğuz Holding), Çetin Tecdelioğlu (Civtec Civata), Orhan Aydın (Askon), Turgay Terzi (Art Desıgn), Mustafa Kürlek (Köklü Zeytincilik), Süleyman Orakçıoğlu (Orka Holding), Dr. Özgür Akın (Akınsoft), Abdullah Arslan (Sanayici), Kemal Bektaş (Sanayici), Aydın Dinçol (Sanayici), Şükrü Kayıkçı (Sanayici), Ahmet Ünlü (Sanayici), Cevdet Sarı (Sanayici)

Zirve, "kahraman" vurgusunun ötesinde, Türk ihracatının geleceği adına somut adımların da konuşulduğu bir platform oldu.
"Güvenilir ürün" kavramının sadece bir slogan değil, pazara girişin en önemli şartı haline geldiği günümüzde, Bakan Yardımcısı Ağar'ın açıkladığı denetimler ve cezalar, bu alandaki kararlılığın göstergesi.
Öte yandan, İSTİB Başkanı Kopuz'un da işaret ettiği gibi, hammadde olarak sattığımız ürünleri katma değerli hale getirip markalaşmak, küresel rekabetteki asıl sınavımız. "İhracatın Kahramanları Projesi" gibi girişimlerin, bu zorlu ama bir o kadar da değerli yolculukta üreticilerimiz için bir kılavuz, bir motivasyon kaynağı olmasını diliyoruz.
Unutulmamalıdır ki; bugün ödül alan her bir isim, aslında Türkiye ekonomisinin görünmeyen direkleridir.
yilmazparlar@yahoo.com
GastroShow "Sağlık" Temasıyla Kapılarını Açıyor-Yılmaz Parlar
Unutulmaz bir lezzet ve vizyon yolculuğu başlıyor
Gastronomi ve Turizmin Zirvesi GastroShow 2025, "Sağlık" Temasıyla Kapılarını Açıyor!
GastroShow artık sıradan bir fuar değil; Türkiye'nin yumuşak gücünün en leziz haliyle sahneye çıktığı bir diplomasi ve ekonomi zirvesidir.
Bu yılki "Sağlık" teması, dünya gastronomi trendlerini yakalamakla kalmıyor, Anadolu'nun kadim şifalı mutfak kültürünü de küresel bir marka değerine dönüştürme potansiyeli taşıyor.
Ticaret Bakanlığı'ndan valiliğe, DEİK'ten THY'ye kadar tüm dev aktörlerin bir arada olması, bu işin sadece "aşçıların işi" olmadığını, ülke stratejisi haline geldiğini gösteriyor.
Özellikle Rusya ve Hırvatistan gibi kritik turizm kaynaklarından üst düzey katılım, gastronomi turizminin Türkiye için yeni bir "uçak bileti" olduğunun kanıtı. Bu etkinlik, Türk mutfağının dünya sahnesinde hak ettiği yeri alması için atılmış en güçlü adımlardan biridir.

Gastronomi Ve Turizmin Buluşma Noktası Gastroshow 2025
Türk gastronomisini küresel arenada taçlandırmayı hedefleyen en prestijli organizasyonlardan biri olan GastroShow 2025, bu yıl "Sağlık" teması ile 6 Ekim 2025 Pazartesi günü Swissôtel The Bosphorus, İstanbul'da gerçekleştirilecek.
New York'tan Dubai'ye uzanan 10 yıllık küresel etkisiyle gastronomi turizminin öncüsü olan etkinlik, bu yıl dünyada 7'nci, Türkiye'de ise 3'üncü kez düzenleniyor.
Küresel Buluşma Noktası
GastroShow 2025, gastronomi ve turizm sektörlerinin tüm paydaşlarını, yatırımcılarını, şeflerini ve basınını İstanbul'da bir araya getirerek, sektörler arası ticari iş birliklerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Etkinlik, Türk mutfağını dünyaya doğru şekilde tanıtmanın yanı sıra, gastronomiyi kültürel bir değer olarak öne çıkarmayı ve sağlık, sürdürülebilirlik ve beslenme ilişkisine odaklanarak sektöre yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor.
Sektörün Lider İsimleri Tek Çatı Altında
Organizasyon, katılımcı listesiyle de dikkat çekiyor. Kamu, özel sektör ve akademi dünyasının öne çıkan isimleri GastroShow 2025'te sahne alacak. Etkinliğe katılacak bazı önemli konuşmacılar şunlar:
Alperen Kaçar (Ticaret Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı), Davut Gül (İstanbul Valisi), Nail Olpak (DEİK Başkanı), Nilhan Ayan (TBMM 28. dönem İstanbul Milletvekili), Özgül Özkan Yavuz (THY Yönetim Kurulu Üyesi), Igor Buhraov (Rusya Otelciler ve Restoranlar Federasyonu Başkanı), Dr. Ivana Zerec (Hırvatistan Başkonsolosu), Ender Saraç (Doktor), Prof. Dr. Oğuz Özyaral (Mikrobiyolog, Koruyucu Sağlık Uzmanı), Coşkun Aral (Gazeteci), Tamer Levent (Sanatçı)
2025'in Vizyon Teması: "Sağlık"
Bu yılki "Sağlık" teması kapsamında Sağlıklı ve fonksiyonel beslenme, Sürdürülebilir gastronomi uygulamaları,, Turizm ve sağlık ilişkisi, Türk mutfağının sağlıklı ve doğal içeriklerle küresel vizyonu, gibi kritik başlıklar, alanında uzman isimlerin katılacağı paneller ve konferanslarla masaya yatırılacak. Ayrıca, katılımcılar arasında networking fırsatlarıyla yeni iş birliklerinin önü açılacak.
Güçlü Destek ve Sponsorluk
GastroShow 2025, T.C. Ticaret Bakanlığı, İstanbul Valiliği, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), DEİK, MÜSİAD ve TOGEM-DER gibi kuruluşların desteğiyle düzenleniyor. Etkinliğin ana sponsorları arasında Turkish Airlines, Ziraat Bankası, Kütahya Porselen ve sektörün öncü markaları yer alıyor. Basın sponsorluğunu ise Sabah ve Yeni Asır gazeteleri üstleniyor.
GastroShow 2025, sıradan bir fuar olmanın çok ötesinde; Türkiye'nin gastronomi ve turizm alanındaki iddiasını, kültürel değerlerini ve "sağlıklı yaşam" vurgusunu tüm dünyaya duyuran stratejik bir platform niteliğinde.
yilmazparlar@yahoo.com
9 Nisan 2025 Çarşamba
Umutlu Gelecek Derneği (UMAR)-Medeniyetler Sofrası -Yılmaz Parlar
UMAR’dan Sürdürülebilir Geleceğe Sofralık Bir Mesaj
Medeniyetler Sofrası’nda Kültürler Buluştu
Umutlu Gelecek Derneği’nden İstanbul’un Çok Sesli Kültürüne Sofralık Vefa
Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri doğrultusunda; eğitim, çevre, ekonomi ve toplumsal farkındalık alanlarında yenilikçi ve dijitalleşmenin gerekliliklerine uygun projeler üreten Umutlu Gelecek Derneği (UMAR), 8 Nisan 2025 Salı günü Şişli Radisson Blu Hotel’de anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.
“Medeniyetler Sofrası” temasıyla gerçekleştirilen buluşma, İstanbul’un zengin kültürel mirasını sofralar aracılığıyla yaşatmayı ve kültürler arası dayanışmaya dikkat çekmeyi amaçladı.
UMAR Başkanı Füsun Türken Uysal’dan İlham Veren Konuşma
Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren UMAR Yönetim Kurulu Başkanı Füsun Türken Uysal, sadece ülkemiz için değil tüm dünya için duyarlılık ve vizyonla hareket ettiklerini vurgulayarak şu ifadelere yer verdi:
“Umutlu Gelecek Derneği olarak insan onuruna yakışır, adil, demokratik ve dijitalleşmeyle uyumlu bir toplum vizyonuyla çalışıyoruz. Sivil toplumun gücüne inanıyor, ulusal sınırları aşarak küresel iş birlikleriyle fark yaratmayı hedefliyoruz. Kadınların ekonomik özgürlüklerine kavuşması, iş dünyasında daha fazla yer almaları için uluslararası dayanışmayı önemsiyoruz.”
Konuşmasında ayrıca etkinliğe katkı sağlayan isimlere de teşekkürlerini ileten Uysal, “Bu özel sofrada bizlerle olan değerli konuşmacılarımıza, özellikle Şef ve Yazar Maria Ekmekçioğlu’na, araştırmacı yazar Takuhi Tovmasyan’a, şair-yazar Nadya Şener Hanımefendi’ye ve elbette oturumun mimarı Saray ve Kültür Tarihçisi A. Çağrı Başkurt Beyefendi’ye teşekkür ediyorum,” dedi.
Medeniyetler Sofrası'nda İstanbul'un Renkli Mirası Konuşuldu Rum, Ermeni ve Süryani Kültürleri Buluştu
İstanbul’un Sofrasına Çok Sesli Kültürler Konuk Oldu
İstanbul’un kadim kültürlerini bir araya getiren "Medeniyetler Sofrası" etkinliği, Umutlu Gelecek Derneği (UMAR) tarafından düzenlenen özel bir panelle renkli anlara sahne oldu. Rum, Ermeni ve Süryani mutfaklarının ve geleneklerinin ele alındığı panelde, İstanbul’un zengin kültürel mozaiği bir kez daha gözler önüne serildi.
Etkinlik kapsamında düzenlenen panelde; İstanbul mutfağının çok kültürlü yapısı, Rum, Ermeni ve Süryani sofralarının lezzetleri ve gelenekleri konuşuldu. Modaratörlüğünü Saray ve Kültür Tarihçisi, küratör A. Çağrı Başkurt’un üstlendiği panelde, gastronomi ve kültürün kesişiminde önemli bilgiler ve anekdotlar paylaşıldı.
Çok Kültürlü Mirasın Lezzetleri ve Hikayeleri
Moderatörlüğünü Saray ve Kültür Tarihçisi A. Çağrı Başkurt’un üstlendiği panelde, konunun uzmanları İstanbul’un kaybolmaya yüz tutmuş değerlerini yeniden hatırlattı.
."İstanbul, Hepimizin Ortak Evidir"
Panelde ortak vurgu, İstanbul’un çok kültürlü yapısının korunması gerektiği oldu. Moderatör A. Çağrı Başkurt, "Bu şehir, farklılıkların bir arada yaşadığı bir medeniyetler beşiğidir. Onun zenginliğini geleceğe taşımak hepimizin görevi" diyerek sözlerini tamamladı.
Panelin Dikkat Çeken Konuşmacıları
Maria Ekmekçioğlu – Şef, Yazar, Restoran Sahibi ve TV Programı Sunucusu: Sofraların barış ve birlikteliği temsil ettiğine dikkat çekti. “Yemek bir halkın tarihidir,” diyerek Rum mutfağının İstanbul’daki izlerini anlattı."Bu toprakların lezzetleri, aslında birer barış ve kardeşlik mesajı taşır" dedi. Ekmekçioğlu, özellikle balık yemekleri ve zeytinyağlı mezelerin Rum mutfağındaki yerini vurguladı.
Takuhi Tovmasyan – Araştırmacı Yazar: Aile büyüklerinden kalan tariflerin hem kültürel hem duygusal miras olduğunu aktardı. Özellikle Ermeni yemek kültürünün Anadolu’daki derin izlerine değindi. Ermeni mutfağının İstanbul’daki izlerini paylaştı. "Toplumsal hafıza yemeklerle aktarılır" diyen Tovmasyan, harissa, anuşabur ve çeşitli et yemeklerinin Ermeni kültüründeki önemini anlattı.
Nadya Şener – Şair ve Yazar: “Sofra, kadim bir hafızadır. Şiir gibi katmanlı, anlamlı ve derindir,” diyerek Süryani geleneklerinin günümüze taşınma biçimlerini paylaştı.
Süryani kültürünün İstanbul’daki yansımalarını şiirsel bir dille aktardı. "Yemekler sadece karın doyurmaz, aynı zamanda birer kültür köprüsüdür" diyen Şener, Süryani mutfağının baharat kullanımı ve geleneksel tatlıları hakkında bilgiler verdi.
Etkinliğin ardından katılımcılar, Rum, Ermeni ve Süryani mutfaklarından örneklerin sunulduğu bir sofrada bir araya gelerek, kültürler arası lezzet şölenine tanıklık etti.
Kadim Değerlerle Geleceğe Umut Taşıyan Bir Platform
Umutlu Gelecek Derneği, toplumun her kesimine dokunan projeleriyle; kadim değerleri bugüne taşıyan, kadınları ekonomik hayata katan ve dijital çağın gereklerine uygun vizyoner çözümler üreten bir yapı olarak öne çıkıyor.
Etkinlik, katılımcılara sadece lezzetli bir kültürel yolculuk değil; aynı zamanda sivil toplumun dönüştürücü gücü üzerine derin düşünceler sunan bir deneyim oldu.
UMAR’ın düzenlediği bu anlamlı etkinlik, İstanbul’un unutulmaya yüz tutan renklerini yeniden gündeme taşıyarak, kültürel diyaloğa katkı sağladı.
"Medeniyetler Sofrası, sadece yemeklerin değil, hikayelerin de buluştuğu bir şölendi. İstanbul’un çok kültürlü mirası, böyle etkinliklerle yaşatılıyor."
Toplantı sonrası Sürpriz gelişme UMAR Başkanı Füsun Türken Uysal’ın Doğum günü nedeniyle final etkinliğe renk katdı. Doğum günü pastası Başkan Uysal tarafından kesildi.
yilmazparlar@yahoo.com
6 Ağustos 2023 Pazar
Karpuz Festivale AGAFED Ruh Verdi-Yılmaz Parlar
Karpuz Festivale AGAFED Ruh Verdi
Medeniyetleri özel kılan sahip olduğu tarihi birikimden süzülerek gelen mutfak kültürüdür.
Başkanlığını Hüseyin Uzunlar’ın yaptığı, Tekirdağ Süleymanpaşa Belediyesince düzenlenen, “Ferhadanlı Karpuz Festivale” Avrasya Gastronomi ve Aşçılar Federasyonu (AGAFED) gerek mutfak dekor sanatıyla gerekse inovatif karpuz yeme içme türevlerince yapmış olduğu katkıları ile ruh verdi.
Avrasya Gastronomi ve Aşçılar Federasyonu (AGAFED) Başkanı Ahmet Karaman yaptığı konuşmasında AGAFED tarafından festivale özel yapılan Tekirdağ Karpuz Dondurmasının bundan sonra tescilli ürünü olmasını ve “Tekirdağ Karpuz Dondurması”nın marka olmasını bildirmiş oldu.
Tekirdağ Milletvekili Mestan Özcan’ın Tekirdağ sadece köftesiyle değil bundan sonra karpuzuyla anılmasını söylerken “Tekirdağ Karpuz Dondurması” marka olma yönünde ön plana çıkmış oldu.
Avrasya Aşçılar Derneği (AVADER), İstanbul Aşçılar Derneği (İSAŞDER), Çanakkale Aşçılar Derneği (ÇAD), Marmara Profesyonel Aşçılar Derneği (MAPAD) Trakya Turizm ve Gastronomi Derneği(TUGASDER) den oluşan AGAFED Avrasya Gastronomi ve Aşçılar Federasyonunun; Başkanı Ahmet Karaman, Genel Sekreter Adem Yılmaz (İSAŞDER -İstanbul Aşçılar Derneği Başkanı ), Sanatsal karpuzları işleyen Durmuş Yılmaz (MAPAD -Marmara Profesyonel Aşçılar Derneği Başkanı) Hülya Bektaş (İSAŞDER- İstanbul Aşçılar Derneği Kadın Kolları Başkanı) ve Sadık Aybaş başda olmak üzere AGAFED üyeleri standlarında; Soğuk Karpuz Çorbası, Soğuk Karpuz Türk kahvesi ve Karpuz Dondurması gibi inovatif türev ürünler hazırladılar..Tüm Ziyaretcilere ikram etdiler.
Turizm ve gastronomi arasındaki bağlantı çok güçlüdür. Turistler seyahat ederken biyolojik ihtiyaçlarını karşılamak için sadece yemek zorunda olmakla kalmaz, gastronomi de turistlerin deneyim kalitesine katkıda bulunur, böylece genel seyahat deneyimine damgasını vurabilir.
Festival bölgeye Turizmi kazandırır, turizmde o bölgeye ait kültürel kimliği ve mirası yansıtmakta ve böylece yerel destinasyonlar için rekabet avantajı sağlamada etkili bir araç durumdadır. Festival sayesinde kentteki üretimlerin marka değerini artıracağı şüphesizdir.
Bu bağlamda festivallerin sürdürebilirliği bir kez daha gerekli olduğu aşikardır. Şehirlerin markalaşmasında gastronomi turizmin önemi yadsınamaz, Doğa ve sürdürebilirlik, sağlıklı, lezzet, yerel, mutfağının tarihsel kökenleri araştırılmalı ve öyküleri tanıtılmalıdır.
Aynı zamanda tarım kenti olan Tekirdağ muhteşem bereketli çok verimli topraklar üzerindeki birçok kimliğe sahip nadir şehirlerimizden biridir. İnce kabuğu ve az çekirdeğiyle meşhur olan karpuzuyla da tanınmıştır.
Tekirdağ Süleymanpaşa Belediyesi tarafından düzenlenen, 05 Ağustos 2023 Cumartesi günü açılışı yapılan, 2. Ferhadanlı Karpuz Şenliğine Tekirdağ Milletvekili Mestan Özcan ve Süleymanpaşa Kaymakamı Mustafa Güler, Süleymanpaşa Belediye Başkanı Hüseyin Uzunlar başda olmak üzere İlçe protokolü katıldı.
Süleymanpaşa Belediye Başkanı Hüseyin Uzunlar, şenlik alanında yaptığı kısa konuşmada, Ferhadanlı karpuzunun kentte herkes tarafından bilindiğini söyledi. Uzunlar "Bu yıl şenliğin ikincisini düzenlemenin mutluluğunu yaşıyoruz. Mahallenin karpuz gibi çok sayıda yöresel ürünü var. Bu tür etkinliklerle yöresel ürünlerin tanıtımını yapıyoruz. Kırsal mahallerimizde bu tür etkinlikler düzenleyerek farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz." şeklinde festivalin önemine dikkat çekti.
Paşa Halk Oyunları Dans Topluluğu'nun gösterisiyle devam eden proğram spor ve eğlence aktiviteleri ile sürdü. Şenlik, sanatçı Zara'nın konseriyle sona erdi.
Gastronomiden söz edildiğinde yörenin yetiştirdiği meyve sebze endemik bitkileri de kapsar. Bunlarla da marka olma ön plana çıkar.
Festivalde karpuz yeme yarışması çağrışım yaptı. Her yıl ağustos ayının son çarşamba günü İspanya’nın Bunol şehrinde kutlanan "La Tomatina" diye adlandırılan Domates Festivali, İspanya'nın en önemli eğlence aktivitelerinden biri. Domates savaşı şeklinde geçen festival akıl almaz turisti çekebildiği gibi İspanya domatesin markasını oluşturdu. Avrupa’nın ¾ sebze ve meyve ihtiyacını İspanya karşılıyor. 300 milyar dolar üstünde ihracatları var.
Karpuzun uzun raf ömürlü olması özelliğiyle üretimine daha çok özen göstermeliyiz.
Önce Ferhadanlı ismi nereden geldiğini Belediye ilgililerine sorduk. Hukuk müşavirlerinden aldığımız bilgiye göre Köy ağasının Ferhad isimli eşine addetdiği öğreniyoruz.
Karpuz üretim kapasitesini üreticelerden edindiğimiz tahmini bilgiye göre yöre olarak 100-120 ton karpuz yarı miktarda kavun sezon olarak elde edilen miktar. Elbetde fazla üretim ihracata yönelik hedefler yöreye şehre Türkiye’ye güzel döviz kazandırabilir.
Sadece merkez ilçe Belediye Başkanlığı değil Tekirdağ Büyük Şehir Belediye Başkanlığınında festivale destekleri şartdır. Birlik, beraberlik iyi olursa festival daha da farklı boyutlarda gelişir. Umut ediyorum ki yerel idareler parti farklılıkları zenginlik olarak görerek bir arada daha güçlü bir şekilde ortak projelere imza atar.
yilmazparlar@yahoo.com
12 Ekim 2022 Çarşamba
4. Uluslararası Afyonkarahisar Gastronomi Festivali-Yılmaz Parlar
Gastro Afyon Fest Nasıl Geçti ?
4. Afyon Gastronomi Festivali hedeflenen amacına ulaştı mı ?
Yaratıcı ekonomide gastronomi nasıl bir rol oynuyor. ?
Restoranlar, kafeler, barlar vs. veya küçük üreticiler olsun, her zamanki hacim ve hızda çalışma fırsatından mahrum. Bu nedenle, şehirdeki gastronomi ile ilgili yerlerin ayağa kalkmasına, üretime başlamasına, bir çalışana ödeme yapmasına veya başka birini istihdam etmesine yardımcı olabilecek kapsayıcı projeler dahil Türk mutfağını hak etdiği platforma taşımaya destek olmayı hedefleyen belediyelerimiz, Festivaller düzenlemektedirler.
Türk mutfağı, Dünyanın üç büyük mutfağından biri olduğu söylenir.
Dünya ülkelerine pek çok harika Türk Mutfağını, Türk restoranları dahil etmek girişiminde bulunan, otantik Türk malzemeleri ve pişirme yöntemlerini, tanıtmayı amaçlayan belediyelerimizden Afyonkarahisar Gastronomi Festivalinin 4.ünü düzenledi.
Afyonkarahisar, Motor Sporları Merkezindeki 7.8.9 Ekim 2022 tarihlerinde gerçekleşen festival bir şehre turizmi çekmek için kapsamlımıydı?
Gelenekler bir toplumu oluşturan önemli unsurlardır. Kültürel mirasımız, alışkanlıklarımız, bilgimiz ve davranışlarımız onlara özel önem verdiğimiz için değişmez. Yüzyıllar geçmesine rağmen aynı kalma sebebi geleneklerimizdendir. Bunları tanıtdığımız zamanda markalaşırız.
Turizm ve gastronomi arasındaki bağlantı çok güçlüdür. Turistler seyahat ederken biyolojik ihtiyaçlarını karşılamak için sadece yemek zorunda olmakla kalmaz, gastronomi de turistlerin deneyim kalitesine katkıda bulunur, böylece genel seyahat deneyimine damgasını vurabilir.
SWOT analizi yaptığımızda ma Varlıkları Tanımlama tanıtma, topluluğun benzersiz unsurlarını belirlemeye yardımcı olması için sekiz farklı varlık alanı listesini bir kılavuz olarak ele alındığında; mimari, sanat, ticaret, mutfak, gelenekler, coğrafya, tarih ve insanlar. Ön plandadır.
İnsanlar kısmı "Bizim Mutfağımızda önce, İnsan Pişer" sözüyle çok yerinde ifade ediyor.
“Bizim mutfağımızda önce, İnsan Pişer” temasıyla, Afyonkarahisar Valiliği koordinasyonunda Afyonkarahisar Belediyesi tarafından Profesyonel Aşçılar Derneği TÜRSAB ve pek çok kurumun paydaşlığında organize edilen 4. Uluslararası Afyonkarahisar Gastronomi Festivalinde protokol konuşmalarında “Bizim mutfağımızda önce, İnsan Pişer” sık sık tekrarlanan sözüyle insanın olgunlaşması mükemmel bir çizgide olmasının altı çizildi. Bizin Afyon İnsanımız mükemmeldir dolayısıyla yemeklerimizde mükemmeldir algısı yaratıldı. Lezzeti yemeğin yolu kaliteli malzemeden geçtiği ele alındığında bizde kalite ön plandadır vurgulandı.
Festival Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Vali Kübra Güran Yiğitbaşı, Belediye Başkanı Mehmet Zeybek, Afyonkarahisar protokolünün öncülüğünde kortej yürüyüşü ile başladı.
Afyonkarahisar Belediye Başkanı Mehmet Zeybek, Açılış konuşmasında özetle Afyon’un 2019 yılında UNESCO tarafından tescillenen Gastronomi şehri olduğunu söyledi
Zeybek “600’ün üzerinde yöresel lezzetimiz var. 32 ürün tescillendi, 31 ürünümüzün de tescili için başvuru yapıldı. 99 ürünümüzün tescil almasını hedefliyoruz. Engelsiz Gastronomi Mutfağı ve Terapi Merkezimizi tamamlayarak önümüzdeki günlerde hizmete sunacağız ” dedi
Vali Kübra Güran Yiğitbaşı, “ Afyonkarahisar yalnızca yolların kesiştiği bir lokasyon olmaktan öte, tarihin, hafızanın, kültürün, sanatın ve lezzetin buluştuğu bir kültür merkezidir. Friglerden Osmanlı’ya, Milli Mücadeleden Cumhuriyet tarihine kadar coğrafyamızın ve tarihimizin dönüm noktalarına ev sahipliği yapmış; ülke ekonomisine önemli kalemlerde katkılar sunmuş ve Anadolu’nun kültürel değerlerinin yaşatılmasında öncü roller üstlenmiş dinamik bir şehirdir.” demekle şehri varlıkları tanıtan unsurları (mimari, sanat, ticaret, mutfak, gelenekler, coğrafya, tarih ve insanlar ) özetledi.
Festival her türlü gastronomi etkinliklerle ve tarihi kültürel yerlerin müzelerin ören yerlerin gezilmesiyle bütünlük kazandı. Şehir yönetimi önemli destinasyon şehirlerimizden biri olması için başarılı festival gerçekleştirdi.
yilmazparlar@yahoo.com
3 Ekim 2022 Pazartesi
Moshonis Balık Restaurant Neden Tercih?-Yılmaz Parlar Haberi
Moshonis Balık Restaurant Neden Tercih?
En kaliteli deniz ürünlerini yemeye değer veren herkes, Moshonis Restaurant’ı neden tercih ediyorlar?
En lezzetli Balık Yemekleri Nerede Yenir? Sorusunun cevabı; Neden Moshonis
Şehrin renkli ve çok kültürlü gastronomik zenginliğini keşfetmeye can atan yabancı turistlerinde gözbebeği olan, Feneryolu Bağdat caddesindeki Moshonis Restaurant’ı özel yapan nedir?
Başkalarını, lezzetli deniz ürünleri ile beslemeye sevgisi olan, alçakgönüllü, saygılı, empati duyan, dahiyane yemek hazırlayan, Ayvalık Cunda adalı ödül zengini Şef İsmail Doğan, 1986 yılından beri sektörün içinde.
Şef İsmail Doğan sahibi olduğu, “Mis Kokulu Ada” anlamına gelen, Moshonis Restaurantın Mutfağında 3 temel değeri; Her zaman tazeyi en kaliteli malzemeleri tercih etmesi, sade ve lezzetli tutması, bunlarıda azim, disiplin, bağlılık, yaratıcılık, sezgi, sürdürülebilirlik ve takım çalışlarına dostlukla, samimiyetle danışman nitelikli olması.
Yetenekli Şef İsmail Doğan, en iyi deniz ürünleri satıcılarıyla ilişkiler geliştirdiğini, nadir bulunan balık türleride dahil olmak üzere, gelişmiş bir tedarik lojistiği olduğunu söylüyor. Böylelikle, gastronomide lezzetin en önemli unsuru kaliteli malzemeden geçtiği, ele alındığında, avantaja sahip olduğu ortaya çıkıyor. A Sınıfı deniz ürünlerinden A Sınıfı yemekler elde ediyor.
Mutfağına yeni tarifler, yeni lezzetler ve yeni pişirme teknikleri getirmek için devamlı sayısız deneyimlerini dile getiriyor.
Dünyanın her yerinden artan sayıda ziyaretçiyi memnun eden Moshonis lezzetleri, Cunda efsanesi Balıkesir Ayvalık ürün lezzetleri olmadan yapamazsınız diyor Şef İsmail Doğan.
Menüsünde zengin balık ve deniz ürünleri seçkisiyle hazırlanan yemekleri, Türk Mutfağına- Türk gastronomisine Deniz kültürünü getirenlerden biri olarak, şef İsmail Doğan’ın sahip olduğu Moshonis restaurantına ayrıca bir değer kazandırıyor.
Menüde Akdeniz, Ege, Marmara denizin farklı yerlerinden gelen balık ve deniz ürünleri koleksiyonuna sahip söz konusu yemekler, biber, sarımsak, kekik, zeytin, kapari, çeri domates ekleriyle hatta portakal suyu ile krema ve peynir çeşitleri vs. uyumlu kokulu baharatlar ve sebzelerle zenginleştiriliyor.
Çorbası, aperatifler, balık köfteleri, Patlıcanlı Balık kebabı, Patlıcan Merzane, ahtapot kokoreç ve daha pek çok spesialler görülmemiş boyutlara ulaşan lezzetleriyle gerçek bir efsane.
Fiyatlar makul, kalite mükemmel ve ürün çeşitliliği geniş. Balık restaurantda ilk balık önemlidir. Balıkdan başka restaurant atmosferi, hizmet kalitesini ve diğer kriterleri sayarsak buranın turizmi teşvik eden turizmin geleneksel mutfağını yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtan yeni yemek deneyimleri yoluyla kültür yansıtan mekan olarakda görülmesi, değerini katlıyor.
Mis kokokulu ada anlamına gelen Moshonis Restauranta 1001 lezzete sahip Balık evi demekde gerekiyor.
yilmazparlar@yahoo.com
12 Ağustos 2022 Cuma
Hint Mango Festivali-Yılmaz Parlar
Mango Festivali
Vitaminler, mineraller ve antioksidanlar açısından etkili sağlık yararları bulunan, binlerce yıldır Hindistan'da önemli bir mahsul olan mango tanıtımı için İstanbul Hindistan Başkonsolosluğu ve Gedik Üniverisite iş birliğiyle 10 Ağustos 2022 Çarşamba günü Teşvikiye Healin Foods mekanda festival düzenlendi.
Hindistan'ın İstanbul Başkonsolosu Sudhi Choudhary, Gedik Holding –Gedik Üniversite Yönetim Kurulu Başkanı, DEİK Bangladeş İş Konseyi Başkanlığı ve DEİK Asya Pasifik Bölge Başkan Yardımcısı Hülya Gedik, Healin Foods sahibi Arzu Gedik festival açılış konuşmaları gerçekleştirdiler.
Türkçe ve İngilizce konuşma yapan Hindistan'ın İstanbul Başkonsolosu Sudhi Choudhary, Çocuklarımıza ve sevdiklerimize sağlıklı beslenme konusunda yedirdiğiniz yiyeceklerle bilinçlimiyiz şeklinde giriş yaptı. Vatanı Hindistan olan mango'nun ülkenin her yerinde yetiştirildiğini, binlerce mango çeşidine sahip olduklarını, büyük bir kısmı dünya çapında ihraç edildiğini söyledi. Potasyum, beta karoten, çeşitli vitaminlerle dolu meyvelerin kralı antioksidan olduğunu dile getirdi.
Başkonsolos Sudhi Choudhary “Hindistan 2020- 2021 yılı hasatında 37 milyon dolar değerinde 21milyon tondan fazla mango ihracat etmiştir.
Türkiye’nin Hindistan mangolarına tam anlamıyla erişemediğini bu akşamda bu nedenle burada herkese tanıtmak için Hint mangosunu evinize getirmek istedik. Milyonlarca insan gibi sizin de beğeneceğinizi umuyoruz. “dedi
Türkiye Hindistan arasındaki hertürlü gelişmeleri artırmak adına özelliklede Ekonomi iş hacmini artırmaya hedefli çalışmalarıyla başarılı bir trend sürdüren Başkonsolos Sudhi Choudhary, Gedik Holding –Gedik Üniversite Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Gedik’e ev sahipliği için teşekkürlerini sundu.
Kadının ekonomideki rolünü, her platformda yaptığı konuşmalardaki fikirlerle, ufukları açan Hülya Gedik, Holding bünyesinde bulunan Gedik Üniversitesi ve yine bünyede bulunan Gedik Üniversitesinin Diyetisyen bölümlerinden eğitimli Healin Foods mekanlarında yaptığı konuşmasında ; Başkonsolos Sudhi Choudhary ile birlikte düzenledikleri festivalde Hindistan’dan özel olarak gelen mangoları çeşitli tatlılarda ve sade mango meyvesi olarak sunacaklarını söyledi.
Sağlıklı mutfağa sahip oldukları için insan sağlığına zarar veren şeker, tuz vs. kullanmadıklarını, tamamen organik yiyecekler sunduklarını açıkladı.
Hülya Gedik, bu gibi vücuda zararlı olabileceğini düşündükleri ürünleri kullanmadıklarını, tamamen organik iyi tarım organik tarım ile üretilen ürünler ile onun içerikleriyle yapılan menüye sahip olduklarını ifade etdi.
Hülya Gedik “Bu sene beşinci yılını kutlayacağız. Güzel bir isminiz var ama bugün çok özel bir gün. Hindistan'dan gelen mangoları tanıtıyoruz. Bunun için Istanbul Başkonsolosu Sudhi Choudhary’e çok teşekkür ederim. Böyle bir konuda ev sahipliğinde bizi tercih ettiği için. Ben aynı zamanda DEİK’de İş Konseyi Başkanıyım. Kızım Arzu Gedik bu mekanın sahibi, onun da bu festivalde çok büyük katkıları var. Çok emek harcadı” Diyerek Arzu Gedik’i birkaç kelime yapmak isteyebilir şeklinde konuşmaya davet etdi
Hindistan’ın mango ihracatı için yeni coğrafya aramasını göz önünde bulundurduğumuzda; Arzu Gedik “Mangoyu Türk ithalatçılarına tanıtım için bu festivali gerçekeştirdiklerini, Hint mangolarını alıp Türkiye'ye getirmek ve farklı türde yiyecek veya içecek yapmak isteyen ithalatçılara bir ışık tutmak anlamında festivali özetledi
Sankritçede harika meyve anlamına gelen Mango, Hindistan'da M.Ö. 2000 yılına kadar uzandığı bilinmektedir.
İhracatı artırmada gıda işlemede yenilikler, meyvenin raf ömrünü uzatdığı gibi mesafe sorununun üstesinden gelen başarıyıda getirdi.
Hint mutfağının temel dayanağı ve dünya çapında popüler olan renkli, tatlı meyveler, K vitaminiyle kanın etkili bir şekilde pıhtılaşmasına ve kansızlığı önlemeye yardımcı olur. Ayrıca kemikleri güçlendirmede önemli bir rol oynar.
Mangolar ayrıca kan damarları ve sağlıklı kolajen oluşturmak için önemli olan ve iyileşmenize yardımcı olan C vitamini açısından da zengindir.
Mango, meyvenin sarı-turuncu renginden sorumlu bir pigment olan beta-karoten bakımından zengindir. Beta-karoten bir antioksidandır, mangoda bulunan birçok antioksidandan sadece biridir. Mangodaki antioksidanların, hücrelerinize zarar verebilecek ve potansiyel olarak kansere yol açabilecek serbest radikallerle savaştığı bilinmektedir.
Mangolar ayrıca kardiyovasküler sisteminizi desteklemek için de faydalıdır. Her ikisi de daha düşük kan basıncı ve düzenli bir nabızla bağlantılı olan harika bir magnezyum ve potasyum kaynağıdır. Ayrıca mangolar, mangiferin olarak bilinen ve ilk çalışmaların kalp iltihabını azaltabileceğini öne süren bir bileşiğin kaynağıdır.
Bunun gibi çok yararlı bitki olan mangonun çeşitli sunumları Festivalde konuklara ikram edildi.
yilmazparlar@yahoo.com











