Tarsus’ta Dinler Arası Kardeşlik
Tarsus, İnanç Turizminin Kalbinde Saklı Bir Hazine
Türkiye’nin güneyinde, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış kadim şehir Tarsus, inanç turizminin parlayan yıldızı olmaya aday.
Hz. İsa'nın havarilerinden Aziz Pavlus’un doğduğu kent olarak Hristiyan dünyasında kutsal kabul edilen Tarsus, İslam, Hristiyanlık ve Yahudiliğin kesiştiği bir inanç mozaiği sunuyor.
Tarsus’ta Dinler Arası Diyalog ve Kardeşlik Simgesi Altında Tarihi Ayin
Aziz Paulus’un doğum yeri olan Tarsus kentinde, dinler arası diyalog ve kardeşliğin simgesi olarak tarihi bir ayin gerçekleştirildi. Tarsus, bugün bile kültürlerin ve dinlerin kesişim noktası olmaya devam ediyor.
Bu olağanüstü kutsal ayin, 23 Nisan 2025 Tarihinde Aziz Paulus’a adanmış kilisede yapıldı. Etkinlik, Türkiye’nin Sicilya Fahri Başkonsolosu Domenico Romeo’nun önerisiyle ve FIJET Dünya Federasyonu’nun 70. kuruluş yıldönümü kutlamaları kapsamında Prof. Hüseyin Kurtoğulları’ın başarılı organizasyonuyla düzenlendi.
Aynı mekânda uzun zamandır benzeri bir ayin yapılmıyor olması nedeniyle, bu tören hem ruhsal hem de sembolik açıdan büyük anlam taşıdı.
Ayin, İtalya’nın Siracusa kentinde bulunan Palazzolo Acreide Aziz Paulus Bazilikası Başrahibi ve Rektörü Don Marco Politini ile Vatikan’daki Papalık Yaşam Akademisi Sekretaryası Koordinatörü Don Andrea Ciucci tarafından birlikte yönetildi. Tören, huşu ve açıklık atmosferinde gerçekleşti.
Ayin sadece Katolik inananların ve Palazzolo Acreide’den gelen, iki şehir arasında dostluk anlaşması imzalamak üzere Tarsus Belediye Başkanı tarafından davet edilen heyetin katılımıyla sınırlı kalmadı. Aynı zamanda çok sayıda Müslüman temsilci ve yerel yönetici, Tarsus Belediye Başkanı da dâhil olmak üzere çeşitli heyetler de törende hazır bulundu. Bu katılım, etkinliği gerçek bir diyalog ve karşılıklı saygı örneğine dönüştürdü.
Tören sırasında, 21 Nisan 2025 Pazartesi günü Roma’da hayatını kaybeden Papa Francis’e de sevgi dolu bir anma yapıldı. Papa Francis’in dinler arası diyalog, barış ve halklar arasında kardeşlik için gösterdiği bitmeyen çaba, hem Kilise’ye hem de dünyaya derin bir iz bıraktı. Ayinin tam da Aziz Paulus’un doğum yeri olan Tarsus’ta gerçekleştirilmesi, bu anlamı daha da derinleştirdi.
Aziz Paulus, halklar arasında diyalog ve karşılaşmanın simgesel bir figürüdür. Onun mirası bu ayinle tam anlamıyla onurlandırıldı. Bu tören, farklı inançlara rağmen saygı ve kardeşlik içinde bir arada yaşamanın mümkün, hatta gerekli olduğunu güçlü bir şekilde gözler önüne serdi.
Tarsus’ta gerçekleştirilen bu ayin aynı zamanda açık ve evrensel bir mesaj verdi: Barışa giden yol, ancak uzlaşma, dinleme ve inanç fark etmeksizin kadın ve erkekler arasında paylaşım gibi somut adımlarla mümkün olabilir.
Ayin sonrası Moderatörlüğü Hüseyin Kurtoğulları’ın Üstlendiği Panel yabancı katılımcıların olması dolayısıyla İngilizce dilinde gerçekleşti. Çeviri yapan Eyşan Büte özetle verdiği bilgilere göre
On Bin Yıllık Kadim Kent Tarsus Paneli
Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç ve ekibinin, Tarsus şehrini vazgeçilmez bir turizm merkezi haline getirme vizyonu doğrultusunda yaptığı çalışmaların önemli bir sonucu olan Altın Elma Turizm Ödülü'nü Tarsus' un kazanması ile, dünyanın çeşitli ülkelerinden ve ülkemizden çok sayıda gazeteci, yatırımcı, turizm profesyoneli, arkeolog ve farklı mesleklerden yüz kişi, 22-23-24 Nisan'daki Tarsus'ta ağırlandı.
Bu kapsamda, 23 Nisan 2025 Çarşamba günü Tarsus St. Paul Kilisesi'nde, arkeolog, iş insanı, FIJET Başkan yardımcısı, Delal Atamdede, bu gezinin ve ödülün bir başlangıç olduğunu, Tarsus’u hak ettiği noktaya getirmek için önümüzde uzun bir yol olduğunu ve tüm katılımcıların bu yolda çalışmaya gönüllü ve niyetli olduğunu söyledi.
Panelde ayrıca, farklı kültürlerden, ülkelerden, dinlerden gelen tüm katılımcılar arasında ortak bir nokta olduğu vurgulandı : Akdenizli olmak. Tüm önyargılara, insanlar arasında ayrıştırma amaçlayan söylemlere karşı buradaki birlikteliğin bir cevap niteliğinde olduğu belirtildi.
Arkeolog Mark Fairchild, bu on bin yıllık kentin onlarca medeniyete ev sahipliği yaptığı tarihiyle dünyanın çok az ülkesinde bulunan bir kültürel hazineye sahip olduğunu ifade etti.
Panel sonrsında dünyaca ünlü devlet sanatçısı Şefika Kutluer, kilisede unutulmaz bir flüt konseri sundu. Klasik çok değerli eserleri yorumlayan sanatcı aynı zamanda kendi bestelediği eseri de büyük takdir topladı. Ayine renk katdı.
Tarsus'ta İnanç Turizmi Nasıl Olmalı?
Bu büyük potansiyel, henüz tam anlamıyla değerlendirilebilmiş değil.
Tarsus’un inanç turizminde gerçek bir cazibe merkezi olabilmesi için üç temel adıma ihtiyaç var. Tanıtım, altyapı ve sürdürülebilirlik.
Tarsus İçin Bir Vizyon, İnanç Turizminde Marka Şehir Olmak
Tanıtım; Aziz Pavlus Kuyusu, Danyal Peygamber Makamı, Ulu Cami, Kleopatra Kapısı gibi önemli ziyaret noktaları, sadece yerel halkın değil, dünya genelindeki milyonlarca inanç turisti için tanıtılmalı.
Kültür turları, tematik festivaller ve sempozyumlarla şehrin tanıtımı yapılmalı.
Uluslararası belgesellere konu edilmeli, sosyal medyada dijital kampanyalarla desteklenmeli.
Tarsus’un inanç turizmi potansiyelini harekete geçirmek için yalnızca tanıtım yeterli değil; aynı zamanda kurumsal bir vizyona ve projelere ihtiyaç var. Şehir kimliğini "İnançlar Kenti" olarak konumlandırmak, hem yerel hem de uluslararası ziyaretçiler için güçlü bir çekim merkezi oluşturabilir.
Altyapı;
Tarsus Belediyesi ve Mersin Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle yürütülecek projelerde, tarihi mekânların restorasyonu ve çevre düzenlemesi öncelik olmalı.
Tarihi mekânlara ulaşım kolaylaştırılmalı, ziyaretçiler için rehberli turlar, çok dilli bilgilendirme panoları ve teknolojik anlatım sistemleri (audioguide, artırılmış gerçeklik) kullanılmalı.
Bölgede nitelikli konaklama imkânları artırılmalı.
Kalkınma Ajansları, Çukurova Kalkınma Ajansı, turizm odaklı KOBİ’lere teşvikler sunarak yerel üretimi ve hizmet kalitesini artırabilir.
STK ve Akademi Dünyası, Tarsus Üniversitesi, inanç turizmi odaklı akademik çalışmalarla sürdürülebilir kalkınma stratejileri geliştirebilir. Tarih, ilahiyat ve kültürel miras alanındaki uzmanlıklar sahaya taşınmalı.
Sürdürülebilirlik; İnanç merkezlerinin korunması ve manevi atmosferlerinin bozulmadan geleceğe taşınması önemli.
Yerel halkın da bu süreçte ekonomik olarak desteklenmesi, hem sahiplenme duygusunu hem de turizmin kalıcılığını artırır.
İnanç Turizminin Ekonomiye ve Topluma Faydaları
İnanç turizmi, yalnızca kutsal mekânları ziyaretle sınırlı değildir; aynı zamanda yerel ekonomiyi canlandıran, kültürel diyalogu teşvik eden güçlü bir etkendir. Tarsus’ta bu turizm modeli sayesinde:
Yerel esnaf, el sanatları ve yöresel mutfak tanıtımı ile ekonomik kazanç sağlar.
Gençler için rehberlik, tercümanlık ve kültür elçiliği gibi yeni iş alanları doğar.
Kadın kooperatifleri aracılığıyla ev yapımı ürünler ve hediyelik eşyalar turizme kazandırılır.
Şehirler arası ve uluslararası kardeş şehir projeleri ile kültürel diplomasi gelişir.
Rakamlarla İnanç Turizmi
Dünya genelinde inanç turizmi yılda 330 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlıyor. Bu ziyaretlerin ekonomik hacmi ise 20 milyar doların üzerinde. Türkiye’nin bu pastadan aldığı pay henüz %5 civarında. Oysa yalnızca Tarsus bile bu oranın birkaç puan artmasına katkı sağlayacak potansiyele sahip.
İtalya'nın Assisi kasabası yılda 5 milyon inanç turistiyle ekonomisinin %60’ını bu alandan sağlıyor. Neden Tarsus da aynı başarıya ulaşmasın?
Tarsus'un Hak Ettiği Yerde Olması İçin...
Tarsus’un uluslararası düzeyde tanınan bir inanç turizmi destinasyonu haline gelmesi için kamu, yerel yönetimler, turizm sektörü ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket etmesi şart.
Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Tarsus Belediyesi'nin ortak çalışmalarıyla bir "Tarsus İnanç Rotası" hazırlanmalı; UNESCO Dünya Mirası Adaylığı süreci başlatılmalı.
Tarsus, tarih boyunca barındırdığı farklı inançların izleriyle adeta bir açık hava müzesi. Ancak bu hazineyi görmek, korumak ve dünyaya anlatmak bizlerin elinde. Eğer doğru adımlar atılırsa, Tarsus sadece Mersin'in değil, Türkiye'nin de yüz akı bir inanç turizmi merkezi olabilir. Sessiz sedasız akan Berdan Nehri’nin şahitliğinde, Tarsus artık küresel sahneye çıkmaya hazır.
Somut Projelerle Tarsus’un Yol Haritası
Tarsus İnanç ve Kültür Rotası, Dijital haritalar, mobil uygulamalar ve yönlendirme tabelalarıyla tüm kutsal alanları kapsayan bir yürüyüş rotası hazırlanmalı.
Uluslararası İnanç Turizmi Festivali, Her yıl düzenlenecek festival, dünya dinlerinden temsilcilerin katılımıyla barış ve kardeşlik mesajları vermeli.
İnanç Turizmi Ziyaretçi Merkezi, Yerli ve yabancı turistlerin bilgi alabileceği çok dilli bir tanıtım ve karşılama merkezi kurulmalı.
Kadın Kooperatifleri ve Yöresel Ürünler Pazarı, Ziyaretçilerin manevi yolculuklarını yerel tatlar ve el işi ürünlerle zenginleştirmesi sağlanmalı.
Barışın ve İnancın Şehri Tarsus
Dünyanın kutuplaştığı bir çağda, farklı inançların yüzyıllardır barış içinde yaşadığı Tarsus, insanlığa güçlü bir mesaj sunuyor: Birlikte yaşamak mümkün. Bu kadim şehir, doğru politikalar ve ortak akılla sadece turizmde değil, kültürel diplomasi alanında da örnek bir merkez haline gelebilir.
Bu nedenle, Tarsus’un geçmişi sadece tarih kitaplarında kalmamalı; bugünün ve geleceğin turizm vizyonunda da başrolde yerini almalı. İnançlar arasında köprü kuran, medeniyetler arası diyaloğu teşvik eden bir model şehir olarak Tarsus'un adını dünya tanımalı.
Konaklamadan söz edersek;
2025 yılı itibarıyla misafirlerine unutulmaz bir konaklama deneyimi sunan Tarsus’un Konak Butik Otelleri, tarihi dokusu ve modern konforu bir araya getirerek eşsiz bir atmosfer sunuyor. Otantik mimarisiyle adeta bir zaman yolculuğuna çıkaran bu şirin butik oteller, sağlıklı ve doğal malzemelerle donatılmış odalarıyla da dikkat çekiyor. Her detayın özenle düşünüldüğü konakta, geleneksel Türk misafirperverliğiyle harmanlanan hizmet anlayışı, misafirlerini kendine hayran bırakıyor.
Sakin ve huzurlu bir ortam arayanlar için ideal olan Tarsus Hotelleri, yıl boyunca yerli ve yabancı turistlerin gözdesi haline gelmiş durumda. Özel olarak tasarlanmış odaları, organik kahvaltı seçenekleri ve tarihi dokusuyla adeta bir şifa yuvası.
Konakladığımız, Tarsus’un tarihi dokusunu modern konforla buluşturan Burhanoğlu Konağı Butik Otel, 2025 itibarıyla bölgenin en dikkat çeken konaklama adreslerinden biri olmaya devam ediyor.
Osmanlı mimarisinin zarafetini yansıtan 13 odası ve toplam 28 yatak kapasitesiyle hem yerli hem de yabancı misafirlerine nostaljik bir atmosfer sunuyor.
Odaların her biri, Osmanlı padişahlarının isimlerini taşıyor ve geleneksel detaylarla dekore edilmiş. Misafirler, bu otantik ortamda konforlu bir konaklama deneyimi yaşıyorlar.
Burhanoğlu Konağı, sadece mimarisiyle değil, sunduğu hizmet kalitesiyle de övgü topluyor. Mersin’deki özel oteller arasında üst sıralarda yer alıyor. Misafir yorumlarında özellikle hijyen, güler yüzlü personel ve huzurlu atmosfer öne çıkıyor.
yilmazparlar@yahoo.com
27 Ocak 2025 Pazartesi
Dağıstan Türkleri ve Halkları Kültür Gecesi-Yılmaz Parlar
Dağıstan Türkleri ve Halkları Kültür Gecesi,
Tarih ve Birlik Mesajları
26 Ocak 2025 Pazar günü, Türkistanlılar Kültür ve Sosyal Yardım Derneği'nde, Birlik ve Kültür Gecesi konseptiyle, Dağıstan Türkleri ve Halkları Kültür Gecesi düzenlendi
Türkistanlılar Kültür ve Sosyal Yardım Derneği’nin ev sahipliğinde, Dağıstan Türkleri ve Halkları Derneği’nin organizasyonuyla gerçekleştirilen özel gece, Kafkas kökenli Türkleri bir araya getirdi. Tarih, kültür ve birlik mesajlarının ön plana çıktığı geceye önemli isimler katılarak konuşmalar gerçekleştirdi.
Gecede; Dağıstan Türkleri ve Halkları Derneği Başkanı Zümrüt Kızrıeva,, Dağıstan Türkleri ve Halkları Derneği Başkan Yardımcısı Rashad Yusubov, Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cihat Yaycı,, Umay Ana Türk Dünyası Kadınlar Birliği Başkanı Prof. Dr. Mualla Uydu Yücel,, TÜRKSOY Kazakistan Başdanışmanı Yerzhan Uaıs, Türkistanlılar Kültür ve Sosyal Yardım Derneği Başkanı Ekber Yassa,, Tarihçi Âlim Makhsav birer konuşma yaptı.
Geceyi renklendiren etkinlikler arasında halk dansı gösterileri, geleneksel yemek sunumları ve müzik performansları yer aldı.
Başkan Yardımcısı Rashad Yusubov: “Değerlerimiz Bizim Kimliğimizdir”
Dağıstan Türkleri ve Halkları Derneği Başkan Yardımcısı Rashad Yusubov, kültürel zenginliklerin ve farklılıkların, bir toplumun en güçlü yönü olduğunu ifade etti. Konuşmasında, geçmişten günümüze aktarılan değerlerin birleştirici gücünü şöyle özetledi:
“Bugün burada, farklılıklarımızın ne kadar büyük bir zenginlik olduğunu görüyoruz. Dağıstan’ın köklü tarihi ve gelenekleri, birlik ve beraberliğimizin temel taşlarıdır. Her köy, her gelenek bizi biz yapan değerleri içinde barındırır. Bu değerlerimizi korumak ve yaşatmak için çalışmaya devam edeceğiz.”
Başkan Zümrüt Kızrıeva: “Kültürümüzü ve Birliğimizi Yaşatıyoruz”
Dağıstan Türkleri ve Halkları Derneği Başkanı Zümrüt Kızrıeva konuşmasında, genç nesillere kültürel mirasın aktarılmasının önemini vurguladı:
“Bugün burada kültürümüzü tanıtmak, milletimizi bir araya getirmek için toplandık. Bu programları, geleceğimiz olan gençlerimizi birleştirmek ve köklerimizi unutmamak için yapıyoruz. İnşallah daha büyük projelere hep birlikte imza atacağız.”dedi
Tarihçi Âlim Makhsav’un Kuzey Kafkasya Sunumu, Coğrafi ve Etnik Yapı
Kuzey Kafkasya'nın Coğrafi Konumu
Konum Bilgisi: Kuzey Kafkasya, Rusya'nın güneyinde, Kafkas Dağları'nın kuzey yamaçlarında yer alır.
Sınırlar: Bölge, doğuda Hazar Denizi ve batıda Karadeniz ile çevrilidir. Toplam yüzölçümü yaklaşık 223.714 km²’dir.
Öne Çıkan Dağlar: Kafkas Dağları’nda Avrupa’nın en yüksek zirvesi olan Elbrus Dağı (5.642 metre) bulunmaktadır.
Bölgenin İklimi
İklim Özellikleri: Dağlık alanlar genellikle serin ve karasal iklimle karakterize edilirken, ovalarda daha sıcak ve ılıman koşullar hakimdir.
Siyasi Harita ve Yönetim Yapısı
Kuzey Kafkasya, iki kray ve yedi cumhuriyete ayrılmıştır:
Kraylar: Krasnodar Kray ve Stavropol Kray.
Cumhuriyetler; Adıgey Cumhuriyeti, Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti, Kabardey-Balkar Cumhuriyeti, Kuzey Osetya-Alanya Cumhuriyeti, İnguşetya Cumhuriyeti, Çeçen Cumhuriyeti, Dağıstan Cumhuriyeti
Etnik Çeşitlilik
Etnik Yapı: Kuzey Kafkasya, dünyanın en çok etnik çeşitliliğe sahip bölgelerinden biridir. Yaklaşık 100’den fazla halkın yaşadığı bilinmektedir.
Büyük Etnik Gruplar: Çeçenler, Avarlar (yaklaşık 1.5 milyon), Adigeler (700.000-750.000), Kabardeyler ve Karaçay-Çerkesler gibi gruplar, bölgenin demografik yapısında önemli yer tutar.
Parçalanmış Yapılar: Avarlar gibi bazı etnik gruplar, birçok alt gruba ayrılmaktadır.
Diller ve Kültürel Grup Dağılımı
Dil Aileleri: Bölgede Hint-Avrupa, Altay ve Kafkas dil ailelerinden gruplar yaşamaktadır. Özellikle Kafkas dil ailesi, yerel dillerin çeşitliliğini yansıtır.
Türk Dilleri: Bölgede Kipçak grubuna ait Türk dilleri konuşulmaktadır. Karaçay-Balkar Türkçesi ve Nogayca, bu dillerin en bilinen örneklerindendir.
Dağıstan’ın Özgünlüğü
Etnik Çeşitlilik: Dağıstan, farklı etnik grupların ve dillerin bir arada yaşadığı, benzersiz bir yapıya sahiptir. Bazı köylerde yalnızca bir milletin yaşaması gibi durumlar yaygındır.
Kültürel Zenginlik: Dağıstan’da etnik gruplar arasındaki uyum, bölgenin sosyal dokusunu zenginleştiren önemli bir unsurdur.
Kuzey Kafkasya, coğrafi, etnik ve kültürel açıdan oldukça karmaşık ve zengindir. Bölgedeki çeşitlilik, yalnızca yerel toplumlar için değil, dünya genelindeki etnografik ve kültürel çalışmalar için büyük bir potansiyel taşımaktadır. Bu özellikler, bölgenin hem tarihi hem de siyasi önemini artırmaktadır.
Doç. Dr. Cihat Yaycı, “Dağıstan, Türk Dünyası’nın Kalesidir”
Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cihat Yaycı, konuşmasında Kafkas Türklerinin tarihî ve kültürel bağlarına dikkat çekti. Dağıstan’ı Türk birliğinin önemli bir parçası olarak tanımlayan Yaycı, şu ifadeleri kullandı:
“Dağıstan sadece bir bölge değil, Türk dünyasının kalesidir. Ancak üzülerek belirtmeliyim ki Rus ve İngiliz propagandaları, halkları bölerek bizi bir köye indirgemeye çalışmıştır. Avarlar, Kumuklar, Nogaylar ve diğer halklar Türk milletinin ayrılmaz parçalarıdır. Birlik ve beraberlik içinde bu propagandaların üstesinden gelebiliriz. Şeyh Şamil, Türk’ün efsanevi atasıdır. Onun mirasını unutmamalı ve gelecek nesillere aktarmalıyız.”
Hazar Denizi’ni Türk dünyasının mavi vatanı olarak tanımlayan Yaycı, Dağıstan’ın, Avrupa’ya açılan kapı olma konumuyla stratejik önemini de vurguladı.
Umay Ana Türk Dünyası Kadınlar Birliği Başkanı Prof. Dr. Mualla Uydu Yücel'den Gençlere Sesleniş
Geçmişten Geleceğe Türk Varlığı
Umay Ana Türk Dünyası Kadınlar Birliği Başkanı Prof. Dr. Mualla Uydu Yücel, geçen gün bir toplantıda Türk kültürünün ve küresel öneminin altını çizdi. Yücel, konuşmasının başında gençlere hitap ederek, "Geleceğimizin teminatı sevgililerin" dedi.
Tarihin Derinliklerinden Kafkaslara Uzanan Türk Varlığı
Yücel, Türklerin tarih boyunca yaşadıkları coğrafyanın önemine dikkat çekerek, "Türk tarihi, özellikle Türkistan'dan başlayarak Kafkaslar'a kadar uzanan bir geçmişe sahiptir. Bu topraklar tarihi boyunca mücadelelerin merkezi olmuştur". Kafkasların oluşturduğu bir kapı olduğunu belirten Yücel, bu coğrafyada var olan miktarın arttığını vurguladı.
Türk Töresi ve Kültürel Değerler
Yücel, Türk kültürünün temellerinden birinin Türk töresi olduğunu belirterek, bu değerlerin geçmişteki gidişat hayatını şekillendirdiğini ifade etti. "Türk töresi, tarih boyunca hayatın her alanında damgasını vurmuştur" dedi.
Zülümler ve Tarihin Ağırlığı
Kafkas coğrafyasının tarihsel olarak şehitlerle dolu olduğuna dikkat çeken Yücel, "Kafkaslar'da tarih boyunca milletlerin iktidar mücadelesi yaşandı. Bizim varlığımız, topraklarımızın hak sahibi olmalıyız" şeklinde konuştu. Türk milletinin tarih boyunca mevcut siyasi çalkantılara rağmen varlığını sürdürdüğünü belirtti.
Turan Birliği ve Gençlik Vurgusu
Kültürel bir Turan birliğine ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Yücel, gençlerin bu süreçte büyük bir rol oynaması sürecini ifade etti. "Türk dünyası, siyasi sebeplerle birbirinden ayrılır. Bizim amacımız, kültürel bir birlik oluşturmaktır" dedi. Yücel, gençlerin tarih bilincine sahip olarak donanımlı bir gelecek inşa edilme durumunun olmadığını çizdi.
Kültürel Birlik ve Bilinçli Gelecek
Konuşmanın sonunda mevcuta, Türk kültürünün aktarıldığı ve gelecek nesillere aktarılmasının genişletildiğini hatırlatan Yücel, "Unutmayın, Türk'ün Türk'ten başka dostu yok" diyerek birlik ve beraberliğin gerekliliğini bir kez daha vurguladı. Türk tarihi ve değerlerine sahip olan yola devam ettikleri, geleceğin güvencesinin genişlediğini bildirdi.
Türkistanlılar Derneği Başkanı Ekber Yassa, “Birlik ve Dayanışma Günü”
Gecede konuşma yapan Türkistanlılar Kültür ve Sosyal Yardım Derneği Başkanı Ekber Yassa ise etkinliğin önemini şu sözlerle dile getirdi:
“Bugün, kültürümüzü yaşatmanın yanı sıra birbirimizi daha yakından tanıma fırsatı bulduk. Birlik ve dayanışmamız, geleceğimizin teminatıdır. Katılım sağlayan herkese teşekkür ederim.”
TÜRKSOY Kazakistan Başdanışmanı Yerzhan Uaıss, Dağıstanlılar ve Türk Kimliği Üzerine Önemli Mesajlar
TÜRKSOY Kazakistan Başdanışmanı Yerzhan Uaıss, yaptığı bir konuşma ile Türk dünyası ve Türk kimliğine dair önemli mesajlar verdi. Dağıstan’ın stratejik önemi, Türk dünyası ile olan bağları ve geleceğe yönelik görüelerini dile getiren Uaıss, görüşlerini Atatürk’ten alıntılarla destekledi.
Atatürk’ün Vurgusu
Yerzhan Uaıss, konuşmasının başlangıcında Mustafa Kemal Atatürk'ü anarak, onun “Ne mutlu Türk’üm!” sözüne dikkat çekti. Bu ifadeyi, Türk kimliğinin birliği ve dayanışması için yol gösterici bir ilke olarak tanımladı. Atatürk'ün mesajının, Türk milletinin ortak bir kimlik altında toplanmasında hala önemli bir rol oynadığını belirtti.
Türk Dünyası Bağları
Uaıss, Dağıstan’ın Türk dünyasıyla olan sıkı bağlarını vurguladı. Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Azerbaycan gibi ülkelerle gelişen iş birliğinin ve kültürel paydaşın gelecekte daha da kuvvetleneceğine işaret etti. Bu bağların korunması ve geliştirilmesinin, Türk milletinin birliği için hayati olduğunu dile getirdi.
Türk Üniversiteleri ve Kültürel Varlık
Türk üniversitelerinin varlığının ve geliştirilmesinin önemine değinen Uaıss, bu kurumların Türk kültürünü yaşatmada ve yaymada önemli rol oynadığını ifade etti. Türk hükümetlerinin bu konuda daha fazla destek vermesi gerektiğini özellikle vurguladı.
Dağıstan’ın Stratejik Önemi
Konuyu Dağıstan'ın stratejik konumuna getiren Yerzhan Uaıss, bölgenin Türk dünyası ile olan tarihsel ve kültürel bağlarına dikkat çekti. Dağıstan’ın, Rusya’nın güneyinde bir Türk bölgesi olarak öne çıktığını belirterek, bölgenin tarih boyunca oynadığı kritik rolleri anlattı.
Tarihsel Figürler ve Kültürel Miras
Konuyla ilgili tarihsel referanslara da yer veren Uaıss, Osmanlı İmparatorluğu’nun önemli figürlerine ve Dağıstan’ın Türk tarihindeki yerine vurgu yaptı. Bu bağlamda, Türk milletinin tarihsel mirasının korunmasının önemine dikkat çekerek, ortak kültürel değerlerin öne çıkarılmasını savundu.
Gençlik ve Gelecek
Konuyu geleceğe taşıyan Uaıss, Türk soyunun birlikteliğinin ve dayanışmasının genç nesiller tarafından benimsenmesi gerektiğini vurguladı. Gençlerin, Türk kimliğini kucaklayarak geleceğe umutla bakmalarının önemli olduğunu belirtti.
Yerzhan Uaıss, Türk dünyasının ortak bağlarını ve dayanışmasının ön plana çıkarılması gerekliliğini bir kez daha hatırlatarak, Türk kimliğinin gelecekteki önemi üzerine derin bir farkındalık yarattı.
Halk Dansları ve Geleneksel Yemekler İlgi Gördü
Etkinlikte, Dağıstan ve Kafkas halk dansları gösterileri büyük ilgi gördü. Ayrıca katılımcılara, Kafkas mutfağından çeşitli lezzetler sunuldu.
yilmazparlar@yahoo.com
22 Mart 2024 Cuma
Dedeman Hotel Zinciri, Özbekistan'da 3 Hotel ve 3 farklı Marka Hotel Proje İmza Töreni-Yılmaz Parlar
Dedeman Hotel Zinciri, Özbekistan'da Yenilikçi Bir Adım Atıyor
Dünya çapında tanınan ve saygı duyulan otel zinciri Dedeman, Özbekistan'da yeni bir döneme giriş yapıyor. Ülkenin turizm potansiyelini keşfeden ve bunu en iyi şekilde değerlendirmeye kararlı olan Dedeman Hotel Zinciri, üç farklı markalı otel ile bölgedeki varlığını güçlendirme kararı aldı.
Bu kapsamlı genişleme hamlesi, Dedeman'ın misafirlerine sunduğu çeşitlilik ve kalite standartlarını bir adım öteye taşıyor. Özbekistan'ın turizm sektöründeki yükselen trendlerini göz önünde bulunduran Dedeman, bu adımıyla bölgedeki misafirlerine daha fazla seçenek sunarak, konaklama deneyimini zenginleştiriyor.
Özbekistan’da inşaat ve turizm yatırımları ile tanınan Zarafshan Golden Group ile Dedeman markası altında hizmet verecek olan Dedeman Tashkent, Zarafshan Managed By Dedeman ve Rest&More by Dedeman Navoi Uzbekistan için, 21 Mart 2024 tarihinde Dedeman İstanbul Otel’de imza Töreni gerçekleştirildi.
Dedeman'ın konukseverliğini ve kalitesini yansıtan, Misafirlerin, ihtiyaçlarına ve tercihlerine en uygun olanı seçerek unutulmaz bir konaklama deneyimi yaşama fırsatı bulacakları, Her biri kendine özgü tarzı ve konseptiyle dikkat çeken bu üç farklı markalı otel proje imza törenine , T.C. Eski Kültür ve Turizm Bakanı Abdülkadir Ateş, Türkiye Turizmciler Yatırmcıları Derneği (TTYD) ve Martı Hotels Yönetim Kurul Başkanı Oya Narin, Dedeman Holding Sahiplerinden Banu Dedeman, Dedeman Hotels & Resorts International Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Demiray, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Murat Özmestçi, Zarafshan Golden Group Yönetim Kurulu Başkanı Ulugbek Fayziyev ve YKB vekili Shokhrukh Ganiev, Taşkent Wynddham ve Apeas İnşaat Mühendislik Yönetim kurul Başkanı Davut Azmi Erbaş başda olmak üzer Turizm temsilcileri ve Basın mensupları katıldılar.
Dedeman Hotel Zinciri'nin bu atılımı, Özbekistan'ın turizm sektöründeki potansiyelini artırmakla kalmayacak, aynı zamanda bölgedeki ekonomik ve sosyal kalkınmaya da katkı sağlayacak. Özbekistan'ın kültürel zenginliklerini ve doğal güzelliklerini keşfetmek isteyen gezginlere kapılarını açan Dedeman, bu adımıyla bölgenin turizm turizm potansiyeline ışık tutarak, uluslararası alanda dikkat çekmeye devam edecek.
Turizmde Başarı Dostluk İş Birliğiyle Mümkün
İmza törenin açılış konuşmalarında Dedeman Hotels & Resorts International Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Demiray, “Dostluk iş Birliği yaptık..”dedi
Turizmde iş birliğinde öncelikle dostluk bağları kurmak
Turizm sektöründe iş birliği, başarılı bir gelecek için vazgeçilmez bir unsurdur. Her işletme, destinasyon veya turizm paydaşı, birbirini tamamlayan ve destekleyen bir rol oynamaktadır. Bu nedenle, turizmde iş birliğini geliştirmek için dostluk bağlarını kurmak büyük önem taşımaktadır.
Dostluk bağları, iş birliğine duyulan güveni artırır ve paydaşlar arasındaki iletişimi güçlendirir. Bu bağlar, işletmeler, yerel halk, turizm ofisleri ve diğer tüm paydaşlar arasındaki ilişkilerin güçlenmesi için sağlam bir temel oluşturur. Her türlü işbirliği, öncelikle birbirimize güvenmeye dayanır ve bu güveni kurmak için yapacağımız dostluk bağları hayati önem taşır.
Ergün Demiray,özetle “Son 2 yılda otel sayımızı %70 oranında artırarak büyüme ivmemizi sürdürdük. 2023 yılında ise %55 finansal verimlilik elde ederek başarılı bir performans gösterdik. Potansiyel projelerimize özel hazırladığımız anlaşmalarla markalarımızın olduğu her yeri cazibe destinasyonu haline getirmeyi hedefliyoruz. Dedeman misafirperverliği ve samimiyetini dünyanın dört bir yanına taşımak istiyoruz. Uluslararası standartlarda kaliteli hizmet sunarak sektörümüzde yatırımcılarımız, çalışanlarımız ve misafirlerimiz için en çok tercih edilen marka olmayı hedefliyoruz.” dedi.
Zarafshan Golden Group Yönetim Kurulu Başkanı Ulugbek Fayziyev, Türkiye ile yapılan iş birliklerinin Özbekistan'ın yüzünü değiştireceğini belirtti. Fayziyev, Türkiye ve Özbekistan'ın kardeş ülkeler olduğunu ve iş birliklerinin yıllar içinde arttığını vurguladı. Turizm sektörü için büyük bir fırsat yakalandığını söyleyen Fayziyev, Dedeman yönetimine teşekkürlerini iletti. Şu anda 3 otel ile başladıklarını ancak gelecekte daha büyük hedeflere sahip olduklarını ifade etti. Bu iş birlikleri sayesinde Özbekistan'ın da değişeceğini vurguladı.
Yönetim Kurulu Başkan Vekili Murat Özmestçi Özet Olarak “Dedeman, 58 yıllık güçlü bir kurum kültürüne sahip olan en büyük yerli otel markasıdır. Şu anda ulusal ve uluslararası alanda büyüme stratejisiyle önemli bir dönüşüm sürecindedir. Bu süreç, markanın ruhunu olgunlaştırarak yenilikçi bir yaklaşımla değişen tüketici beklentilerine uyum sağlamaktadır. Her yatırımda yenilik ve değişime odaklanan Dedeman, konaklama seçeneklerini sürekli olarak geliştirerek müşterilere daha iyi hizmet sunmayı hedeflemektedir. Ayrıca, Özbekistan'da yeniden varlık gösterme kararı alması marka için büyük önem taşımaktadır ve bölge turizmine katkı sağlama konusunda gurur duymaktadır. Dedeman, köklü geçmişi ve yenilikçi yaklaşımıyla turizm sektöründe güçlü bir konumda bulunmakta ve gelecekte de büyüme ve gelişme odaklı adımlarını sürdürmeyi planlamaktadır.” Açıklamalarda Bulundu.
Eski Kültür ve Turizm Bakanı Abdülkadir Ateş, Özbekistan ile yapılan anlaşmaların Nevruz bayramının sembolik anlamlarını taşıdığını belirtti. Bu anlaşmaların bereket, kardeşlik ve barış mesajını içerdiğini vurguladı. Ayrıca, Özbekistan'ın turizm sektöründeki değişiminin gözlemlenmesinin büyük bir mutluluk olduğunu dile getirdi. Dedeman markasının Özbekistan hamlesiyle birlikte değişimin daha da hızlanacağına inandıklarını söyledi. Türkiye'nin en büyük yerli turizm tesislerinden olan Dedeman'ın aynı zamanda bir okul olduğunu ve sektörde yetişmiş birçok turizm profesyoneline katkı sağladığını ifade etti. Yeni dönemde Dedeman Akademi'nin hayata geçirilerek eğitim ekosistemine dönüştürüleceğini belirtti ve bu projelerle sektördeki nitelikli personel sayısını artırmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.
Dedeman, 2024 yılında Kazakistan Almatı ve Azerbaycan Bakü'deki yatırımlarla yurtdışı portföyüne yeni oteller ekleyerek otel sayısını 7'ye çıkaracak. Ayrıca, Özbekistan'daki yeni yatırımlarla birlikte Temmuz 2024'e kadar toplamda 61 otele ulaşmayı hedefliyor. Dedeman, üç farklı markasıyla Özbekistan'ın değişen yüzünün simgesi olacak olan Dedeman Taşkent ve Zarafshan otelleriyle hizmet vermeye başlayacak. Dedeman Taşkent, Taşkent Uluslararası Havaalanı'na ve önemli turistik mekanlara yakın konumda bulunacak. Zarafshan Managed by Dedeman ise Navoi'de hizmete açılacak ve 58 odası, 150 kişilik restoranı ve spa merkezi ile hizmet verecektir. Rest & More by Dedeman Navoi Uzbekistan oteli de Zarafshan Nehri'nin kıyısında yer alacak ve 60 oda ile misafirlere benzersiz bir konaklama deneyimi sunacak.
Özbekistan'da turizmine kısaca bakacak olursak;
Gelişme ve yabancı ziyaretçileri çekme açısından muazzam bir potansiyele sahiptir. Zengin kültürel mirası, güzel mimari anıtları, pitoresk manzaraları ve yerel halkın misafirperverliği sayesinde Özbekistan giderek daha popüler bir turizm merkezi haline geliyor.
UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan muhteşem Semerkant Buhara, Registan, Shahi-Zinda, Guri-Amir gibi çarpıcı mimari şaheserleri ve çok daha fazlasını görülebilir, çok sayıda tarihi cami, medrese, kervansaray ve çarşılarıla, turistlerin kendilerini Orta Çağ ruhuna kaptırmalarına olanak tanıyan eşsiz atmosferiyle ünlüdür.
Özbekistan doğal güzellikleriyle de ünlü. Tien Shan Dağları, Kızılkum Çölü ve Aidarkol Gölü, açık hava etkinliklerini ve doğayı seven turistlerin ilgisini çeken çeşitli bir manzara oluşturur. Turistler çölde develere binebilir, dağlara tırmanabilir ve çevredeki doğanın inanılmaz manzarasının keyfini çıkarabilir.
Ayrıca Özbek mutfağı da ülkeyi ziyaret etmek için bir başka neden. Özbek mutfağı, baharat zenginliği ve kendine özgü tarifleri sayesinde pilavı, samsa, kebap ve daha birçok yemeğiyle ünlüdür. Turistler otantik ulusal Özbek yemeklerini deneme ve kendilerini bu muhteşem ülkenin kültürüne ve gastronomisine kaptırma fırsatı buluyor.
Kuşkusuz Özbekistan turizmin gelişmesi açısından çok büyük bir potansiyele sahiptir. Zengin tarih, eşsiz mimari, doğal cazibe merkezleri ve ulusal mutfağın birleşimi, bu ülkeyi çekici ve arzu edilen bir seyahat noktası haline getirmektedir. Özbekistan'ı ziyaret eden herkes onun güzelliğine ve halkının sıcaklığına hayran kalıyor.
Dedeman Hotel Zinciri'nin Özbekistan'daki bu heyecan verici genişleme hamlesi, şirketin küresel ölçekteki lider konumunu bir kez daha kanıtlar nitelikte. Misafirperverliği, kaliteyi ve yeniliği ön planda tutan Dedeman, turizm sektöründe fark yaratan bir marka olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.
yilmazparlar@yahoo.com
29 Ekim 2023 Pazar
Antalya Turizm Fuarda Yine Yoksunuz Belediye Başkanı-Yılmaz Parlar
Antalya Turizm Fuarda Yine Yoksunuz Belediye Başkanı
Antalya Turizm Fuarı, Selçuk Meral’ın Kurucusu olduğu GM Center tarafından 26-27 Ekim 2023 tarihleri arasında 5.ncisi düzenlendİ.
Ancak gözler yeterli protokolun katılımını göremedi.
Sürekli olarak düzenlenen ticaret fuarlarının şehirlerin markaları üzerindeki etkisi yadsınamaz
Öncedende yazdığımız gibi Fuarlar, ülkenin ekonomik faaliyetinde çok önemli bir rol oynarlar.
Protokolun ilgisi yoğun olduğu takdirde fuara çok daha değer katar.
Şehri, Güçlendirme. Ekonomik canlılık. Sosyal ilerleme. Çevresel sürdürülebilirlik. Bu dört ilke sertifikasına, turizmin alternatifi fuarlar, kongreler rehberlik eder.
26-27 Ekim 2023 tarihleri arasında gerçekleşen ve çok başarılı Antalya Turizm Fuarın açılış protokolunda Antalya Büyük Şehir Belediye Başkanı yok. Belediye Başkan yardımcıları yok. Antalya İlçe Belediye Başkanları yok. Büyük şehir Belediye Genel sekreter Yardımcısı var. Ayrıca sektör içinden gelmesine rağmen, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy yok. Programda protokol konuşmalarında geldiği takdirde parantez içinde yazılı değilse teyit edilmiş algısını taşıyoruz.
Bu kadar mı önemsemiyorsunuz fuarı..
Bir yıl önceden, aylar önceden gerçekleşecek tarihi belli olan fuara zaman ayrılabilir düşüncesindeyiz. Çocuğunuzun nişanı ve Düğünü gibi görmelisiniz fuarları… Çocuğunuzu sevmiyorsanız zaten katılmazsınız, ne maddi nede manevi yardım yapmazsınız.
Fuarlar sayesinde şehirler ticaret merkezleri haline geldi ve dünyanın farklı şehirlerine pek çok zenginlik getirdi.
Fuarlar Kongreler, Turizm açısından, geçici ve kalıcı istihdam olanakları sağlar, kültür alışverişini teşvik eder ve barışı geliştirir.
Neden Katılmazsınız?
Ticaret fuarları çok güçlü bir pazarlama ortamıdır. Binlerce uluslararası alıcı ve satıcıyı kısa sürede tek bir yerde bir araya getirmektedir.
En son trendleri ve yenilikleri sizlerinde şahsen görme fırsatınız, şansınız var. Akıllı şehir için istifade edecekleriniz var. Turizm oyuncularıyla bire bir görüşmeyle eksikleri, aksaklıkları, fırsatları görme şansına ve çalışmaları dahada verimli hale getirmeye yönelik avantajlarınız var.
Aslında, turizm sadece belirli bir kişiyi istifade ettirmekle kalmaz, bütün bir topluluk sayısız avantaj elde eder.
Başlangıç olarak, çok sayıda ülke, turizmden çekici miktarda zenginlik yaratabileceğinden, dikkate değer ve inanılmaz turizm alanını tanıtmak için etkin bir şekilde çalışıyor. Bu fuarlarda Konaklama, Otelcilik, Seyahat, Teknoloji, İnsan Kaynakları, Taşeron, Ulaşım, Lojistik, Sağlık, Kongre, Toplantı, Etkinlik, Spor gibi turizmin temel direklerinden ortam sağlamaktadır.
Turizm sektörü GSYİH kazançlarına önemli ölçüde katkıda bulunur, seyahat işlerinden elde edilen servet, alt yapı tesislerinin iyileştirilmesi için kullanılabilir ve bu da yaşam standartlarını yükseltebilecektir.
Benzer şekilde, yerel ürünler üne kavuşur, sonuç olarak, yerel toplumlar çarpıcı işlere sahip olurlar ve geçimlerini arttırırlar, ayrıca farklı kültür ve geleneklere sahip insanlar arasında yaratılan ilişkiler önem kazanır.
Öte yandan, turizmin etkili sonuçları birey için son derece faydalıdır. Turizm sektörü çok sayıda işsizi barındırmaktadır, bu nedenle suç oranında azalma görülmektedir. Ayrıca, kişi etkili iletişim yollarını öğrenme fırsatı bulur, güven seviyelerini ve farklı dilleri öğrenmenin önemini anlama şanslarını arttırır.
Özetlemek gerekirse, turizm hem bir kişi hem de tüm toplum için gerçekten refah ve övgüye değer faydalar sağlar. Şehriniz için çok basitce özetlenen aslında çok fayda sağlıyan bu turizm alternatifi fuar kongrelere protokol olarak katılmanız daha da çok ilgiyi artırır İlçe, şehir dolayısıyla Ülke sosyal, ekonomik kültürel yararlar sağlar.
yilmazparlar@yahoo.com


























