SKAL İstanbul Kulübü Tarihi Pera’da,
SKAL İstanbul Kulübü geleneksel aylık toplantı sonrası Kültürel projeleri kapsamında, kültür gezilerine devam ediyor. 2023 Haziran ayı toplantı sonrası rotası Tarihi Pera’ydı.
İBB tarafından yenilenen tarihi bina Casa Botter ile Metro Han’ı gezi öncesinde, Rehberler Oda Başkanı Sedat Bornovalı ve Kültür İstanbul A.Ş. Yatırım, Proje ve İş Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı Onur Aldı tarafından, SKAL İstanbul Kulubü üyelerine bu iki tarihi bina bilgilendirildi.
2023 haziran ayı The Marmara Pera Hotelde Genel Müdürü Mert Özcan’ın ev sahipliğinde yapılan toplantıya Başkan Can Arınel, Yönetim kurul üyeleri, Mustafa Yalçın, Meltem Tepeliler, Eski SKAL İstanbul Kulübü Başkanı ve USDF Yönetim Kurulu Üyesi Ayşe Önen, Seyhan Ayel Girit, Tülay Kurtuldu, Marmara SKAL Başkanı Melih Kırlı, Eski SKAL İstanbul Kulübü Başkanları, Bahar Birinci, Başta olmak üzere üyeler Katıldılar.
Yönetim Kurul Üyesi Mustafa Yalçın ön konuşma ile birlikte Misafirleri takdim etdi. Misafirler arasında; Özkan Alkan misafiri Tahsin Türkoğlu, Öznur Çilingiroğlu misafiri Tolom Sökmen, Elif Altınok misafiri Rana Ünsal, Misafiri Serdar Keskin. Rize Sağlık Kulübü işletmecisi. Diyarbakır bölgesinde yeni kurulacak olan Mezopotomya SKAL Başkanı ve TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Akyıl, İstanbul Turizm Platformu Koordinasyon biriminden Funda Kesiciocak ve Mertcan Topal, Türkiye Otelciler Birliği-TÜROB Başkanı Müberrar Eresin, İBB Turizm Müdürü Hüseyin Gazi Coşan, Kültür A.Ş. Müdür Yardımcısı Onur Aldı, Eski Rehberler Odası başkanı Sedat Bornavalı ve pek çok Turizm üst düzey temsilcileri yer aldı.Yönetim Kurul Üyesi Mustafa Yalçın, Konuşması için Başkan Can Arınel’i davet etdi
Başkan Can Arınel, yaz aylarındaki kapalı alan toplantıları yapmaya pek alışkın olmadıklarını söyleyerek “ Haziran ayında biraz kapalı bir mekanda sizleri burada ağırlıyoruz. Çünkü çok özel bir programımız var.” Sözleriyle İBB tarafından yenilenen Pera Bölgede bulunan iki tarihi bina Casa Botter ile Metro Han’ı gezeceklerini hatırlatdı. Arınel “Kulübümüze önemli destekler vermiş iki üyemizi onurlandırıyoruz. Sinan Babila ve Corc Küdyan 50 yılı aşmış SKAL’a hizmet vermiş üyemiz. Onlarla birlikte SKAL Tost ritueli yönetim kurulu üyelerini de sahneye davet ediyorum.” Dedi
Geleneksel SKAL Toast, Başkanlar ve Yönetim Kurul üyeleri ile birlikde birkaç yabancı dil versiyonla yapıldı.
Sinan Babila ve Corc Küdyan 50 yıl plaketleri takdim edildi.
Başkan Can Arınel “Barış ve dostlukla birleştirici gücü sadece bu ülkenin içerisindeki turizmle uğraşan herkesi değil yurt dışından da yaklaşık 14 bin kişiyi turizm sektöründeki 14 bin kişiyi bir araya getiriyor. Onun için dünyadaki bu en büyük mesleki organizasyon olan SKAL’ın parçası olduğumuz için hepimiz gurur ve onur duyuyoruz. Türkiye'deki SKAL hareketi başladığı 1956 yılından bu yana en başından başlayarak genç yaşlarında görev almış iki önemli turizm duayeni yanımızda. Birisi havacılık sektöründen diğeri yiyecek içecek sektöründe eğlence sektöründen
Sinan Babila'yı George Hidyan'ı hepiniz tanıyorsunuz. Bahar Birinci Başkanımızdan bu yana bahar başkanımızın döneminde başlayan bir bir vefa göstergesi oldu. Derneğimize uzun yıllarını vermiş, emek ve katkılarından dolayı uzun yıllar çalışma göstermiş, desteklerini hissettiğimiz değerli turizm duayenlerini ödüllendirmeye başladık. Bugün de onların bir sonraki adımındayız. Daha sonra bu gelenek Ata Eremsoy Başkanımızla ve Ayşe Önen başkanımızla devam etti. 50 yılın üzerine geçmek bilemiyorum ama çok büyük, çok büyük bir emek.” Hayırlı olsun dileklerle 50 Yıl hizmet plaketlerini takdim etdi.
Can Arınel’in “İstanbul'un Türkiye'de kurulan en eski turizm derneği olmasının yanı sıra Bunlardan bir tanesi de istifa müessesesi.” espirili 16 kez Corc Küdyan’ın istifa etdiğini söylemesine üzerine Corc Küdyan 17 olarak düzeltdi.
Corc Küdyan “Sağ olun. Arkadaşlar sizinle beraber olmam beni biraz daha gençleştirdi. Aslında biz senelerimizi doldurduk. Ama sizlerle olunca adeta gençleşiyoruz. Bu nedenle sizlere teşekkür ediyorum. Bize bu mikrofonu vererek, konuşturarak ödülü, ödülümüzü alma fırsatını verdiği için şimdiki yönetime de teşekkür ediyorum. Turizm camiası bana pek çok şey öğretti. Kervansaray üst katında masanın başında oturup da herkesle tek tek ilgilendiğim, zamana bakın 50 sene ve 50 sene bir asır geçti. Bu SKAL’a harcadığımız zaman demek. Ben 1956 da başladım. Park hotel'inde Adnan Menderes'e, hizmet ettim. O günlerden bu günlere
geldik ama burada 50 sene harcamak hakikaten insana huzur veren bir okul. Neden biliyor musunuz? Çünkü burası değil. Dostluk çeki. Amerikan olarak kurulmuş. Son yıllarda biraz ticarileşmeye başladı ama ne olduğumuzu unutmayın. Aynen. Biz 50 senedir buraya dost olarak geldik. 93 kongresini yaptık. 1700 kişi. Bir daha SKAL tarihinde 1700 kişilik bir kongre olmadı, Daha fazla yer ayıracak mekan yoktu. Gittik aktif spor salonunu kiraladık. Abdi İpekçi spor salonunun bir kısmını kapattık.
Sokağa çıkma yasağı vardı. Evet. Biz yine de o 1700 kişiyi ağırladık.
SKAL olarak bütün bunlar bir tarih ama o kadar tatlı ki hatırlattığımız zaman, onu hatırladığım zaman, günlerimi hatırlıyorum. Sakın unutmayın. SKAL bir dostluk cemiyetidir. Dostluk cemiyeti olarak da kalması lazım. Ticari müessese olduğumuzdan bu yana 10 bin kişi kaybettik. Benim zamanımda 25 bin kişiydik. Türkiye'de 1000 üzerinde SKAL üyesi vardı. Şu anda kaç kişiyiz bilmiyorum. 7 yüz küsür 3 yüz kaybetmişiz. 10 bin kişi de dünyada kaybetmişiz. Neden? Çünkü dostluk dost olmayı unutmaya başladık. Ben çok teşekkür ediyorum bizi bugün andığınız için” dedi
Sedat Bornovalı özetle “Gezinize, belki en kısa yoldan gidersiniz ama hani eğer turizmciler olarak yürürsek biz mutlaka yolu biraz uzatıp en güzel şeyleri göstermeye hevesli olacağımız için acaba neler görürdük diye düşündüm. Bana düşmez. Zaten hani rol çalmak olur ama en azından kim olduğunu, İtalya'nın buralarda ne yaptığıyla ve bir tek başına mı burada bulunuyor? Yoksa belirli bir ortamın mı parçası onu çok kısaca hatırlatabilirim. Bunu hatırlatırken de tabii ki en güzel noktadan şöyle dışarı bakarak pencereye, hemen öndeki hoteliyle güzergahımıza başlayabiliyoruz.” Pera Palas,dan aşlayarak tüm Pera bölgesindeki tarihi binaları ve mimarları anlatdı
Kültür A.Ş. Müdür Yardımcısı Onur Aldı ve İBB yetkili isimlerin verdikleri bilgilere göre;.
Casa Botter, Osmanlı’nın Art Nouveau üslubundaki ilk binası olarak öne çıkan Botter Apartmanı, 1900’lerin başında Saray mimarı İtalyan Raimondo D’Aronco’nun imzasını taşıyor. 1900-1901 yıllarına tarihlenen ve “Casa Botter” da olarak anılan yapı, dönemin padişahı II. Abdülhamid’in isteği üzerine sarayın resmi terzisi Jean Botter için inşa ediliyor. Avrupa modasının esintilerini Pera’ya taşıyan şehrin “ilk modaevi” Botter Modaevi de burada açılıyor. Beş katlı bina (Bodrum katı ile birlikte toplam yedi katlı yapı), Batılılaşma etkisiyle Beyoğlu ve Galata bölgesinde başlayan apartmanlaşma sürecini yansıtan bir yapı olmasıyla da dönemine ışık tutuyor. Bugün sanat eserlerine ecv sahipliği yapacak.
Metro Han, Fransız mühendis Eugéne-Henri Gavand tarafından tasarlanır. 1871’de inşasına başlanan yapı 1875’te teslim edilir. O dönemlerde Galata – Karaköy arasında çalışan insan yoğunluğunu gözlemleyen Gavand, tünel projesini bu şekilde hayata sokar.
Dünyanın en eski ikinci metrosu
1863’te inşa edilen Londra metrosundan sonra, 573 metre uzunluğundaki, dünyanın en eski ikinci metrosu olan Tünel, bizi yıllardır bir kültürden diğerine ulaştırıyor.
1875’te tek katlı bir istasyon olarak hizmete açılan Tünel’in yönetim büroları 1914’te bir araya getirilir. 6 kat olarak inşa edilen istasyon binasına, 7. kat 1930’lu yıllarda eklenir. İETT, 1939’da Tünel demiryolunu ve Metro Han binasını satın alır ve genel merkez olarak kullanmaya başlar.
Han, bugünkü halini 1971’de alır. İETT, 1983’te Karaköy istasyonunun üstündeki yeni bir binaya taşınana kadar İETT genel merkezi bu binada faaliyetlerini sürdürür.
1900’lerin başından beri İstanbul’un en güzel manzaralarından birine sahip olan Metro Han, bellek müzesi, kütüphane ve etkinlik alanları olarak hizmet ediyor.
yilmazparlar@yahoo.com
9 Mayıs 2023 Salı
Otelcilik ve Afetlerde Hijyenin Önemi-Yılmaz Parlar
Otelcilik ve Afetlerde Hijyenin Önemi
Bir mekanda hijyen sağlamak neden önemlidir?
Müşterilerin sağlığının sağlanması; İşletmeler için müşteriler her zaman en önemli şeydir ve bakterileri ve olası enfeksiyon kaynaklarını ortadan kaldırmak için iyi ve derin bir temizlik şarttır.
Yiyecekleri iyi durumda tutmak; Temiz bir restoranda ürünler daha uzun süre daha iyi durumda tutulması ve yiyeceklerin olası gıda zehirlenmelerine yol açmasının engellenmasi,
Müşterilerin memnuniyeti ; Bir restoranı temizlemek ve dezenfekte etmek, müşterilerin kendilerini memnun hissetmeleri ve geri dönmek istemeleri için çok önemlidir. Aksi takdirde güvensizlik yaratır. Otelcilik endüstrisinde, çok sık kullanılan alanlarda hijyen ve temizlik konusunda son derece yüksek talepler getirilirken, aynı zamanda misafirler arasında artan bir çevre bilincinin de dikkate alınması gerekmektedir.
05-07 Mayıs 2023 tarihlerinde Kocaeli Kartepe Dedeman Hotelde, Kocaeli Üniversitesi tarafından, Bilimler Anadolu Akademisi işbirliğiyle düzenlenen Konaklama Endüstrisi (COHRIH) zirvesi, İşyerlerinde ve özel oturumlar ile Afetlerde Hijyenin önemi-sorunları tam anlamıyla çözümleri cevap buldu.
Kocaeli Üniversitesi, Medipol Üniversitesi, Beykoz Üniversitesi ve Iğdır Üniversitesi sektör ile ilgili akademisyenler konuyu masaya yatırdılar mercek altında tüm yönleriyle ele aldılar
Kongre Başkanlığını Prof.Dr. Nevin Şanlıer, Prof. Dr. H.Suavi Ahipaşaoğlu ve Doç.Dr. Bilsen Bilgili yaparken Koordinatörlüğü Doç Dr. Ömür Alyakut üstlendi.
Prof. Dr. Meryem Akoğlan Kozak, Prof.Dr. E.Didem Evci Kiraz, Prof.Dr. Saime Küçükkömürler, Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman birer konuşma gerçekleştirdiler
Konaklama endüstrisinde ve Afetlerde hijyen tüm yönleriyle sektöre bilim dünyasına hatırlatmaları ve bilgilendirilmeleri yapıldı.
Otellerin personeli, misafirleri, ekipmanı ve marka itibarını korumak için yüksek hijyen standartları sağlamasına yardımcı olan yenilikçi hijyen çözümleri işlendi.
Afet Sonrası Hijyen ve Sanitasyonun Sağlanması
Gıda güvenliği ve gıda güvencesi, besin ve ögelerin gereksimi, beslenme planları işlendi
Normal hayatı kesintiye uğratan afet durumlarında, yaşanan olaya bağlı olarak toplum beslenmesinde aksaklıklar meydana gelmemesi, acil durumlarda sağlıklı beslenmenin sağlanması için yapılması gerekenler tüm ayrıntılar değerli akademisyenlerce dile getirildi.
Herkesin birbirinden feyz aldığı ve tüm Konaklama sektörüne ve Afet bölgelerinde ilgililere çok faydalı yol haritaları belirlendi. Çok yerinde ve mükemmel bir Kongre gerçekleşti.
yilmazparlar@yahoo.com
2 Şubat 2023 Perşembe
Op. Dr. Ali Tolgay Çocuk Cerrahisinde Neden Tercih -Yılmaz Parlar
Op. Dr. Ali Tolgay Çocuk Cerrahisinde Neden Tercih
Pediatrik cerrahi, genel cerrahi alanında resmi olarak eğitilmiş ve henüz doğmamış olanlar da dahil olmak üzere benzersiz cerrahi ihtiyaçları olan daha küçük veya tam olarak gelişmemiş hastaları tedavi etmenin inceliklerinde daha fazla eğitim almış yüksek vasıflı cerrahlar tarafından sağlanan, kendine özgü bir cerrahi uzmanlık alanıdır.
2007 yılından beri hizmet veren İstanbul Bahçelievler Medical Park Hastanesi, uluslararası standartlarda tam teşekküllü yapıya sahip. Yenilikçi tıp teknolojileri donanımlı hastanenin hekim kadrosunda bulunan Op. Dr. Ali Tolgay çocuk cerrahi dalında başlıca Sünnet, Kasık fıtığı, Tiroit, Solunum hastalıkları konusunda hizmet vermektedir.
Uluslararası düzeyde en iyi Güvenlik Firmasının İş Geliştirme Müdürü Berkit Parlar araştırmalarından sonra çok olumlu yorumları olan Op. Dr. Ali Tolgay’a gönül rahatlığıyla sünneti için Oğlu Aybars Parlar’ı teslim eder..
Pek çok hastalık tedavisinde ilkleri ve en iyi tedavi uygulamalerı olan Bahçelievler Medical Park Hastanesi hekimlerinden Op. Dr. Ali Tolgay ile kısa söyleşimizde mesleki gelişimini sorduğumuzda; Tıp Ana Merkez durumunda olan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tip Fakültesi ve Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanelerinde hizmet verdiğini öğreniyoruz.
Kısa sohbet sırasında Çocuk cerrahini öğrendiğimiz kadar;
Çocukların Ameliyata İhtiyacı Olduğunda Neden Çocuk Cerrahı Çağrılır
Çocuk cerrahları, çocukların benzersiz ihtiyaçlarını tedavi etmek için özel olarak eğitilmiştir. Doğum kusurlarını tedavi etme ve doğumdan önce cerrahi müdahale gerektirebilecek anormallikleri tespit etme konusunda uzmanlığa sahiptirler.
Çocuk cerrahları yenidoğan cerrahisi, kanser cerrahisi ve travma cerrahisinde yeteneklidir.
Yetişkinlere hizmet veren birçok toplum hastanesinde, tipik olarak yetişkin hastaları ameliyat eden cerrahlar genellikle çocukları ameliyat eder.
Bu cerrahlar bir çocuk üzerinde yetişkin boyutunda aletler kullanabilir, anestezi ve ağrı kesici ilaçları çocuğun fizyolojisi için optimum olmayan bir şekilde uygulayabilir veya çocuk cerrahları tarafından geleneksel olarak uygulanan minimal invaziv prosedürleri kullanmayabilir. Bu da gereksiz rahatsızlığa ve daha uzun iyileşme sürelerine yol açabilir.
Müslümanlığın gereği olan Sünnete gelince Neden Çocuk Cerrahi Doktorların uygulaması lazım..
Özelikle Anadolumuzun çeşitli bölgelerinde hala ilkel yöntemlerle yapılan sünnetler, risk oluşturuyor.
Ehliyetsiz sünnetçilerin bilinçsizce yaptıkları sünnetler, ciddi sorunları da beraberinde getiriyor. Sünnetin hijyenik ortamda yapılması gerekir.
Hijyenik olmayan ve ilkel metodlarla yapılan sünnetler beraberinde ciddi sıkıntılar getiriyor. Kan kaybı, penis ucunda kesikler, kangren ve tetanos vakaları bunların başında geliyor.
Sünnet olan Aybars Parlar’a soruyoruz, Acı hissettinmi ? ve şu an acı hissediyormusun..? Çok mutlu olduğunu söylüyor..Cevap verirken gözleri odasındaki Tv deki cizgi filmi izliyor..
Aile, Berkit Parlar, Özlem Bulut Parlar, Almila Parlar, Sünnet olan Aybars Parlar’ı Çocuk cerrahi Op. Dr. Ali Tolgay ve ekibiyle görüntülüyoruz.
Çocuk Cerrahı Nedir?Çocukların bir hastalığı, yaralanması veya ameliyat gerektiren bir hastalığı varsa, bir çocuk cerrahı çocuğu tedavi edecek deneyime ve niteliklere sahiptir.
Pediatrik genel cerrahlar tarafından görülen cerrahi problemler genellikle yetişkin genel cerrahlar tarafından görülenlerden oldukça farklıdır. Çocuk cerrahisinde özel eğitim önemlidir.
Çocuk cerrahları nasıl bir eğitime sahiptir?
Pediatrik cerrahlar, Tıp eğitim sonrası, yetişkin genel cerrahi eğitimi, Pediatrik cerrahi eğitimi gibi çeşitli eğitimleri tamamlayan tıp doktorlarıdır:
Pediatrik cerrahlar çocukları doğumdan geç ergenliğe kadar tedavi eder. Pediatrik bakımı tıbbi uygulamalarının özü haline getirmeyi seçiyorlar. Çocukların tıbbi ve cerrahi bakımının benzersiz doğası, ileri düzeyde eğitim ve uygulama deneyimiyle öğreniliyor.
Çocuk cerrahları ne tür tedaviler sunar?
Pediatrik cerrahlar, çocukların cerrahi ihtiyaçlarını teşhis eder, tedavi eder ve yönetir:
Yemek borusu, akciğerler, bağırsak yolu, karın duvarı kusurları ve diyafram kusurları dahil ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere doğum kusurlarının cerrahi onarımı,
Çocukluk ve ergenlik döneminde kasık anormallikleri için cerrahi. Her türlü yaralanmaların onarımı, Göğüs, karın, cilt/yağ, testisler ve yumurtalıklardan tümörlerin çıkarılması dahil olmak üzere kanserlerin teşhisi ve cerrahi bakımı .vs…
yilmazparlar@yahoo.com
6 Kasım 2022 Pazar
8. İstanbul Güvenlik Konferansı-Yılmaz Parlar
8. İstanbul Güvenlik Konferansı
İstanbul Güvenlik Konferansı sekizinci yılında Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) Millî Savunma ve Güvenlik Enstitüsü (MSGE) tarafından “Post-Güvenlik İkilemler, Entegrasyonlar, Modeller ve Asya“ ana teması altında küresel ölçekte katılımla 03-04 Kasım 2022 tarihinde Ramada Hotel & Suites by Wyndham İstanbul Merter’de gerçekleştirildi.
Küresel ölçekte güvenlik, Etkili siber güvenlik, Ulusal güvenlik, gün geçtikce önemini artırmaktadır. TASAM Yönetim Kurul üyesi İhsan Toy'un belirtdiği gibi,150 den fazla stratejik araştırma içeren kitaplar yayınlayan ve çok sayıda stratejik temalı zirveler gerçekleştiren TASAM’ın 29 Oturum ve 150'den fazla sunumun yapıldığı “8.İstanbul Güvenlik Konferansı”nda15 ülkenin siyasetçileri, bürokratları, büyükelçileri, askeri uzmanları, akademisyenlerı, profesyonelleri görüş bildirdiler.
Bu tür saldırılara karşı koruma çok önemlidir. Siber güvenlik, dijital toplumun bel kemiğini oluşturur. Bu nedenle dijital verilerin korunması giderek daha önemli hale geliyor.
Siber suçlar her zamankinden daha yaygın hale geldikçe (bu yıl 6 trilyon dolarlık zarara yol açarak onu tüm küresel yasadışı uyuşturucu ticaretinden daha karlı hale getirmesi beklendiği söylenmektedir.) Yöneticilerin siber suçları püskürtecek kadar sağlam bir siber güvenlik stratejisini savunması zorunludur.
Etkili siber güvenlik, yalnızca uygulama güvenliği, sızma testi ve olay yönetimini değil, aynı zamanda çalışan davranışlarını, üçüncü taraf risklerini ve diğer birçok potansiyel güvenlik açığını da kapsayan sürekli bir çaba gerektirir.
Göç, bir bölgenin güvenliğini ve istikrarını etkileyebilecek faktörlerden biridir. Göç, daha önce bu tür olayların yaşanmadığı bir bölgede terör eylemlerinin çoğalmasına neden olabilir. Göçmenler terörle bağlantılı bölgelerden geliyorsa bu risk daha yüksektir. Bu nedenle menşe bölgesi, göçmenlere nasıl davranılacağına karar verirken ülkelerin dikkate aldığı ana faktörlerden biri olmaya devam etmektedir. Asya'daki savaşın parçaladığı ülkelerden gelen göçmenler, terörizm söz konusu olduğunda yüksek riskli olarak algılanıyor.
Her yıl küresel ölçekte güvenlik profesyonelleri başta olmak üzere akademisyenler, bürokratlar, askerler, araştırmacılar, iş insanları ve gazetecilerin yoğun katılımıyla bir Türkiye ve İstanbul markasına dönüşen İstanbul Güvenlik Konferansında ;TASAM Başkanı Prof. Dr. Süleyman Şensoy, Kuzey Makedonya Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Oliver Spasovski, Uganda Savunma Bakanı Tümgeneral (E) Jim Muhwezi Katugugu, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mohammad Hassan Sheıkholeslami, Bosna Hersek Emniyet (Polis) Genel Müdürlüğü Baş Müfettişi Midhat Hasanspahic, ASELSAN Strateji Yönetimi Direktörü Sami Duman, TASAM Başkan Yardımcısı Tuğgeneral (E) Doç. Dr. Fahri Erenel açılış konuşması gerçekleştirdiler.
TASAM Başkanı Süleyman ŞENSOY açılış konuşmasında 21. yüzyılda temel zorluğun, çağdaş küresel güvenlik problemlerinin kapsamı, ölçeği ve doğası ile uyumlu kuramsal çerçeve yokluğu olduğu tespitini yaptı.
Başkan ŞENSOY, sermaye kaynaklı oluşan post-güvenlik yapısı ve bu yapının stratejik hamleleri ile oluşan ve yeniden önem kazanan jeopolitiğin Doğu ile Batı arasında yaşandığını belirti.
Şensoy“Mevcut alt yapıyı ve kapasiteyi güncel varlıklara/yeni konvansiyonele dönüştürmeye dair nasıl bir politika izleneceği ise gelecek ve güvenlik için de belirleyici olacaktır. Post-Güvenlik ikilemleri arasındaki rekabet Asya’yı merkez alıyor.“dedi
Başkan ŞENSOY, 8. İstanbul Güvenlik Konferansı etkinliklerine; devlet temsilcileri, savunma ve güvenlik aktörleri, akademisyenler, politika yapıcılar, sektör temsilcileri, uzmanlar ve düşünce kuruluşlarından, serinin önceki konferanslarında olduğu gibi güçlü katılım sağlandığını dile getirerek, “Post-Güvenlik Jeopolitik başlığının içini en çok dolduran konular; özellikle Akdeniz-Atlantik ve HintPasifik’teki yeni entegrasyon çalışmalarıdır. Bütün entegrasyonların hem güvenlik hem sosyolojik hem ekonomik hem teknolojik anlamda zaman içinde büyük karşılıkları olacaktır“ şeklinde açıklamda bulundu.
Başkan ŞENSOY tüm bu rekabet parametreleri ışığında, yeni güç ve mülkiyet ekosisteminde konvansiyonel olarak sahip olunan her şeyin, anlamını büyük ölçüde kaybettiği ve değerinin düştüğü bir dönem yaşandığını ifade ederken ayrıca günümüzün rekabet ortamında ulus devletlerin zayıflaması ile orta sınıfın dönüşümü ve demokrasilerin geleceği konusunun temel tartışma olmaya devam edeceğine de vurgu yaptı.
Konferans boyunca 4 farklı “Forum” gerçekleşti. İstanbul Siber-Güvenlik Forumu, Denizcilik ve Deniz Güvenliği Forumu, Türkiye - Afrika Savunma Güvenlik ve Uzay Forum, Türkiye - Körfez Savunma ve Güvenlik Forumu.
Birkaç salonda eş zamanlı gerçekleşen panellerden takip edebidiğimiz konuşmacılardan BDU Uluslararası İş İnsanları ve Diplomatlar Birliği, 8. İstanbul Güvenlik Konferansı’nın destekçileri arasındaydı. BDU Başkanı Dr. Musa Karademir, “ Dijital Para ve Finans Güvenliği ” konusunda bir sunum yaptı.
Aynı şekilde BDU Kurucu Yönetim Kurulu Üyeleri; Doç. Dr. Aslıhan Nakiboğlu; “ Kripto Para Kullanımına Yönelik KOBİ Yöneticilerinin Görüşlerinin İncelenmesi: Niğde TSO Üyeleri üzerine Bir Araştırma, ” Doktorant Mehmet Nuri Kaynar; “ Kamu Güvenliği çerçevesinde Değişen Paradigmalar ve Güvenli Eğitim Ortamı, ” Doktorant Ayşe Kaşıkırık; “ Pandemi ve Savaş Gölgesinde Gıdaya Erişim Hakkı, ” Öğretim Görevlisi Güney Ferhat Batı; “ Aliya İzzetbegoviç’in Yugoslavya Politikası ve Avrupa’nın Güvenliği’nde Bosna-Hersek’in Stratejik Önemi “ başlıklarında birer sunum gerçekleştirdiler.
Fenerbahçe Üniversitesinden Doçent Dr. Tuba Eldem,”Rusya-Ukrayna Savaşı Ve Avrasya’da Üçüncü Bir Güç Olarak Orta Koridorun Yükselişi” Başlıklı sunu özeti
“Orta Asya, Kafkaslar ve Türkiye ekonomilerini potansiyel olarak değiştirecek olan Orta Koridor’un gelişimi, şimdiye kadar Avrupa Birliği'nden gelen talep yönlü itici güçlerin eksikliği nedeniyle sekteye uğramıştır. 24 Şubat 2022’de Rusya'nın Ukrayna'ya işgalinin doğurduğu önemli jeopolitik sonuçlardan biri Türkiye, Kafkaslar ve Orta Asya boyunca uzanan Orta Koridor'un hem ekonomik bir bölge hem de Çin-Avrupa bağlantısı için giderek daha çekici bir alternatif rota haline gelmesi olmuştur. Rusya'nın Ukrayna işgali sonrasında ağır yaptırımlara tabii olan Rusya ve Beyaz Rusya topraklarından geçen Kuzey Koridor üzerindeki Avrupa ve Çin arasındaki kara ve tren yolu kargo taşımacılığı aksamıştır. Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'nin en büyük başarısı olarak kabul edilen Yeni Avrasya Kara Köprüsü (Çin, Kazakistan, Rusya, Beyaz Rusya, Polonya, Almanya) boyunca Çin-AB sevkiyatları, Rus işgalinden bu yana yüzde kırk azalmıştır. Bu kesintilerin Orta Koridor’un kargo hacmini bu yıl 2021’e göre altı kat arttırması beklenmektedir.
Orta Koridorun yükselen potansiyeli, Orta Asya ve Güney Kafkasya'da Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Rotası boyunca bölgesel entegrasyon çabalarını Rusya ve İran aleyhine geliştirmektedir. Çin'in arz yönlü politikası Orta Koridor’un büyümesine imkan tanırken, Avrupa’daki enerji krizi, en agresif fosil yakıt karşıtı politikalardan bazılarının yeniden gözden geçirilmesine ve yumuşatılmasına yol açarak, Avrupa’nın potansiyel enerji kaynağı, küresel ulaşım ve lojistiğin bir parçası ve uzun vadede üretim ve ticaret ortağı olarak ilgisini Orta Asya ve Kafkaslara yöneltmiştir. Trans-Avrupa enerji, lojistik ve ulaşım ağları için yüksek jeostratejık çekim potansiyeline rağmen Türkiye henüz kayda değer akış veya yatırımı kendine çekememiştir. Trans-Sibirya demiryolu üzerinde büyük ölçüde aksayan Çin-Avrupa taşımacılığını kendine çekememesinin nedeni, Çin ve Almanya'yı Orta Koridor üzerinden bağlamak için mevcut tercih edilen seçeneğin, İstanbul yerine Poti (Gürcistan) ve Köstence (Romanya) limanları üzerinden Karadeniz deniz taşımacılığı yoluyla olmasıdır. Almanya'nın Asya-Avrupa demiryolu taşımacılığı için en büyük varış noktası olması nedeniyle, Alman akışını çekme yeteneği Türkiye’nin ulaşım ve lojistik ağ merkezi olabilmesi için kritik önem taşımaktadır. Orta Koridor’un uzun vadeli başarısı ise piyasa güvenini yeniden kazanılmasına, altyapının iyileştirilmesine ve kolaylaştırılmış gümrük prosedürleri gibi daha koordineli çok taraflı işbirliğine dayanmaktadır.”
Elazığ Fırat Üniversitesinden Doç. Dr. M. Tuncay Gençoğlu sunusunda ilginç siber örgütlerin oluşturulmasını sundu.
“ Artık bir çok ülke Siber komutanlık, siber ordu yada Siber Uzay savunma gücü adıyla ordular kuruyor. Şu an itibariyle 40’tan fazla devlet bir tür askeri siber komutanlık kurdu ve en az bir düzine devletde kurmayı planlıyor. ABD, İngiltere, Çin, Rusya, İsrail, İran, Kuzey Kore, Güney Kore, Japonya, Hindistan, Kanada, Almanya Siber ordusu olan ülkeler. Geçtiğimiz günlerde bunlara Polonya’da eklendi (Siber Uzay Savunma Gücü adıyla düzenli bir ordu kurulduğu deklere edildi). Bunların hepsinin başında bir orgeneral yada korgeneral var.
Türkiye’de Siber Savunma Komutanlığı adıyla bir birimimiz var ancak bu birim Genel kurmayın ve TSK’nın bilgi sistemlerini korumak amaçlı görev yapıyor, görev tanımıda zaten bu minvalde.
“Siber Uzay Savunma Gücü” Siber güvenlik komutanlığı bağımsız bir komutanlık olarak kurulmalıdır.
Bir muhabere taburu ofansif siber kuvvet olarak yapılandırılmalı ve bu yapının temel amaçları ise; Operasyon, Savunma, Saldırı, Sızma şeklinde olmalıdır.
“Bilim süvarileri” adıyla profesyonel programcı ve kodlayıcılardan oluşan, kimlikleri gizli, sürekli klavye başında olan, bir çok alanda faaliyet gösteren, sıcak bölgelerde ve siber savaşlarda görev yapabilecek olan gizli bir Ordu kurulmalıdır. Bu Ordu, gerçek zamanlı siber istihbarat elde etmek için büyük veri analitiğini kullanarak verilerin otomatik olarak işlenmesini sağlayan teknolojiler geliştirmeli ve kullanmalıdır.
“Siber Güvenlik Bakanlığı” kurulmalıdır. Yada başka bakanlıklarla birleştirilebilir. (İçişleri ve Siber Güvenlik Bakanlığı)
Dış işleri bakanlığı içerisinde bir “Siber Büyükelçilik” kurulmalıdır. Siber krizlerin diplomasi yoluyla çözülmesi amacıyla çalışacak siber vatanın korunmasında diplomasi işletecek bir birim. Devletler siber dış politikalara dair ofisler kurup başlarına bir büyükelçi atıyor. Uluslararası ilişkilerin siber boyutunun önemini kavrayan gelişmiş devletler bu tarz birimler açarak olası siber krizleri diplomasi yoluyla çözmeyi hedefliyor. ABD’ nin ilk siber büyükelçisi Nathaniel Fick oldu. Dışişleri bakanlığı bünyesinde açılan Siber Uzay ve Dijital Politika bürosuna başkanlık edecek Fick, ABD’nin Siber Uzay ve Dijital teknolojiler konusundaki dış politikasını yönetecek.”şeklinde sunusunda olması gereken birimleri dile getirdi.
Siber güvenlik, tüm veri kategorilerini hırsızlık ve hasardan koruduğu için önemlidir. Buna hassas veriler, kişisel olarak tanımlanabilir bilgiler, korunan sağlık bilgileri , kişisel bilgiler, fikri mülkiyet, veriler ve hükümet ve sektör bilgi sistemleri dahildir.
Hassas verileri ve kişisel bilgileri depolamak için küresel bağlantı ve bulut hizmetlerinin kullanımı nedeniyle hem doğal risk hem de artık risk artıyor.
İş liderleri artık yalnızca virüsten koruma yazılımı ve güvenlik duvarları gibi kullanıma hazır siber güvenlik çözümlerine güvenemez, siber suçlular giderek daha akıllı hale geliyor ve taktikleri geleneksel siber savunmalara karşı daha dayanıklı hale geliyor. İyi korunmak için siber güvenliğin tüm alanlarını kapsamak önemlidir .
Siber tehditler, kuruluşunuzun herhangi bir seviyesinden gelebilir. İşyerleri, personeli sosyal mühendislik dolandırıcılıkları, kimlik avı , fidye yazılımı saldırıları ve fikri mülkiyeti veya kişisel verileri çalmak için tasarlanmış diğer kötü amaçlı yazılımlar gibi yaygın siber tehditler hakkında eğitmek için siber güvenlik bilinci eğitimi içermelidir.
Siber güvenliğin önemi artıyor. Siber Suçlar Neden Artıyor?
Bilgi hırsızlığı, siber suçların en pahalı ve en hızlı büyüyen bölümüdür. Büyük ölçüde, kimlik bilgilerinin bulut hizmetleri aracılığıyla web'e artan şekilde maruz kalmasından kaynaklanmaktadır.
Ama tek hedef bu değil. Elektrik şebekelerini ve diğer altyapıyı yöneten endüstriyel kontroller bozulabilir veya yok edilebilir. Kimlik hırsızlığı tek amaç değildir, siber saldırılar bir kuruluşta veya hükümette güvensizlik yaratmak için veri bütünlüğünü tehlikeye atmayı verileri yok etmeyi veya değiştirmeyi hedefleyebilir.
yilmazparlar@yahoo.com
29 Ekim 2022 Cumartesi
ATF22, Antalya Turizm Fuarı -Yılmaz Parlar
ATF22 , Antalya Turizm Fuarı
Antalya Turizm Fuarında Protokoldan Turizm için Neler Söylendi
GMT Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Meral, “Amacımız Avrupa’nın en verimli fuarlarından biri olmak”
AKTOB Başkanı Erkan Yağcı, “Bizim sektörümüz çok paydaşlı bir sektör, hepimizin ortak paydası turizm. Ülkemizin geleceği için stratejik sektör olarak ilan edilen turizm için hep birlikte çalışıyoruz.”
TURSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, “Turiste müşteri yerine misafir diyen bir sektörüz. Türk turizminin başarısının altındaki en önemli unsur budur.”
ATSO Başkanı Ali Bahar, “Turizm, istihdamın 4 kişiden birini sağlayan değerli bir sektör. Alternatif turizmin geliştirilmesi ve şehrin katma değer sağlaması.”
Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Gürbüz, “Antalya'mız 700 bin yatak kapasitesiyle ülkemizde gerçekleşen toplam geceleme sayısının yarısını karşılamaktadır. Dünyanın en fazla mavi bayrağına sahip kentidir.”
Antalya Valisi Ersin Yazıcı, “Antalya çiftçisinden, otelcisine, küçük esnafından, iş adamına kadar turizmi ve önemini bilen, ülkeye sağladığı katma değeri bilen 2 milyon 650 bin kişiden oluşuyor.”
K.K.T.C Turizm Bakanı Fikri Ataoğlu, “Kuzey Kıbrıs’ın tarihi ve turistik özellikleriyle birçok ülke insanının dikkatini çekmektedir.”
Bu yıl “Bisiklet Turizmi” temasıyla ANFAŞ Fuar ve Kongre Merkezi’nde GMT Fuarcılık tarafından 4’üncü kez düzenlenen Antalya Turizm Fuarı ziyaretçilerine kapılarını açtı. Yurtiçi ve yurtdışından 2.000’e yakın acentenin katılım sağlayacağı ve 27-28 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan Antalya Turizm Fuarı açılış törenine Vali Ersin Yazıcı’nın yanı sıra KKTC Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Gürbüz, ATSO Başkanı Ali Bahar, AKTOB Başkanı Erkan Yağcı, TUROFED Başkanı Sururi Çorabatır, TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, GM Center&GMT Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Meral ve çok sayıda sektör paydaşı katıldı.
Açılış Konuşmalarında özetle; Selçuk Meral, “Bu konuşmayı 4. kez yapabilme fırsatına erişmiş olmak büyük bir mutluluk. Son 4 senede dünya olarak, insanlık olarak ve tabii turizm sektörü olarak çok büyük zorluklar yaşadık. Bunun sonucunda turizmcinin genlerinde taşıdığı mücadeleci ruh bizde de Antalya Turizm Fuarı olarak ortaya çıktı. Amacımız Avrupa’nın en verimli fuarlarından biri olmak verdiğiniz destek için teşekkür ederiz.” dedi.
AKTOB Başkanı Erkan Yağcı, “Heyecanlı bir gün yaşıyoruz. Antalya ve Türkiye turizmi çok zor 3 yılı geride bıraktı. Bu sene işlerimizin normalleştiği 2019’a yaklaştığımız bir yıl oldu. Bizim sektörümüz çok paydaşlı bir sektör, hepimizin ortak paydası turizm. Ülkemizin geleceği için stratejik sektör olarak ilan edilen turizm için hep birlikte çalışıyoruz. Bazen kendi aramızda sorunlarımız olabilir ama ortak konuşma ve çözüm bulma bu dönemde en önemli şeylerden. Turizm ne kadar iyi olursa bizler de o kadar iyi oluyoruz.”
TURSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, “Sadece Türkiye’nin değil dünyanın en önemli destinasyonlarından biri olan Antalya’da gerçekleşen bu fuarda sizlerle olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Zorlu süreçlerin ardından turizm sektörünün düştüğü yerden ayağa kalkarak koşmaya başladığı bir dönemdeyiz. Turiste müşteri yerine misafir diyen bir sektörüz. Türk turizminin başarısının altındaki en önemli unsur budur. 2022 yılıyla ilgili büyük bir başarı hikayesi anlatılıyor. Bazı sayılar 2019 yılını geçti. Büyük bir kısmıyla bu rakamları yakaladık. Türk turizminin potansiyel olarak çok daha büyük başarılar yakalayacağını biliyoruz. Gerçek başarı için daha çok çalışmamız gerektiğini düşünüyorum. Antalya Turizm Fuarında olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.”
ATSO Başkanı Ali Bahar, “Çok değerli turizmcilerimiz burada, burada turizmin nasıl geliştiğini kimlerle geliştiğini görüyoruz. Antalya çok değerli bir şehir. Pandemiden sonra bunun etkisini çok daha belirgin bir şekilde gördük. Koltuğumuza oturalı 15 gün oldu ve benim 4’üncü etkinlik konuşmam bu. Turizm, istihdamın 4 kişiden birini sağlayan değerli bir sektör. Sürekli söylenen bir cümle var, “Alternatif turizmin geliştirilmesi ve şehrin katma değer sağlaması.” Bu konuda gelişmeliyiz. ATSO olarak gerekeni yapacağız. Bizim amacımız bundan sonra entegre projelerle karşınıza çıkmak.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek adına Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Gürbüz, “Antalyamız 700 bin yatak kapasitesiyle ülkemizde gerçekleşen toplam geceleme sayısının yarısını karşılamaktadır. Dünyanın en fazla mavi bayrağına sahip kentidir. Bu yılın tam bir geri dönüş yaşandı. 12 bin 467 yabancı misafirimiz geldi. Turizmin sorunlarını çok iyi biliyoruz. Özellikle altyapı, deniz yolları ve arıtma tesislerinin yapılması bu sorunların başındadır.”
Antalya Valisi Ersin Yazıcı, “ Yurt dışından gelen tüm katılımcılara dünyanın en güzel yerine hoş geldiniz diyorum. Bu şehir çiftçisinden, otelcisine, küçük esnafından, iş adamına kadar turizmi ve önemini bilen, ülkeye sağladığı katma değeri bilen 2 milyon 650 bin kişiden oluşuyor. Türk turizmine ve bütçesine şehir olarak katkı sağlamak için, dünyada sunulan turizm hizmetinin en kalitelisini sunarak şehrimize ve ülkemize katkı sağlamaya devam ediyoruz. 2022 yılını güzel geçirdik. Dün itibariyle gelen 12 milyon 545 bin kişi var 15 milyonu inşallah geçeceğiz. Biz kaliteden ödün vermeden, hizmet etmeye devam edeceğiz.”
K.K.T.C Turizm Bakanı Fikri Ataoğlu, “Kuzey Kıbrıs olarak pek çok ülke gibi turizm ürünlerimizi çeşitlendirmek için çalışıyoruz. Kuzey Kıbrıs’ın yıllık döviz gelirlerinin yarısından fazlasının turizmle olduğunu düşündüğümüz zaman turizm, şüphesiz ki Kuzey Kıbrıs’ın lokomotif sektörüdür.
30 bine yakın yatak kapasitemizin iki katına çıkarılması için yaptığımız çalışmalar sonucunda bunları yatırımcıların huzuruna sunup onların davetinin yapılmasıyla ilgili çalışmaları yürüteceğiz.
12 ay turizminin hareket edebilmesiyle ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Kış turizmi hem ülke ekonomisine hem de ülke turizmine büyük bir katma değer sağlıyor. Kuzey Kıbrıs’ın tarihi ve turistik özellikleriyle birçok ülke insanının dikkatini çekmektedir. Bu yıl verilere baktığımız zaman bizim de 2019 verilerine yaklaştığımızı görüyoruz ve mutlu oluyoruz. Bu yıl, 2019 verilerinin sayılarını daha da ileri taşımak istiyoruz.
Önümüzdeki sene daha verimli bir sezon geçireceğimizden hiç şüphem yok. Yeni havalimanımızın açılmasıyla büyük gövdeli uçakların gelmesi ve ulaşım maliyetlerinin daha da düşmesi arzu ettiğimiz bir çalışmadır. Önümüzdeki birkaç ay içerisinde havalimanımızın açılmasını hedeflerimizin arasına koyduğumuzu söylemek istiyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ilgili çalışmalarla bizlere her zaman destek oluyor. Bugün film tanıtımlarının ilk günü, sizlerle de paylaşmak istediğimi belirtmek istiyorum. K.K.T.C. gerçekten anlatılmakla bitmiyor, gelip bir dokunuş yapmanız lazım.”
Konuşmalar sonrası Protokol fuar alanını gezdi. Bilgiler aldı.
yilmazparlar@yahoo.com
12 Ekim 2022 Çarşamba
4. Uluslararası Afyonkarahisar Gastronomi Festivali-Yılmaz Parlar
Gastro Afyon Fest Nasıl Geçti ?
4. Afyon Gastronomi Festivali hedeflenen amacına ulaştı mı ?
Yaratıcı ekonomide gastronomi nasıl bir rol oynuyor. ?
Restoranlar, kafeler, barlar vs. veya küçük üreticiler olsun, her zamanki hacim ve hızda çalışma fırsatından mahrum. Bu nedenle, şehirdeki gastronomi ile ilgili yerlerin ayağa kalkmasına, üretime başlamasına, bir çalışana ödeme yapmasına veya başka birini istihdam etmesine yardımcı olabilecek kapsayıcı projeler dahil Türk mutfağını hak etdiği platforma taşımaya destek olmayı hedefleyen belediyelerimiz, Festivaller düzenlemektedirler.
Türk mutfağı, Dünyanın üç büyük mutfağından biri olduğu söylenir.
Dünya ülkelerine pek çok harika Türk Mutfağını, Türk restoranları dahil etmek girişiminde bulunan, otantik Türk malzemeleri ve pişirme yöntemlerini, tanıtmayı amaçlayan belediyelerimizden Afyonkarahisar Gastronomi Festivalinin 4.ünü düzenledi.
Afyonkarahisar, Motor Sporları Merkezindeki 7.8.9 Ekim 2022 tarihlerinde gerçekleşen festival bir şehre turizmi çekmek için kapsamlımıydı?
Gelenekler bir toplumu oluşturan önemli unsurlardır. Kültürel mirasımız, alışkanlıklarımız, bilgimiz ve davranışlarımız onlara özel önem verdiğimiz için değişmez. Yüzyıllar geçmesine rağmen aynı kalma sebebi geleneklerimizdendir. Bunları tanıtdığımız zamanda markalaşırız.
Turizm ve gastronomi arasındaki bağlantı çok güçlüdür. Turistler seyahat ederken biyolojik ihtiyaçlarını karşılamak için sadece yemek zorunda olmakla kalmaz, gastronomi de turistlerin deneyim kalitesine katkıda bulunur, böylece genel seyahat deneyimine damgasını vurabilir.
SWOT analizi yaptığımızda ma Varlıkları Tanımlama tanıtma, topluluğun benzersiz unsurlarını belirlemeye yardımcı olması için sekiz farklı varlık alanı listesini bir kılavuz olarak ele alındığında; mimari, sanat, ticaret, mutfak, gelenekler, coğrafya, tarih ve insanlar. Ön plandadır.
İnsanlar kısmı "Bizim Mutfağımızda önce, İnsan Pişer" sözüyle çok yerinde ifade ediyor.
“Bizim mutfağımızda önce, İnsan Pişer” temasıyla, Afyonkarahisar Valiliği koordinasyonunda Afyonkarahisar Belediyesi tarafından Profesyonel Aşçılar Derneği TÜRSAB ve pek çok kurumun paydaşlığında organize edilen 4. Uluslararası Afyonkarahisar Gastronomi Festivalinde protokol konuşmalarında “Bizim mutfağımızda önce, İnsan Pişer” sık sık tekrarlanan sözüyle insanın olgunlaşması mükemmel bir çizgide olmasının altı çizildi. Bizin Afyon İnsanımız mükemmeldir dolayısıyla yemeklerimizde mükemmeldir algısı yaratıldı. Lezzeti yemeğin yolu kaliteli malzemeden geçtiği ele alındığında bizde kalite ön plandadır vurgulandı.
Festival Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Vali Kübra Güran Yiğitbaşı, Belediye Başkanı Mehmet Zeybek, Afyonkarahisar protokolünün öncülüğünde kortej yürüyüşü ile başladı.
Afyonkarahisar Belediye Başkanı Mehmet Zeybek, Açılış konuşmasında özetle Afyon’un 2019 yılında UNESCO tarafından tescillenen Gastronomi şehri olduğunu söyledi
Zeybek “600’ün üzerinde yöresel lezzetimiz var. 32 ürün tescillendi, 31 ürünümüzün de tescili için başvuru yapıldı. 99 ürünümüzün tescil almasını hedefliyoruz. Engelsiz Gastronomi Mutfağı ve Terapi Merkezimizi tamamlayarak önümüzdeki günlerde hizmete sunacağız ” dedi
Vali Kübra Güran Yiğitbaşı, “ Afyonkarahisar yalnızca yolların kesiştiği bir lokasyon olmaktan öte, tarihin, hafızanın, kültürün, sanatın ve lezzetin buluştuğu bir kültür merkezidir. Friglerden Osmanlı’ya, Milli Mücadeleden Cumhuriyet tarihine kadar coğrafyamızın ve tarihimizin dönüm noktalarına ev sahipliği yapmış; ülke ekonomisine önemli kalemlerde katkılar sunmuş ve Anadolu’nun kültürel değerlerinin yaşatılmasında öncü roller üstlenmiş dinamik bir şehirdir.” demekle şehri varlıkları tanıtan unsurları (mimari, sanat, ticaret, mutfak, gelenekler, coğrafya, tarih ve insanlar ) özetledi.
Festival her türlü gastronomi etkinliklerle ve tarihi kültürel yerlerin müzelerin ören yerlerin gezilmesiyle bütünlük kazandı. Şehir yönetimi önemli destinasyon şehirlerimizden biri olması için başarılı festival gerçekleştirdi.
yilmazparlar@yahoo.com
%20zirvesi,.png)
















