Türkiye-Japonya Diplomatik İlişkilerin 100. Yılında Tarihi Anlar
Japonya'nın Deniz Kuvvetleri Eğitim Filosunun İstanbul'a Ziyareti
Japonya Deniz Öz Savunma Kuvvetleri (JMSDF) ait “Kashima” ve “Shimakaze” eğitim gemileri, 9 Ağustos 2024 Cuma günü İstanbul’daki Sarayburnu Limanı'na demirledi. Bu ziyaret, Japonya ve Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılını kutlamak ve iki ülke arasındaki dostluğu pekiştirmek amacıyla gerçekleştirildi.
İki Ülkenin Komutanları Bir Arada
Gemilerin İstanbul’a gelişi, başta Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yetkilileri olmak üzere birçok davetlinin katılımıyla gerçekleşti.
Denizaşırı Eğitim Seferleri, Japonya Deniz Öz Savunma Kuvvetleri Subay Aday Okulu'ndan mezun olan stajyer subaylara uzun süreli deniz yaşamı ve çeşitli eğitim programları aracılığıyla gerekli bilgi ve becerileri kazandırmayı amaçlıyor. Ayrıca bu seferler, uluslararası bakış açısına sahip genç subaylar yetiştirmeyi ve ziyaret edilen ülkelerle dostluk ve iyi niyeti teşvik etmeyi hedeflemektedir. 1957 yılından bu yana her yıl düzenlenen bu seferler, bu yıl 68. kez gerçekleşmektedir. Bu seferle birlikte Japonya Deniz Öz Savunma Kuvvetleri, 15 yıl aradan sonra sekizinci kez İstanbul’a demir atmış oldular.
Bu ziyaret, yalnızca bir eğitim programı olmanın ötesinde, iki ülke arasındaki diplomatik ve kültürel ilişkilerin ne kadar köklü olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir.
Japonya' nın Deniz Kuvvetleri Eğitim Filosu İstanbul'da
Japonya Deniz Öz Savunma Kuvvetleri'ne (JMSDF) ait iki önemli gemi olan KASHIMA ve SHIMAKAZE, 9 Ağustos 2024 tarihinde İstanbul'a anlamlı bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaret, Türkiye ile Japonya arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılı kapsamında gerçekleştirilen etkinliklerin en önemlilerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Eğitim ve Diplomasi Bir Arada
Japonya Deniz Harp Okulu öğrencilerinin açık deniz eğitim seyri kapsamında düzenlenen bu ziyaret, sadece bir diplomatik jest olmanın ötesinde, öğrencilere denizcilik becerilerini geliştirme ve uluslararası deneyim kazandırma amacı da taşıyor. Öğrenciler, gerçek deniz koşullarında uygulamalı eğitim alarak geleceğin deniz subayları olarak yetişiyor.
Denizaşırı Eğitim Seferleri'nin iki temel amacı, genç subaylara uygulamalı eğitim vermek ve ziyaret edilen limanlarda uluslararası iyi niyetin teşvik edilmesini sağlamaktır. Bu yılki seferde, Japonya ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin yüzüncü yıl dönümü onurlandırılıyor. İstanbul ziyareti sırasında, gemiler basın kuruluşlarına yönelik turlar düzenleyecek, halka açılacak ve Japon savunma sanatları ile bando gösterileri sergilendi.
İstanbul'un Misafirperverliği
İstanbul Boğazı'nın eşsiz manzarası eşliğinde gerçekleşen bu liman ziyareti, Japonya Deniz Harp Okulu öğrencileri için unutulmaz bir deneyim oldu. Türk yetkililer tarafından büyük bir misafirperverlikle karşılanan Japon denizciler, İstanbul'un tarihi ve kültürel zenginlikleriyle de tanışma fırsatı buldular.
Basın Mensupları Gemi Turu Yaptı
Ziyaretin önemli anlarından biri, basın mensuplarına KASHIMA ve SHIMAKAZE gemilerinin gezdirilmesi oldu. Bu özel tur sırasında, gemilerin teknolojik donanımları ve mürettebatın denizcilik kabiliyetleri hakkında bilgi verildi. Basın mensupları, Japon denizcilik kültürünü ve gemilerin özelliklerini yakından tanıma fırsatı buldu.
Verilen Bilgilere göre;
Yaklaşık 370 kişilik kapasiteye sahip JS KASHIMA (TV-3508), JMSDF’ye ait bir eğitim gemisidir. Gemi üzerinde hafif silahlar, savunma sistemleri, modern radar ve iletişim sistemleri, sınıflar, simülatörler ve uygulama alanları bulunmaktadır. Yaklaşık 4.050 ton ağırlığındaki gemi, eğitim seferleri sırasında çeşitli uluslararası limanları ziyaret eder ve öğrencilere farklı kültürler ve denizcilik uygulamaları hakkında bilgi edinme fırsatı sunmaktadır.
JS SHIMAKAZE (TV-3521), Esas olarak hava savunma ve denizaltı savunma görevleri için tasarlanmıştır. Modern silah sistemleri ve radar ekipmanları ile etkili bir savunma platformu olan gemi, aynı zamanda eğitim amacıyla da kullanılır. Gemi, öğrencilere denizcilik, navigasyon ve muharebe operasyonları konularında pratik deneyim kazandırır. Gemide Mk 41 VLS füze fırlatma sistemi, RIM-66 Standard yüzeyden havaya füzeler, ASROC denizaltı savunma füzeleri, 76 mm Oto Melara deniz topu ve Phalanx CIWS yakın savunma silah sistemi bulunmaktadır. Eğitim seferleri, öğrencilerin denizcilik ve savaş becerilerini geliştirmelerine olanak tanımaktadır.
JMSDF’nin 1954’teki kuruluşuyla birlikte faaliyete geçen Deniz Harp Okulu, subay adaylarına denizcilik, navigasyon, silah sistemleri, deniz hukuku ve liderlik gibi temel konularda yoğun bir eğitim programı sunmaktadır. Uygulamalı denizcilik eğitimi, uluslararası sularda gerçek deniz koşullarında gerçekleştirilir. Bu eğitimler sırasında öğrenciler, çeşitli uluslararası limanları ziyaret eder ve farklı denizcilik kültürleri hakkında bilgi edinirler.
Öğrencilere Uygulamalı Eğitim Fırsatı
Açık deniz eğitimleri, Japonya Deniz Harp Okulu öğrencilerine denizcilik becerilerini pekiştirme ve uluslararası sularda deneyim kazanma fırsatı sunuyor. Bu tür eğitimler, deniz subaylarının gerçek deniz koşullarında pratik yapmalarını sağlayarak onları gelecekteki görevlerine en iyi şekilde hazırlıyor.
100 Yıllık Dostluğun Simgesi
Türkiye ve Japonya arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılı, bu tür etkinliklerle taçlandırılıyor. İstanbul'a yapılan bu liman ziyareti, iki ülke arasındaki dostluğun ve iş birliğinin ne kadar derin olduğunu gösteriyor. Bu ziyaret, aynı zamanda gelecekteki ilişkilerin daha da güçleneceğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Gemi Komutanlarından Dostluk Mesajları
Ziyaret sırasında Japon ve Türk komutanlar arasında yapılan görüşmelerde, iki ülke arasındaki askeri iş birliğinin artırılması yönünde olumlu mesajlar verildi. Her iki taraf da, bu tür etkinliklerin ülkeler arasındaki dostluk bağlarını güçlendirdiğini vurguladı.
Kültürel Değişim ve Öğrenci Deneyimleri
Japon deniz öğrencileri, İstanbul'daki ziyaretleri sırasında Türk kültürünü yakından tanıma fırsatı buldular. Bu tür kültürel değişim programları, deniz subaylarının dünya genelinde farklı kültürleri tanıyarak daha geniş bir perspektif kazanmalarına olanak tanıyor.
Gelecekteki İş Birlikleri İçin Temel
Bu tarihi liman ziyareti, Türkiye ve Japonya arasındaki gelecekteki iş birliklerinin temelini oluşturuyor. Her iki ülke de, bu tür etkinliklerle aralarındaki bağları daha da güçlendirmeyi hedefliyor. İstanbul'da atılan bu dostluk adımları, gelecekteki ortak projelerin habercisi niteliğinde.
Türkiye-Japonya Kültürel İlişkilerinin 100. Yılı Anısına Beşiktaş'ta Renkli Gösteriler
Etkinliklerin başında, Japon geleneksel müziğinin vazgeçilmez bir öğesi olan davul gösterisi yer aldı. Rengarenk kostümleri İçindeki Japon sanatçıların, ustalıkla çaldığı Taiko davulları, hem görsel hem de işitsel bir şölen sunarak izleyicileri adeta büyüledi.
Davulların güçlü ritmi, meydanda bulunan güçlün coşkusunu arttırarak, onun yaşının insanının kendine hayranlığını bıraktı.
İlerleyen, Türk ve Japon deniz kuvvetleri bando ekipleri sahne aldı. İki ülkedeki askeri bandolarının çaldığı kültür marşları, mevcuta iki arasındaki dostluk bağını bir kez daha hatırlattı.
Onun iki bandosu, sergiledikleri performanslarla yaptıklarıyla adeta tarihi bir yolculuk yaptırdı. Bando gösterileri, bayraklarla dolu meydanda, milli duygularla beraber uluslararası iş birliğinin ve dostluğun simgesi oldu.
Etkinlikte Japon kültürünün önemli sembollerinden biri olan ninja ve shogun gösterileri de yer aldı. Bu gösteriler, geleneksel dövüş sanatlarını başarıyla sergileyen ustalar tarafından yapıldı.
Uzun kıyafetleri ve etkileyici dönüş hareketleriyle dikkat çeken ninjalar, etkinliklere inanılmaz anlar yaşattı.
Güçlü ve disiplinli şogun gösterileri ise tarih meraklıları için benzersiz bir deneyim sundu.
Meydanı dolduran kalabalık, etkinlik boyunca Japonya'da çeşitli atölye seçeneklerine katılma fırsatı buldu. Origami, kaligrafi ve Japon çay seremonisi gibi geleneksel sanatlardan örnekler, mevcuta pratik bilgi ve deneyim kazandırmayı amaçladı.
Bu kültürel alışverişin ve verimliliğin arttığını vurguladı.
Beşiktaş'ta düzenlenen bu etkinlik, yalnızca kültürel açıdan değil, aynı zamanda iki ülke arasındaki dostluğun pekişmesine de katkı sağladı. Türkiye ve Japonya arasındaki ilişkilerin 100. yılı, sadece anılmakla birlikte sunulmak, değişen işbirliklerinin de temellerini attı.
Beşiktaş Deniz Müzesi Meydanı'nda yaşanan bu coşkulu etkinlik, kültürel çeşitliliği kutlamanın ve dostluğu pekiştirmenin en güzel örneklerinden biri olarak hafızalarda yer alacak. Türkiye-Japonya kültürel ilişkilerinin bu önemli parçalanması, sanat, müzik ve kültürel etkileşimler, iki ulusun kalplerinde güçlü bağlar oluşturuldu.
9 Ağustos 2024 Cuma
JAECOO 7 Türkiye Pazarına Giriş Yaptı-Yılmaz Parlar
JAECOO 7 Türkiye Pazarına Giriş Yaptı
İlk Üst Düzey Arazi SUV Modeli Beykoz Kundura Fabrikasında Tanıtıldı
JAECOO, Türkiye pazarına giriş yaparak off-road yetenekleriyle dikkat çeken ilk üst düzey arazi SUV modeli JAECOO 7'yi tanıttı. Lansman, İstanbul'un tarihi mekanlarından biri olan Beykoz Kundura Fabrikası'nda gerçekleştirildi. Aracın güçlü performansı, etkileyici tasarımı ve yenilikçi özellikleri, lansmanda katılımcıların büyük beğenisini kazandı.
Off-Road Tutkunlarına Yeni Bir Seçenek: JAECOO 7
JAECOO 7, zorlu arazi koşullarında üstün performans sergilemek üzere tasarlandı. Lansmanda, aracın off-road özellikleri ve dayanıklılığı ön plana çıkarıldı. Gelişmiş dört çeker sistemi, yüksek tork üreten motoru ve yerden yüksek yapısıyla dikkat çeken JAECOO 7, engebeli arazilerde güvenli ve konforlu bir sürüş vadediyor.
Tasarım ve Teknoloji Bir Arada
JAECOO 7’nin tasarımı, modern çizgilerle klasik SUV estetiğini birleştiriyor. Şık ve kaslı dış görünüşü, aracın sağlam yapısını vurgularken, iç mekandaki lüks detaylar ve ileri teknoloji donanımları sürücülere premium bir deneyim sunuyor. Araçta yer alan geniş dokunmatik ekran, gelişmiş navigasyon sistemi ve akıllı sürüş asistanları, JAECOO 7'yi teknolojiyle donatılmış bir off-road aracı haline getiriyor.
Güçlü ve estetik tasarımıyla segmentinin iddialı modellerinden biri olmayı hedefleyen JAECOO, çeşitli yol koşullarına adapte olabilen ve kum, çamur gibi farklı arazi sürüş modlarına geçiş yapabilen ARDIS- Tüm Zeminlerde Akıllı Sürüş Sistemi ile donatılmış durumda. Bu sistem, JAECOO 7’nin yedi farklı sürüş modunda güvenle ilerlemesine olanak tanıyor.
Lansman: Tarihi Bir Atmosferde Modern Bir Araç
Beykoz Kundura Fabrikası'nda düzenlenen lansman, hem mekanın tarihi dokusuyla hem de JAECOO 7'nin modern teknolojisiyle dikkat çekti. Etkinliğe katılan sektör temsilcileri, basın mensupları ve otomobil meraklıları, JAECOO 7'nin özelliklerini yakından inceleme fırsatı buldu. Lansmanda yapılan test sürüşleri, aracın zorlu arazi koşullarındaki performansını gözler önüne serdi.
JAECOO 7, Türk Pazarında Büyük İlgi Görüyor
JAECOO, JAECOO 7 modelinin Türkiye’de büyük bir ilgi göreceğini ve özellikle off-road tutkunlarının yeni favorisi olacağını öngörüyor. Türkiye pazarı için özel olarak geliştirilen kampanyalarla satışa sunulan JAECOO 7, hem şehir içi sürüşlerde hem de zorlu arazi koşullarında üstün performans sunmaya hazırlanıyor.
JAECOO 7, küresel 5 yıldızlı güvenlik standartlarına uygun olarak üretilmiş olup, yenilikçi enerji emici gövde tasarımı, yüksek dayanımlı çelik kullanımı ve gelişmiş ADAS sistemleriyle dikkat çekiyor. Araç, 14.8 inç ultra büyük bilgi-eğlence sistemi ve W-HUD baş üstü gösterge ile donatılmış olup, kullanıcılara kapsamlı ve çok yönlü güvenlik sunuyor.
JAECOO 7, yüzde 20’den yüzde 80 oranına ulaşması için sadece 40 dakika gerektiren 50W kablosuz hızlı şarj özelliğiyle donatılmıştır. Bu özellik, arazi maceraları sırasında telefonun pil ömrüyle ilgili endişeleri hafifletmeyi amaçlıyor.
Lansman sonrası konuşan JAECOO yetkilileri, Türkiye'nin büyüyen otomotiv pazarında iddialı bir yer edinmeyi hedeflediklerini belirtti. JAECOO 7'nin Türk kullanıcıların beğenisini kazanacağına inandıklarını ifade etdiler.
JAECOO 7’nin fiyatı Revive 4x2 modeli için 1 milyon 920 bin TL, Evolve 4x4 modeli için ise 2 milyon 90 bin TL olarak açıklandı.
yilmazparlar@yahoo.com
İTO Ağustos 2024 Meclis Toplantısı-Yılmaz Parlar
İTO Ağustos 2024 Meclis Toplantısı
İTO Başkanı Avdagiç’ten KOBİ’lere Kredi Sınırlamasının Gözden Geçirilmesi Çağrısı
“Finansal Sıkılaşma Dayanıklılığı Zedelememeli”
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç’in Ağustos 2024 Meclis Toplantısı Krizlerin Gölgesinde Türkiye’nin Ekonomik Mücadelesi
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, İTO’nun Ağustos 2024 meclis toplantısında yaptığı konuşmada, iş dünyasının gündemine dair kritik değerlendirmelerde bulundu. Avdagiç, kredi büyümesine getirilen sınırlamanın yeniden ele alınmasının gerekliliğine vurgu yaparak, “KOBİ’leri rahatlatmak çok yerinde bir karar olacaktır” ifadelerini kullandı.
Avdagiç, dünya ekonomisindeki gelişmelere dikkat çekerek konuşmasına başladı. Özellikle Ortadoğu'da artan askeri ve siyasi gerginliklerin küresel büyümeyi olumsuz etkilediğine değinen Avdagiç, “Ortadoğu’daki gerilimler had safhaya ulaştı. İsrail’in Gazze’de yürüttüğü saldırılar dünya ekonomisini ciddi şekilde sarsıyor” dedi.
Filistin ve Küresel Krizlere Yönelik Tepkiler,
Konuşmasında Filistin’de yaşanan zulümler ve bölgede artan şiddet olaylarına değinen Avdagiç, İstanbul iş dünyasının Filistin halkının yanında olduğunu belirtti.
Filistin İçin Sert Mesaj, Korkakça Saldırıyı Telin Ediyorum
İsrail'in Gazze’deki saldırılarını sert bir dille eleştiren Avdagiç, Filistin'in önde gelen isimlerinden İsmail Heniye’nin şehit edilmesine de değindi. “Korkakça saldırıyı düzenleyenleri nefretle telin ediyorum,” diyen Avdagiç, İsrail’in katliamlarını sıradanlaştırmaya çalıştığını belirterek, İstanbul iş dünyası olarak bu duruma râm olmayacaklarını ifade etti.
Avdagiç, Filistinli kardeşlerinin yaşam hakkını ve özgürlüğünü savunmaya devam edeceklerini vurgularken, “Başkenti Doğu Kudüs olan özgür Filistin devletinin bir an evvel kurulmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Ekonomi Politikalarındaki Değişiklikler ve Finansal İstikrar Programı
Haziran 2023 seçimlerinin ardından ekonomi politikalarındaki köklü değişikliklerin etkilerinin belirginleştiğine değinen Avdagiç, Küresel ekonomi üzerindeki kısıtlayıcı ticaret politikaları, yüksek faiz oranları ve enflasyonist baskılara dikkat çekti.
TCMB’nin döviz rezervlerinin tarihi rekor seviyesine ulaştığını, cari işlemler dengesinde iyileşmenin sürdüğünü ve bozulmuş olan bütçe dengesinin yeniden sağlandığını belirtti.
Türk lirasının reel olarak değerlenmesinin ‘kur kaynaklı maliyet enflasyonunun’ dizginlenmesinde önemli işlev gördüğüne değinen Avdagiç, şöyle devam etti:
“Ancak kur artışlarının enflasyonla bağının kopması, ihracatımız açısından önemli bir sorun oluşturuyor. Yıllık bazda kur artışı ile enflasyon arasındaki makasın kur aleyhine 50 puana yaklaşması bir alarm durumudur. Sadece temmuz ayında kur yüzde 0,6 artarken, TÜİK rakamlarına göre temmuz ayı TÜFE yüzde 3,23, İTO’ya göre yüzde 4 arttı. Özellikle tekstil, hazır giyim, konfeksiyon gibi geleneksel ürün gruplarında yaşanan daralma ve pazar kaybı önemli seviyelere ulaştı. Dolayısıyla kur ile enflasyon arasında dengeli bir korelasyonun tesis edilmesini bekliyoruz.”
KOBİ’lerin Desteklenmesi, Yatırım Ekosistemini Güçlendirir
Kredi büyümesine getirilen sınırlamanın enflasyonla mücadelede önemli bir araç olduğunun farkında olduklarını belirten Avdagiç, bu sınırlamanın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. “KOBİ temelli ekosistem iyileştirildikçe büyük ölçekli yatırımların çekilmesi mümkün hale gelir,” dedi.
Kur ve Enflasyon Arasındaki Makas Alarm Veriyor
Kur artışlarının enflasyonla olan bağının kopmasının ihracat açısından büyük bir sorun oluşturduğunu belirten Avdagiç, kur ile enflasyon arasındaki makasın kur aleyhine 50 puana yaklaşmasının alarm verici olduğunu söyledi. Özellikle tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon gibi sektörlerdeki daralmaya dikkat çeken Avdagiç, “Kur ile enflasyon arasında dengeli bir ilişki tesis edilmelidir” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye Ekonomisinin Mücadele Yolu,
Avdagiç, Türkiye ekonomisinin 2024 yılında karşılaştığı zorluklara ve gelecekte karşılaşacağı olası senaryolara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özellikle, Türkiye’nin enflasyonla mücadelesinin ve döviz kuru dalgalanmalarının yarattığı sorunların altını çizdi. Avdagiç, üretim, istihdam ve ihracatın zarar görmemesi gerektiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programı,
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen bir etkinlikte, yüksek teknoloji yatırım programının duyurulduğunu belirten Avdagiç, bu programın Türkiye sanayisine katkı sağlayacağına ve ülkenin rekabetçi yapısını güçlendireceğine olan inancını ifade etti.
İstanbul’un Ticaret Merkezi Olarak Önemi,
Avdagiç, İstanbul’un Türkiye’nin ticaret merkezi olarak önemine vurgu yaparak, şehrin ekonomik yapısının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, yabancı yatırımcıların Türkiye’deki harcama kapasitelerinin düşmesi konusundaki endişelerini dile getirdi.
Eğitime ve Gençlere Destek,
Fatih Belediyesi ile iş birliği içinde yürütülen projelere değinen Avdagiç, gençlere yönelik yapılan çalışmalardan memnuniyetini dile getirdi ve bu projelerin devam etmesinin önemine dikkat çekti.
Ayrıca, Eylül ayında gerçekleştirilmesi planlanan yeni projeler hakkında bilgi vererek, İTO’nun geleceğe yönelik hedeflerini paylaştı.
yilmazparlar@yahoo.com
4 Temmuz 2024 Perşembe
31. Caz Festivali Ödül Töreni-Yılmaz Parlar
İstanbul, Kültürü ve Sanatıyla Dünya Ölçeğinde Hak Ettiği Yere Ulaşacak
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İKSV Caz Festivali ödül töreninde yaptığı konuşmada, belediye olarak sanata ve kültüre verdikleri değeri vurguladı. İmamoğlu, "Sanatın her alanında olmayı ve yanında durmayı değerli buluyorum. Bu akşam özellikle katılmayı istedim," dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu: "Sanat ve Kültürün Yanında Olmak Onurdur"
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 27 yıldır Garanti BBVA sponsorluğunda düzenlenen 31. İstanbul Caz Festivali, 3 Temmuz Çarşamba akşamı Avusturya Konsolosluğu Avusturya Kültür Ofisi Bahçesi'nde gerçekleşen ödül gecesiyle başladı. Törene, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da katıldı.
İmamoğlu, konuşmasında İstanbul'un kültürel ve sanatsal zenginliğinin dünya çapında hak ettiği yere ulaşması için özgür alanların ve yaratıcılığı destekleyen ortamların önemine dikkat çekti. "Biz de bunu kent yönetimi olarak İstanbul'umuzun her anında, her noktasında, her yaşayanına hissettirmek istiyoruz," ifadelerini kullandı.
"Sanatı Bu Şehrin Her Köşesine Taşımalıyız"
Sanatın, kültürün ve yaşamın renkli hale gelmesi için ifade özgürlüğünün önemine vurgu yapan İmamoğlu, İstanbul'da sanatı her bireyin hissedebilmesi gerektiğini belirtti. "Sanatı bu şehrin her insanın kulağı duymalı, gözü görmeli, eli hissetmeli. O zaman sanat daha itibarlı, daha güzel ve daha kapsayıcı olur," dedi.
Belediyemiz Sorumluluk Alıyor ve Davranıyor
Sanata dair yapılan işlerin ve atılımların değerini vurgulayan İmamoğlu, "Kentimizin her noktasında tarihi derinliklerinden gelen bütün unsurları en güzel şekliyle görünür hale getirmek için yürüttüğümüz çalışmalar devam edecek," dedi. İmamoğlu, İstanbul'un olumlu yönde yarattığı etkinin dünya çapında yayıldığını belirterek, "Negatifin de aynı etkisi olacağını düşünerek, bu şehir negatif hiçbir şeyi hak etmiyor," ifadelerini kullandı.
İKSV'ye ve Avusturya Başkonsolosluğuna Teşekkür
İmamoğlu, İKSV'ye ve festivalin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ederek, "İstanbul şehri adına katkı sunan herkese, bütün kuruma, bütün yöneticilere ve emekçilere teşekkür etmek isterim," dedi. Ayrıca, Avusturya Başkonsolosluğu'na ve heyetine etkinlik için teşekkürlerini iletti.
İmamoğlu'nun konuşması, sanata ve kültüre verdiği önemi bir kez daha gözler önüne serdi ve İstanbul'un bu alandaki potansiyelini vurguladı. Belediye olarak sanatın ve kültürün her zaman yanında olacaklarını belirtti.
Yaşam Boyu Başarı Ödülleri Nilüfer Verdi ve Nino Varon’a Takdim Edildi
Gecede, Türkiye’nin ilk kadın caz piyanisti Nilüfer Verdi ve yapımcı, besteci, müzisyen Nino Varon’a Yaşam Boyu Başarı Ödülleri sunuldu. İKSV Genel Müdürü Görgün Taner ve İKSV Genel Müdür Yardımcısı Yeşim Gürer Oymak gerçekleşen törende, katkılarından dolayı pek çok kuruma teşekkür plaketleri verdiler.
İstanbul Caz Festivali'ne Destek Veren Kurumlara Teşekkür Plaketleri
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na festival desteklerinden dolayı teşekkür plaketi takdim edilirken, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Beylikdüzü Belediyesi, Hollanda Krallığı, Beyoğlu, Küçükçekmece ve Şişli Belediyesi’ne de katkılarından dolayı teşekkür edildi. . Ayrıca İKSV Konaklama ve Mekân Sponsoru The Marmara Group’a da desteklerinden dolayı teşekkür plaketleri verildi. SKAL İstanbul geçmiş dönem başkanlarından, Turizm sektöründe Başarılı yönetici The Marmara Group Chief Operating Officer (COO). Ata Eremsoy plaketi aldı.
Festival Sponsorlarına Özel Teşekkür
31. İstanbul Caz Festivali'nin gerçekleştirilmesine yüksek katkıda bulunan Garanti BBVA, Volvo Car Turkey, Anadolu Efes, SNOC, RAMSEY, Mastercard ve Mey|Diageo’ya teşekkür plaketleri sunuldu. Plaketleri İKSV Genel Müdürü Görgün Taner ve İKSV Genel Müdür Yardımcısı Yeşim Gürer Oymak takdim etti.
Görkemli Açılış, Unutulmaz Bir Gece, Saint Privat ve Mojo 5 Sahnede
Törenin ardından, Avusturyalı topluluk Saint Privat ve Genç Caz+ grubu Mojo 5 izleyicilere unutulmaz bir gece yaşattı. Saint Privat, dinleyicilerini Fransa’nın güney sahillerine götüren melodileriyle büyük beğeni toplarken, Mojo 5'in enerjik performansı geceye renk kattı.
Sanat ve Kültürün Kalbi İstanbul’da Atıyor
31.İstanbul Caz Festivali, 3-18 Temmuz tarihleri arasında güncel müziğin yıldızlarını ve cazın önde gelen isimlerini müzikseverlerle buluşturacak. Festival, İstanbul'un kültürel ve sanatsal zenginliğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
yilmazparlar@yahoo.com
2 Temmuz 2024 Salı
Ümit Özdağ'dan Çarpıcı Açıklamalar-Yılmaz Parlar
Ümit Özdağ'dan Çarpıcı Açıklamalar: "Sığınmacıları Hukukun İçinde Geri Göndereceğiz"
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, kamuoyuna yaptığı önemli bir video açıklamasıyla Türkiye'nin gündemini bir kez daha sarsacak açıklamalarda bulundu. İşte Özdağ’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:
Stratejik Göç Mühendisliğine Karşı Mücadele
Zafer Partisi'nin son üç yılda, Türkiye'ye yönelik stratejik göç mühendisliğine karşı verdiği mücadelenin Türk kamuoyunda büyük takdir topladığını belirten Özdağ, partisinin bu konuda kararlı duruşunu sürdürdüğünü vurguladı. Özdağ, "Zafer Partisi'ne oy versin, vermesin; AK Parti, MHP, CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve diğer partilere oy veren seçmenlerimiz, sığınmacıların ve kaçakların vatanlarına yollanması konusundaki görüşümüzü güçlü bir şekilde desteklediler" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Esad ile Görüşme Açıklaması
Özdağ, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile görüşme ihtimaline dair açıklamasına dikkat çekerek, "Erdoğan, yıllardan beri şeytanlaştırdığı Esad ile eski günlerde olduğu gibi görüşebileceğini ifade etti" şeklinde konuştu. Bu gelişmenin, Zafer Partisi'nin mücadelesinin bir sonucu olduğunu belirtti.
Gaziantep’te Sığınmacı Tepkisi
Özdağ, Gaziantep’te 41 sivil toplum örgütünün "Yeter artık, Gaziantep bu yükü taşıyamıyor" şeklinde rapor hazırladığını ve Gaziantep Sanayi ve Ticaret Odası Başkanlarının bu duruma tepki gösterdiğini ifade etti. Bunun üzerine İçişleri Bakanlığı’nın geniş bir kampanya başlatarak kaçak Suriyelileri vatanlarına göndermeye yönelik adımlar attığını söyledi.
Suriye’nin Kuzeyinde Artan Saldırılar
Son dönemde Türkiye’nin kontrol ettiği bölgelerde Türk tırlarına ve birliklerine yönelik saldırıların arttığını belirten Özdağ, bu saldırıların arkasında Türkiye’nin Suriye ile ticaret yapmasını ve Suriyelileri geri göndermesini engellemeye yönelik girişimler olduğunu ifade etti.
Kayseri’de Yaşanan Olaylar
Kayseri'de bir Suriyelinin altı yaşındaki bir çocuğa yönelik taciz girişiminin ardından olayların kontrolden çıktığını belirten Özdağ, vatandaşları provokasyonlara karşı uyardı. "Öfkenizi sokağa değil sandığa yönlendirin" diyerek vatandaşları sağduyuya davet etti.
"Vatanı Savunacağız, Ama Doğru Şekilde"
Zafer Partisi'nin hukukun içinde kalarak mücadelesini sürdüreceğini vurgulayan Özdağ, "Bu insanları vatanlarına hukuk içerisinde, Türk devletine ve Türk milletine yakışır bir şekilde yollayacağız. Bunun yolu sokakta şiddet değil, sandıkta oydur" dedi.
Provokasyonlara Karşı Tedbir
Özdağ, provokasyon girişimlerine karşı il başkanlarına talimat verdiğini ve bu girişimleri yakından takip ettiklerini belirtti. "Devlet bizim devletimiz, ülke bizim ülkemiz. Türkiye bizim vatanımız. Hep birlikte bu vatana sahip çıkacağız" diyerek sözlerini sonlandırdı.
Zafer Partisi'nin kararlı duruşu ve lideri Ümit Özdağ’ın açıklamaları, Türkiye'de sığınmacı politikasına yönelik tartışmaların yeniden alevlenmesine yol açacak gibi görünüyor. Özdağ'ın sözleri, Türkiye'nin gelecekteki sığınmacı politikasını şekillendirecek önemli ipuçları içeriyor.
yilmazparlar@yahoo.com
1 Temmuz 2024 Pazartesi
98. Gazi Koşusu-Yılmaz Parlar
Nefes Kesen Yarış 98. Gazi Koşusu
İstanbul’un tarihi Veliefendi Hipodromu, 98. Gazi Koşusu'na ev sahipliği yaparken, at yarışı tutkunları için unutulmaz bir gün yaşandı. Türkiye'nin en prestijli at yarışı olan Gazi Koşusu, her yıl olduğu gibi bu yıl da büyük bir coşku ve heyecanla gerçekleşti. Yarışın sonunda kazanan at ve jokeyi, zaferlerini büyük bir sevinçle kutladı.
Şampiyonun Hikayesi
98. Gazi Koşusu'nu kazanan at ve jokeyi, yarışın hemen ardından yapılan törenle ödüllerini aldı. Bu yılın şampiyonu, güçlü performansı ve stratejik koşusuyla dikkat çeken 'Dragon Flame' oldu. Jokeyi Akın Sözen ise, kusursuz yönetimiyle bu büyük zaferin mimarı oldu. Safkan At sahibi Emrah Agun, Kazanan ekibin sevinci ve duygusal anları, seyirciler tarafından büyük bir alkışla karşılandı.
Onurlu Konuklar; 1. Ordu Komutanı ve Garnizon Komutanı Ali Sivri ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Vali Davut Gül
Bu yılki Gazi Koşusu'na değer katan unsurlardan biri de ödül töreninde yer alan önemli isimlerdi. 1. Ordu Komutanı Garnizon Komutanı Ali Sivri ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, etkinliğin onur konukları olarak ödülleri takdim ettiler.
Yarışı kazanan jokey Akın Sözen'in plaketini 1. Ordu ve İstanbul Garnizon Komutanı Ogeneral Ali Sivri ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu takdim etti.
1. Ordu Komutanı Garnizon Komutanı Ali Sivri, güçlü liderliği ve saygın kişiliği ile Türk Silahlı Kuvvetleri'nin önemli bir temsilcisidir. Kendisinin Gazi Koşusu'na katılımı, etkinliğin anlam ve önemini bir kat daha artırdı. Yarış sonunda kazanan ekibe ödüllerini takdim ederken, sergilediği nazik ve kararlı tavrı, tüm izleyicilerin takdirini topladı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ise, şehrin gelişimine katkıları ve halkla kurduğu güçlü bağlarla bilinen bir liderdir. Gazi Koşusu'na verdiği destek ve etkinlikteki varlığı, İstanbul'un bu tarihi yarışa verdiği önemi bir kez daha gözler önüne serdi. İmamoğlu'nun sıcak ve samimi yaklaşımı, etkinliğe katılan herkes tarafından büyük bir memnuniyetle karşılandı.
Dragon Flame isimli safkanın sahibi Emrah Agun'a kupasını Tarım ve Orman Bakanlığı Bakan Yardımcısı ve Yüksek Komiserler Kurulu Başkanı Ebubekir Gizligider verdi
Tarihin İzinde Bir Koşu
Gazi Koşusu, ilk olarak 1927 yılında Mustafa Kemal Atatürk adına düzenlenmiş ve o günden bu yana Türk atçılığının en önemli etkinliği haline gelmiştir. Bu yılki yarışta, ülkenin dört bir yanından gelen en hızlı ve en yetenekli atlar yarıştı. Veliefendi Hipodromu'nun tarihi atmosferi, bu prestijli etkinliğe ev sahipliği yaparken, seyirciler unutulmaz anlara tanıklık etti.
Büyük Heyecan ve Kıyasıya Rekabet
Yarışa katılan atlar ve jokeyler, aylar süren hazırlıkların ardından, büyük ödül için piste çıktılar. Bu yılki Gazi Koşusu, sadece bir yarış değil, aynı zamanda atçılığın sanatı ve sporunun kutlandığı bir festival niteliğindeydi. Tribünleri dolduran binlerce seyirci, yarış boyunca büyük bir heyecan yaşadı ve her anı nefeslerini tutarak izledi.
22 safkan katıldığı, 2 bin 400 metre çim pistte koşulan yarışı Emrah Agun'un sahibi olduğu, Akın Sözen'in jokeyliğini yaptığı Dragon Flame isimli safkan, 2: 28: 36'lık derecesiyle kazandı. Jokey Akın Sözen kariyerinde ilk kez Gazi Koşusu'nu kazanmış oldu.
At Güzellik Yarışı düzenleyen organizatör İlginay Göksel ile Yarış hakkında söyleşi
Gazi Koşusu’nun bir diğer dikkat çeken tarafı da, atların hızları kadar güzelliklerinin de ön plana çıktığı oldu.
At Güzellik Yarışı organizasyonu düzenleyen İlginay Göksel, yarışa katılan atların sadece hızlarıyla değil, aynı zamanda görkemli görünümleri ve zarafetleriyle de büyülediğini dile getirdi. Göksel, "Bu muhteşem atlar, sadece hızlarıyla değil, zarafetleri ve ihtişamlarıyla da göz kamaştırıyorlar. Her biri adeta bir sanat eseri gibi, hem güç hem de güzelliği aynı anda taşıyor" dedi.
Veliefendi Hipodromu'nda gerçekleşen 98. Gazi Koşusu, at yarışı tutkunları için unutulmaz bir deneyim sundu. Bu prestijli yarış, sadece kazananlar için değil, tüm katılımcılar ve seyirciler için bir başarı hikayesi olarak hafızalarda yer etti.
yilmazparlar@yahoo.com













