USUBOĞLU GROUP, Türkiye ve Azerbaycan İş Dünyasını Bir Araya Getirdi
Bağlantılar Güçleniyor, "Trade Wind" Etkinliği, İki Kardeş Ülke Arasındaki Ekonomik İşbirliğini Güçlendirmek İçin Önemli Bir Adım Oldu
31 Ağustos 2024 Cumartesi akşamı, Türkiye ve Azerbaycan’ın önde gelen iş insanlarını bir araya getiren ve iki ülke arasındaki ticari ilişkileri derinleştirmeyi amaçlayan "Trade Wind" etkinliği, USUBOĞLU GROUP’un ev sahipliğinde İstanbul Boğazı'nda bir gemide gerçekleşti.
Etkinlik, iş dünyasından önemli isimleri, sanatçıları ve basın mensuplarını bir araya getirerek, iki ülke arasındaki işbirliğini daha da ileriye taşıma amacıyla büyük bir başarıya imza attı.
Açılış Konuşmaları ve Stratejik İşbirlikleri
Sunuculuğunu Aysel Nazım’ın üstlendiği etkinlik, zengin bir program akışıyla dikkat çekti. Katılımcılar, Türkiye ve Azerbaycan kültürlerinin zenginliklerini yansıtan çeşitli performanslar ve etkinliklerle unutulmaz bir gün yaşadılar.
USUBOĞLU GROUP Yönetim Kurulu Başkanı Samirali Usuboğlu, etkinliğin açılış konuşmasında, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ticari ilişkilerin bu organizasyonla yeni bir boyut kazanacağını vurguladı. Usuboğlu, "Amacımız, iki ülke arasındaki ekonomik bağları güçlendirmek ve mevcut iş birliği potansiyelini artırmaktır. Bu tür etkinlikler, hem iş dünyasında hem de kültürel ilişkilerde yeni fırsatlar yaratacaktır," dedi.
Türkiye KOBİ Kurucu Başkanı Koray Aksu, konuşmasında küçük ve orta ölçekli işletmelerin uluslararası pazarlara açılma süreçlerine değindi ve Türkiye-Azerbaycan iş birliği bağlamında yeni fırsatların altını çizdi.
Kültürel Bağların Güçlendirilmesi
Araştırmacı Yazar Şehla Aslan, kültürel iş birliği ve akademik projeler aracılığıyla Türkiye ve Azerbaycan arasındaki bağların güçlendirilmesine yönelik Türkiye ve Azerbaycan arasındaki kültürel iş birliğinin önemine dikkat çekerek, akademik projeler ve kültürel etkileşimler aracılığıyla bağların nasıl güçlendirilebileceğinİ Kültürel etkileşimlerin ve akademik iş birliklerinin önemini vurguladı.
GTD Gastronomi Turizm Derneği Başkanı Gürkan Boztepe
GTD Gastronomi Turizm Derneği, gastronomi ve turizm alanında öncülük eden bir kuruluş olarak, Türkiye’nin zengin kültürel mirasını dünyaya tanıtma misyonunu üstlenen. GTD Gastronomi Turizm Derneği Başkanı Gürkan Boztepe Türkiye ve Azerbaycan mutfağının ortak noktalarına değinerek, bu kültürel yakınlığın gastronomi turizmi alanında önemli fırsatlar sunduğunu belirtti.
“Etkinlikte, sponsorlara ve destek veren kurum katılımcılarına teşekkür plaketleri ve hediyeler takdim edildi.
Evet. Öncelikle gruba teşekkür etmek lazım böyle nitelikli bir gece için. Sizlere teşekkür etmek lazım. GTD gastronomi turizmi derneği olarak aslında ilk çıkartmayı biz Azerbaycan'a yapmıştık. Bölgesinde gastronomi turizminin açılması için beraber oradaki Cumhurbaşkanımızla beraber gastronomi festivali gerçekleştirdik. Burada iki ülkenin yemeklerinin ne kadar aynı olduğunu aslında ortaya çıkardı. Kültürlerimiz birebir aynı. burada da gastronomi turizmi derneğinin değerli basın konseyi üyelerimizle bu etkinliğe elimizden gelen desteği vermek istedik. Bu güzel yemekleri zaten yönetimden Osman Bey arkadaşlarımız hep destek verdiler. bu organizasyonların devamını getirelim istiyoruz. Bu gece için ben özellikle grubuna teşekkür ediyorum. Biz teşekkür ederiz” dedi
İş Dünyasının Önde Gelen İsimleriyle Zengin İçerik
Etkinlik, geniş bir yelpazede sektör temsilcilerini bir araya getirirken, iş dünyasındaki son gelişmeler ve iş fırsatları hakkında bilgilendirici oturumlar da düzenlendi. Kıymetli konuşmacılar, katılımcılara deneyimlerini aktararak başarılı iş stratejileri ve ortaklıklar kurmanın yollarını paylaştı.
Başarı Hikayeleri ve İş Fırsatları
Bu etkinlikte, her iki ülkeden gelen başarılı iş insanları deneyimlerini paylaşarak, karşılıklı iş fırsatlarını değerlendirdiler. Aynı zamanda, sektörel bazda sürdürülebilir iş modelleri oluşturmanın önemi üzerinde duruldu. Katılımcılar, gerçekleştirdikleri networking sayesinde yeni iş ortaklıkları kurma fırsatı yakaladılar.
USUBOĞLU GROUP’un Rolü
USUBOĞLU GROUP'un düzenlediği bu etkinlik, iş dünyasında köprü vazifesi görmenin yanı sıra, her iki ülke arasındaki dostane ilişkilerin güçlenmesine de katkı sağladı. Grubun öncülüğünde şekillenen bu organizasyon, gelecekteki işbirliklerine zemin hazırladığı için büyük bir anlam taşıdığı belirtildi.
Zengin İçerik Sanatçılar ve Performanslar
Etkinlik boyunca katılımcılar, Türkiye ve Azerbaycan kültürlerinin zenginliklerini yansıtan müzik ve dans performanslarıyla unutulmaz anlar yaşadılar.
Etkinlik, Türkiye ve Azerbaycan kültürlerinin zenginliklerini yansıtan bir dizi etkinlikle renklendirildi. Azerbaycan’ın tanınmış sanatçısı Elnara Abdullayeva, etkinlikte unutulmaz bir müzik dinletisi sundu.
Ayrıca, 2024 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Azerbaycan'ı temsil edecek İlkin Dovletov ve Fahrı İsmayılova, Parvaz İbrahimli, Leyla Rahimova, Aysel Alizade, Cansever, etkinlikte özel performanslarıyla dikkat çekti. Katılımcılar, DJ performansları ve canlı dans gösterileri ile eğlenceli anlar yaşadı.
Etkinliğin ilerleyen saatlerinde düzenlenen after party, katılımcılara sosyal ortamda iş bağlantılarını geliştirme ve yeni iş fırsatlarını keşfetme imkanı sundu.
Trade Wind Gelecek İçin Umut Vaat Ediyor
Trade Wind etkinliği, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ekonomik işbirliğini daha da derinleştirme potansiyeline sahip bir adım olarak değerlendirildi.
Etkinlik, Azerbaycan ve Türkiye'nin iş dünyasında daha sıkı bağlantılar kurmasına olanak sağlarken, bu tür organizasyonların her yıl devam etmesi gerektiği yönünde güçlü bir talep doğurdu.
Tüm bu gelişmeler, iki ülke arasında ekonomik ilişkilerin daha da derinleşeceğine dair umut veriyor. USUBOĞLU GROUP'un bu girişimi, iki ülkenin iş dünyasını bir araya getirmek için attığı önemli bir adım olarak görüldü.
Etkinliğe Katılan Önemli İsimler
Etkinliğe, Adalet Bakanlığı Basın Müdürü Hakan Erdem, Türkiye KOBİ Kurucu Başkanı Koray Aksu, girişimci ve iş insanı Salim Yazıcı, Arda Holding Kurucusu Uğur Ayrım, İshak Yapı'dan İshak Daşdan, Fuzul Holding Kurucusu Eyüp Akbal, ilk Türk kadın dedektif Hilal Sakar, yazar Sadettin Turan, Beyaz TV Magazin Müdürü Bilal Özbilge, Anadolu Cumhuriyet Başsavcı Vekili Sıddık Ilgar ve Prof. Dr. Yeter Demir Uslu, Azerbaycan Tecrübeli Sunucu Sayga Cahid. Dr. Afag Aliyeva gibi önemli isimler katıldı.
GTD Gastronomi Turizm Derneği’nin Misyonu
Dernek, yerel mutfakların potansiyelini keşfederek, gastronomi turizmini geliştirmek ve sürdürülebilir turizm uygulamalarını teşvik etmek amacıyla çeşitli projeler yürütüyor.
Son dönemde gerçekleştirdiği etkinliklerle dikkat çeken GTD, ulusal ve uluslararası düzeyde birçok iş birliği yaparak, gastronomi turizminin gelişmesine katkı sağlıyor. Bu çerçevede düzenlenen festivaller, seminerler ve atölye çalışmaları, hem yerel üreticileri destekliyor hem de turistlere otantik deneyimler sunuyor.
GTD’nin en son projelerinden biri olan "Lezzet Rotaları" uygulaması, katılımcılara Türkiye'nin farklı bölgelerinde yer alan yerel lezzetleri tanıma fırsatı sunuyor. Bu proje sayesinde, gastronomi tutkunları hem bölgedeki zengin kültürü keşfedecek hem de yerel ekonomilere katkıda bulunacaklar.
GTD Gastronomi Turizm Derneği, geleceği daha lezzetli ve keşfedilmeye değer bir dünyayla dolu hale getirmek için kararlılıkla çalışmaya devam ediyor.
USUBOĞLU GROUP, Hakkında
USUBOĞLU GROUP, Türkiye merkezli bir şirketler grubudur ve çeşitli sektörlerde faaliyet göstermektedir. Şirket, pek çok alanda projeler geliştirmekte ve hizmetler sunmaktadır.
USUBOĞLU GROUP'un temel vizyonu, yüksek kalite standartları ile müşteri memnuniyetini ön planda tutarak, sürdürülebilir çözümler üretmektir.
Grup, ulusal ve uluslararası projelerde yer alarak, hem yerel hem de global pazarda kendine sağlam bir yer edinmeyi hedeflemektedir. Pek çok alanda deneyim sahibidir. Ayrıca, yenilikçi yaklaşımları ve teknolojiyi etkin kullanımları ile dikkat çekmektedir.
USUBOĞLU GROUP’un projeleri, çevresel etkiyi en aza indirmek ve topluma katkı sağlamak amacıyla sürdürülebilirlik ilkesine dayanmaktadır.
Şirket, aynı zamanda sosyal sorumluluk projeleri ile de topluma katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.
yilmazparlar@yahoo.com
24 Ağustos 2024 Cumartesi
ABD'de Türk Olmak ve Başarmak-Yılmaz Parlar
TABA AmCham -ABD'de Türk Olmak ve Başarmak
TABA AmCham Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı'dan ABD’de Türk Olmanın ve Başarının Yol Haritası
Başkan Sanlı, Türk Amerikan İş Dünyasının Geleceğini Bahçeköy Life Park'taki Panelde Anlattı
23 Ağustos 2024 Cuma günü Bahçeköy Life Park’ta gerçekleştirilen “ABD’de Türk Olmak ve Başarmak” paneli, Türk Amerikan İşadamları Derneği (TABA AmCham) Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı’nın dikkat çeken açılış konuşmasıyla başladı.
Sanlı, Türk iş dünyasının ABD’deki potansiyelini ve karşılaştığı zorlukları özetlerken, iki ülke arasındaki ticari ilişkileri derinleştirmek için atılması gereken adımları vurguladı.
TABA AmCham'in 37 Yıllık Serüveni
Sanlı, konuşmasında TABA AmCham’in 1987 yılında merhum Cumhurbaşkanımız tarafından kurulmasından bu yana, Türk firmalarının ABD pazarına girmesi ve Amerikan firmalarının Türkiye'de yatırım yapması konusundaki katkılarına değindi.
Kuruluşun, bugüne kadar 37 yıllık süreçte, ticari ve ekonomik ilişkilerde stratejik bir ortak olarak önemli bir rol oynadığını belirtti. Sanlı, bu süreçte derneğin Türkiye'nin ABD ile olan ticaret hacmini artırma konusundaki çabalarını anlattı.
ABD Pazarında Türk Firmaları
Sanlı, TABA AmCham olarak Türk firmalarının ABD pazarında daha güçlü bir konuma gelmesi için çalıştıklarını belirtti. Derneğin, 1991 yılından beri Amerikan pazarına girme konusunda Türk şirketlerine sağladığı desteği vurguladı. Ayrıca, ABD pazarına girişte eyalet bazlı stratejiler geliştirdiklerini ve beş eyalette Türk markalarını pazara sokma çalışmalarının hızla devam ettiğini söyledi.
ABD ile Ticaret Hacmi ve Gelecek Hedefler
Başkan Sanlı, Türkiye ile ABD arasındaki ticaret hacminin son yıllarda önemli bir ivme kazandığını ve ABD'nin, Türkiye’nin ticaretinde dördüncü sıraya yükseldiğini ifade etti. Ancak, bu başarıların yeterli olmadığını ve Türkiye'nin daha katma değerli işler yaparak ABD pazarında daha fazla pay alması gerektiğini vurguladı. Sanlı, ayrıca, ticaret hedeflerinde stratejik işbirlikleri ve ticari lobilerin önemine dikkat çekti.
Türkiye'nin Gelecekteki Vizyonu
Sanlı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün vizyonuna atıfta bulunarak, Türkiye'nin gelecekte daha güçlü bir konuma gelmesi için TABA AmCham olarak azimle çalışmaya devam edeceklerini belirtti. Türkiye ile ABD arasındaki ticaret hacmini artırmak için yeni stratejiler geliştirdiklerini ve bu amaçla hazırladıkları raporlar üzerinde çalıştıklarını ifade etti.
ABD’de Türk Olmak ve Başarmak
Sanlı, ABD’de Türk olmanın getirdiği sorumlulukların altını çizdi ve Türk iş dünyasının karşılaştığı zorluklara rağmen, Amerikan pazarında başarılı olmak için gösterdikleri gayreti takdir etti. Ayrıca, ticari ilişkilerin geliştirilmesi için kapsayıcı bir vizyonla hareket edilmesi gerektiğini belirtti.
Başkan Sanlı, konuşmasını, Türkiye ile ABD arasındaki ticari ilişkilerin daha fazla artması ve iki ülke arasındaki işbirliğinin güçlenmesi için kararlı olduklarını belirterek tamamladı. Sanlı, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin ABD pazarındaki yerini daha da güçlendirmek için stratejik adımlar atacaklarını ve bu konuda TABA AmCham olarak tüm enerjileriyle çalışacaklarını söyledi.
Pakistan İstanbul Başkonsolosu Nauman Aslam -Türkiye ile Güçlü İş Birliği Vurgusu
Toplantıya katılan Pakistan İstanbul Başkonsolosu Nauman Aslam, Türkiye ile Pakistan arasındaki derin diplomatik, politik ve kültürel ilişkilerin altını çizerek, iki ülkenin ekonomileri arasında önemli iş birliği fırsatlarına değindi.
Türkiye ile Güçlü Diplomatik ve Ekonomik İlişkiler
Başkonos Aslam, Türkiye ile Pakistan arasındaki diplomatik, politik ve kültürel bağların gücüne vurgu yaparak, iki ülkenin birbirine sunduğu ekonomik fırsatların altını çizdi. Özellikle Türkiye'nin ekonomik gelişiminde kilit rol oynayan girişimcilerin, Pakistan'da da benzer şekilde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.
Özel Sektörün Rolü ve Önemi
Konuşmasında, özel sektörün ekonominin gelişiminde oynadığı kritik role dikkat çeken Aslam, yerli ve yabancı girişimcilerin katkılarının Pakistan ekonomisi için ne denli önemli olduğunu vurguladı. Özellikle tekstil, kimya, spor ürünleri, medikal aletler ve deri ürünleri gibi alanlarda Pakistan'ın güçlü bir üretim kapasitesine sahip olduğunu ifade etti.
Türkiye ile Ticari İş Birliklerinin Artırılması
Pakistan'ın 250 milyonluk nüfusu ile dünya genelindeki yatırımcılara büyük fırsatlar sunduğunu belirten Aslam, Türkiye ile ticari ilişkilerin daha da geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Pakistan Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu'nun (FTCCI) Türkiye’de de aktif bir şekilde faaliyet gösterdiğini, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması için çalışıldığını dile getirdi.
Yatırım Fırsatları ve Önemli Sektörler
Başkonos Aslam, Pakistan hükümetinin yabancı yatırımları teşvik etmekte kararlı olduğunu ve enerji, tarım, madencilik, mineraller ve bilgi teknolojisi gibi çeşitli sektörlere öncelik verdiğini belirtti. Ayrıca, Pakistan’ın özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve Türkiye gibi dost ülkelerden gelen yatırımlara büyük önem verdiğini ifade etti.
Pakistan'da Düzenlenecek Uluslararası Etkinlikler
Konuşmasının sonunda, Pakistan'da düzenlenecek önemli etkinliklerden bahseden Aslam, Pakistan’ın beşinci uluslararası tekstil sergisinin yakında Karaçi Expo Merkezinde gerçekleşeceğini duyurdu. Bu sergide 500’den fazla ihracatçının ürünlerini sergileyeceğini ve 60’tan fazla ülkeden 600-700 yabancı delegenin katılımının beklendiğini belirtti.
Gelecekteki İş Birlikleri
Başkonos Aslam, Türkiye’deki iş insanlarını Pakistan’a davet ederek, Pakistan’ın sunduğu gizli fırsatların keşfedilmesi için İstanbul Başkonsolosluğu ile iş birliği yapılabileceğini söyledi. Ayrıca, AmCham Asya Pasifik Komitesi’nin Pakistan’a yönelik özel bir yatırım ve ticaret etkinliği düzenleyeceğini ve bunun yakında duyurulacağını ekledi.
Bahçeköy Life Park
Toplantının ev sahipliğini yapan İstanbul'un En Büyük Açık Hava Kompleksi Bahçeköy Life Park Sahibi Erdem İpekçi, Bahçeköy Life Park hakkında bilgi verdi. Park, altı farklı markaya ev sahipliği yapıyor ve hem kapalı hem de açık alanları ile dikkat çekiyor. İstanbul'un en büyük açık hava kompleksi olarak öne çıkan Bahçeköy Life Park, 50 kişiden 5,000 kişiye kadar etkinlikler düzenleyebiliyor. Üst düzey sponsor alanı sayesinde bu rakam 15,000 kişiye kadar çıkabiliyor.
Festivaller İçin Uygun Bir Alan
İpekçi, Bahçeköy Life Park’ın Avrupa'daki en büyük festival alanlarından biri olduğunu vurguladı. Alan, yaklaşık 15,000 kişi kapasitesine sahip ve çeşitli etkinlikler için ideal bir seçenek sunuyor. Kullanıcılar, etkinliklerini gönül rahatlığıyla bu alanda düzenleyebilirler.
Doğa ile Bütünleşen Etkinlik Deneyimi
Bahçeköy Life Park'ın orman havasının ve oksijenin öğrenme kapasitesini olumlu etkilediğini belirten İpekçi, bu ortamda yapılan belirli analizlerin, konsantrasyonun %30 ile %40 oranında arttığını gösterdiğini ifade etti. Ayrıca, doğanın insan psikolojisi üzerindeki olumlu etkilerinden biri olan mutluluğun da benzer oranlarda arttığına dikkat çekti.
Erdem İpekçi, bahçeyle iç içe geçmiş bu özel alanı ziyaret edenlere, doğanın tadını çıkararak etkinliklerini düzenlemeleri için tercih edilebilecek bir yer olduğunun altını çizerken, tekrar gelen ziyaretçilere de teşekkür etti.
Toplantı, açılış konuşmaların ardından, moderatörlüğünü Dr. Yılmaz Sönmez’in yaptığı oturumla devam etti. Bu oturumda, Türk iş dünyasının ABD'deki fırsatları ve zorlukları masaya yatırıldı.
TABA AmCham Başkan Yardımcısı Yılmaz Sönmez: "Zenginlik İyi Dostlarla Ölçülür"
TABA AmCham Başkan Yardımcısı Yılmaz Sönmez, panelde yaptığı konuşmada, iş dünyasında başarıyı sadece maddi kazançla değil, iyi dostluklarla ölçmenin önemini vurguladı. Sönmez, ABD'de iş yapan Türk girişimcilerin sayısının artırılması gerektiğini belirterek, iş dünyasının değişim ve yenilik arayışının kaçınılmaz olduğunu ifade etti.
Zenginlik İyi Dostlarla Ölçülür
Yılmaz Sönmez, konuşmasına zenginliği sadece maddi kazançla değil, iyi dostlarla ölçmenin önemine dikkat çekerek başladı. "Zengin insanlarla birlikte olmak güzel," diyen Sönmez, iş dünyasında kurulan sağlam dostlukların ve iş birliğinin önemini vurguladı. Paneldeki katılımcılara hitap eden Sönmez, ABD'de iş yapan Türk girişimcilerin sayısını merak ettiğini ve bu sayının artması gerektiğini ifade etti.
ABD'deki Türk Girişimcilerin Sayısı Artmalı
Sönmez, paneldeki katılımcılara ABD'de iş yapan Türk girişimcilerin sayısını sorduğunda, düşük bir katılım gördüğünü belirtti. "Bu sayıyı artırmamız lazım," diyen Sönmez, ABD'deki Türk girişimcilerin hem sayısal olarak büyümesi hem de başarılarını daha da pekiştirmesi gerektiğini dile getirdi. ABD'de başarılı olan Türk girişimcilerin diğerlerine rehberlik etmesinin, yeni girişimciler için rol model olmasının önemine dikkat çekti.
İş Dünyasında Değişim ve Yenilik Kaçınılmaz
Konuşmasının devamında iş dünyasının sürekli bir hareket ve arayış içinde olduğunu belirten Sönmez, işletmelere yönelik danışmanlık yaptığı dönemde sıkça verdiği bir tavsiyeyi paylaştı: "İş modellerinizi değiştirin ve Türkiye'nin dışında 180 ülkede var olun." Sönmez, global bir başarı için işletmelerin bu değişimlere hazır olmaları gerektiğini ve bunun da zamanının geldiğini belirtti.
Amerika'da Başarı Hikayeleri
Sönmez, paneldeki konuşmasını değerli misafirlerle sohbet ederek başlatmak istediğini ifade etti. İlk olarak, panelin değerli konuşmacılarından Prof. Dr. Semahat Demir’e hitap eden Sönmez, Amerika'nın bir hayal mi, macera mı yoksa gerçek bir yolculuk mu olduğunu sordu. Prof. Dr. Semahat Demir’in Amerika'daki yolculuğunu, nereden başlayıp nereye vardığını ve bu süreçte neler başardığını öğrenmek istediğini belirtti.
Türk Kadını Olarak Amerika'da Elçi Rolündeyim Prof. Dr. Semahat Demir, panelde yaptığı konuşmada, Amerika’daki başarısının ardında bir Türk olarak orada bulunmanın önemini vurguladı. "Ben bir Türk olarak bir nevi elçiyim orada, bir beyin gücünün sembolüyüm" diyen Demir, Amerika’da yaşadığı 25 yıllık kariyerine değinerek, başarının tanımını katkı sağlamak ve bu katkıyla elde edilen mutluluk olarak tanımladı.
Eğitim ve Disiplinin Önemi
Konuşmasında, Türkiye’de başladığı eğitim yolculuğunun Amerika’da devam ettiğini belirten Demir, Amerika’daki eğitim sisteminin disiplinli yapısına vurgu yaptı. “Türkiye’de doğdum, büyüdüm, ancak Amerika’da master ve doktora yaparak bilimsel çalışmalarımı derinleştirdim” diyen Demir, Amerika’da mühendislik ve tıp fakültelerinde aldığı eğitimin, kariyerinde önemli bir yer tuttuğunu söyledi.
Amerika'nın Çeşitliliği ve Başarıya Etkisi
Prof. Dr. Demir, Amerika’nın kültürel çeşitliliğinin başarıya olan katkısını dile getirirken, Amerika’daki sosyolojik dinamiklerin bireylerin başarı hikayelerini nasıl etkilediğini anlattı. "Amerika, çok kültürlü ve çok uluslu bir yapıya sahip. Bu çeşitlilik, başarıyı getiren önemli bir faktördür" dedi. Ayrıca, Amerikan sisteminin bireylere sunduğu hukuki ve etik ortamın, başarıya giden yolda nasıl bir itici güç olduğunu belirtti.
Kadın Mühendislerin Rolü ve Mücadelesi
Prof. Dr. Demir, Amerika’daki kadın mühendislerin temsilciliğini üstlendiği görevlerden ve bu alanda sağlanan başarılarından bahsetti. “Kadın mühendisler olarak Amerika’da önemli başarılara imza attık. Nükleer denizaltılarda görev alan ilk kadın teğmenlerin yer alması gibi, birçok ilki başardık” diyerek, Amerika’da kadının mühendislik alanında elde ettiği başarıların altını çizdi.
Yapay Zeka ve Teknoloji Gelişimi
Demir, konuşmasında, yapay zeka ve bilgi teknolojileri alanındaki gelişmelerin Amerika’nın global liderlik konumunu nasıl güçlendirdiğine dair örnekler sundu. “Amerika, üretimi dünyaya satarken, teknolojiye olan yatırımlarını da artırıyor” diyerek, Amerika’nın inovasyon ve teknoloji üretimindeki başarısına vurgu yaptı.
Gençlere Yatırım ve Özgürlük Alanları
Prof. Dr. Demir, Amerika’nın gençlere sunduğu özgürlük ve ticari imkanların, girişimciliği ve yenilikçiliği nasıl teşvik ettiğini anlattı. "Amerika, gençlere yatırım yaparak, onlara özgürlük tanıyor ve bu sayede dünya çapında yeniliklerin öncüsü oluyor" ifadeleriyle, gençlerin önemine dikkat çekti.
Başkan Tayfun Selen, "Amerika’da Başarı Tesadüf Değil, Çalışkanlığa Verilen Değerin Sonucu"
Amerika'ya Göç ve İlk Zorluklar
Morris Bölge Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Selen, Amerika'da yaşamaya ve çalışmaya başlama sürecini anlattı. Selen, "Amerika'ya geldiğimde iş bulmak kolay olmadı. İlk yıllarda zorluklarla karşılaştık; paramız yoktu, ama çok çalıştık" dedi. 12 yıl boyunca Amerikan vatandaşlığı almak için çabaladığını belirten Selen, bu süreçte avukatlara büyük paralar ödediğini ve nihayet 2008 yılında vatandaşlık aldığını ifade etti.
Başarıya Giden Yol
Selen, 2008 yılında Amerikan vatandaşı olduktan sonra kariyerinde hızla yükseldiğini ve bankacılık sektöründe önemli bir pozisyona geldiğini söyledi. "1996'da pompa basan biriyken, 2008'de Amerika genelindeki banko şubelerinin yapımından sorumlu bir görevdeydim. Bu, Amerika'nın doğru çalışan kurallarıyla oynayan kişilere verdiği imkanların bir sonucudur" diye konuştu.
Siyasete Giriş ve Cumhuriyetçi Parti ile İlerleyiş
Amerikan vatandaşı olduktan sonra siyasete atıldığını belirten Selen, Cumhuriyetçi Parti'de mahalle delegeliğinden başlayarak, ilçe yönetimine, ardından da belediye meclisine aday olduğunu ve kazandığını dile getirdi. Sonrasında belediye başkanı olduğunu ve 39 belediyenin birleşiminden oluşan Morris Bölgesi'nin yönetiminden sorumlu olduğunu ifade etti. "2020 yılında oy pusulasında ismim Donald Trump'la birlikteydi. Yüz kırk yedi bin oyla Amerika'da en yüksek oyu alan Türk kardeşiniz oldum" dedi.
Amerika-Türkiye İlişkileri ve Cumhuriyetçi Parti Perspektifi
Selen, Türkiye ile Amerika arasındaki ilişkilerin Cumhuriyetçi Parti iktidarında daha iyi olduğunu düşündüğünü belirtti. "Trump Amerika'yı yönetirken, Türkiye ile büyük bir problem yaşanmadı. Trump'ın tekrar seçilmesi durumunda Amerika'nın gidişatının daha olumlu olacağını düşünüyorum" şeklinde konuştu.
Göçmenlik Politikası ve Amerika'nın Geleceği
Selen, Amerika'nın göçmenlik politikalarına da değinerek, "Open Border politikası, sınırdan insanların elini kolunu sallayarak geçmesine neden oluyor. Amerika'nın kapıları açık kaldı, bu büyük bir sorun" dedi. Trump’ın göçmenlik sorununu çözmek için daha iyi bir lider olacağını savundu.
Amerika'da İş Yapmak İçin Politikacılara Yatırım Yapın
Tayfun Selen, iş adamlarına Amerika'da iş yaparken politikacılara yatırım yapmalarını tavsiye etti. "Amerika'da işlerinizi geliştirmek istiyorsanız, mutlaka politik olarak desteklenmeniz gerekecek" diyerek iş dünyasının siyasetle olan ilişkisine dikkat çekti.
Amerika'daki iş adamlarına ve destekçilerine teşekkür eden Selen, politika yapmanın zorluklarına rağmen doğru desteklerle başarının mümkün olduğunu vurguladı. "Politika halka ulaşmanız lazım, mesajınızı iletmeniz lazım. Bunun için televizyon, sosyal medya veya posta yoluyla iletişim kurmanız gerekiyor. Bu da ciddi maliyetler gerektiriyor" dedi.
Panel sonrası plaketler verildi, toplu aile fotografı çekildi. Bir süre gerçekleşen Network ile sona erdi.
yilmazparlar@yahoo.com
11 Ağustos 2024 Pazar
Türkiye-Japonya Diplomatik İlişkilerin 100. Yılında Tarihi Anlar-Yılmaz Parlar
Türkiye-Japonya Diplomatik İlişkilerin 100. Yılında Tarihi Anlar
Japonya'nın Deniz Kuvvetleri Eğitim Filosunun İstanbul'a Ziyareti
Japonya Deniz Öz Savunma Kuvvetleri (JMSDF) ait “Kashima” ve “Shimakaze” eğitim gemileri, 9 Ağustos 2024 Cuma günü İstanbul’daki Sarayburnu Limanı'na demirledi. Bu ziyaret, Japonya ve Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılını kutlamak ve iki ülke arasındaki dostluğu pekiştirmek amacıyla gerçekleştirildi.
İki Ülkenin Komutanları Bir Arada
Gemilerin İstanbul’a gelişi, başta Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yetkilileri olmak üzere birçok davetlinin katılımıyla gerçekleşti.
Denizaşırı Eğitim Seferleri, Japonya Deniz Öz Savunma Kuvvetleri Subay Aday Okulu'ndan mezun olan stajyer subaylara uzun süreli deniz yaşamı ve çeşitli eğitim programları aracılığıyla gerekli bilgi ve becerileri kazandırmayı amaçlıyor. Ayrıca bu seferler, uluslararası bakış açısına sahip genç subaylar yetiştirmeyi ve ziyaret edilen ülkelerle dostluk ve iyi niyeti teşvik etmeyi hedeflemektedir. 1957 yılından bu yana her yıl düzenlenen bu seferler, bu yıl 68. kez gerçekleşmektedir. Bu seferle birlikte Japonya Deniz Öz Savunma Kuvvetleri, 15 yıl aradan sonra sekizinci kez İstanbul’a demir atmış oldular.
Bu ziyaret, yalnızca bir eğitim programı olmanın ötesinde, iki ülke arasındaki diplomatik ve kültürel ilişkilerin ne kadar köklü olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir.
Japonya' nın Deniz Kuvvetleri Eğitim Filosu İstanbul'da
Japonya Deniz Öz Savunma Kuvvetleri'ne (JMSDF) ait iki önemli gemi olan KASHIMA ve SHIMAKAZE, 9 Ağustos 2024 tarihinde İstanbul'a anlamlı bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaret, Türkiye ile Japonya arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılı kapsamında gerçekleştirilen etkinliklerin en önemlilerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Eğitim ve Diplomasi Bir Arada
Japonya Deniz Harp Okulu öğrencilerinin açık deniz eğitim seyri kapsamında düzenlenen bu ziyaret, sadece bir diplomatik jest olmanın ötesinde, öğrencilere denizcilik becerilerini geliştirme ve uluslararası deneyim kazandırma amacı da taşıyor. Öğrenciler, gerçek deniz koşullarında uygulamalı eğitim alarak geleceğin deniz subayları olarak yetişiyor.
Denizaşırı Eğitim Seferleri'nin iki temel amacı, genç subaylara uygulamalı eğitim vermek ve ziyaret edilen limanlarda uluslararası iyi niyetin teşvik edilmesini sağlamaktır. Bu yılki seferde, Japonya ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin yüzüncü yıl dönümü onurlandırılıyor. İstanbul ziyareti sırasında, gemiler basın kuruluşlarına yönelik turlar düzenleyecek, halka açılacak ve Japon savunma sanatları ile bando gösterileri sergilendi.
İstanbul'un Misafirperverliği
İstanbul Boğazı'nın eşsiz manzarası eşliğinde gerçekleşen bu liman ziyareti, Japonya Deniz Harp Okulu öğrencileri için unutulmaz bir deneyim oldu. Türk yetkililer tarafından büyük bir misafirperverlikle karşılanan Japon denizciler, İstanbul'un tarihi ve kültürel zenginlikleriyle de tanışma fırsatı buldular.
Basın Mensupları Gemi Turu Yaptı
Ziyaretin önemli anlarından biri, basın mensuplarına KASHIMA ve SHIMAKAZE gemilerinin gezdirilmesi oldu. Bu özel tur sırasında, gemilerin teknolojik donanımları ve mürettebatın denizcilik kabiliyetleri hakkında bilgi verildi. Basın mensupları, Japon denizcilik kültürünü ve gemilerin özelliklerini yakından tanıma fırsatı buldu.
Verilen Bilgilere göre;
Yaklaşık 370 kişilik kapasiteye sahip JS KASHIMA (TV-3508), JMSDF’ye ait bir eğitim gemisidir. Gemi üzerinde hafif silahlar, savunma sistemleri, modern radar ve iletişim sistemleri, sınıflar, simülatörler ve uygulama alanları bulunmaktadır. Yaklaşık 4.050 ton ağırlığındaki gemi, eğitim seferleri sırasında çeşitli uluslararası limanları ziyaret eder ve öğrencilere farklı kültürler ve denizcilik uygulamaları hakkında bilgi edinme fırsatı sunmaktadır.
JS SHIMAKAZE (TV-3521), Esas olarak hava savunma ve denizaltı savunma görevleri için tasarlanmıştır. Modern silah sistemleri ve radar ekipmanları ile etkili bir savunma platformu olan gemi, aynı zamanda eğitim amacıyla da kullanılır. Gemi, öğrencilere denizcilik, navigasyon ve muharebe operasyonları konularında pratik deneyim kazandırır. Gemide Mk 41 VLS füze fırlatma sistemi, RIM-66 Standard yüzeyden havaya füzeler, ASROC denizaltı savunma füzeleri, 76 mm Oto Melara deniz topu ve Phalanx CIWS yakın savunma silah sistemi bulunmaktadır. Eğitim seferleri, öğrencilerin denizcilik ve savaş becerilerini geliştirmelerine olanak tanımaktadır.
JMSDF’nin 1954’teki kuruluşuyla birlikte faaliyete geçen Deniz Harp Okulu, subay adaylarına denizcilik, navigasyon, silah sistemleri, deniz hukuku ve liderlik gibi temel konularda yoğun bir eğitim programı sunmaktadır. Uygulamalı denizcilik eğitimi, uluslararası sularda gerçek deniz koşullarında gerçekleştirilir. Bu eğitimler sırasında öğrenciler, çeşitli uluslararası limanları ziyaret eder ve farklı denizcilik kültürleri hakkında bilgi edinirler.
Öğrencilere Uygulamalı Eğitim Fırsatı
Açık deniz eğitimleri, Japonya Deniz Harp Okulu öğrencilerine denizcilik becerilerini pekiştirme ve uluslararası sularda deneyim kazanma fırsatı sunuyor. Bu tür eğitimler, deniz subaylarının gerçek deniz koşullarında pratik yapmalarını sağlayarak onları gelecekteki görevlerine en iyi şekilde hazırlıyor.
100 Yıllık Dostluğun Simgesi
Türkiye ve Japonya arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılı, bu tür etkinliklerle taçlandırılıyor. İstanbul'a yapılan bu liman ziyareti, iki ülke arasındaki dostluğun ve iş birliğinin ne kadar derin olduğunu gösteriyor. Bu ziyaret, aynı zamanda gelecekteki ilişkilerin daha da güçleneceğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Gemi Komutanlarından Dostluk Mesajları
Ziyaret sırasında Japon ve Türk komutanlar arasında yapılan görüşmelerde, iki ülke arasındaki askeri iş birliğinin artırılması yönünde olumlu mesajlar verildi. Her iki taraf da, bu tür etkinliklerin ülkeler arasındaki dostluk bağlarını güçlendirdiğini vurguladı.
Kültürel Değişim ve Öğrenci Deneyimleri
Japon deniz öğrencileri, İstanbul'daki ziyaretleri sırasında Türk kültürünü yakından tanıma fırsatı buldular. Bu tür kültürel değişim programları, deniz subaylarının dünya genelinde farklı kültürleri tanıyarak daha geniş bir perspektif kazanmalarına olanak tanıyor.
Gelecekteki İş Birlikleri İçin Temel
Bu tarihi liman ziyareti, Türkiye ve Japonya arasındaki gelecekteki iş birliklerinin temelini oluşturuyor. Her iki ülke de, bu tür etkinliklerle aralarındaki bağları daha da güçlendirmeyi hedefliyor. İstanbul'da atılan bu dostluk adımları, gelecekteki ortak projelerin habercisi niteliğinde.
Türkiye-Japonya Kültürel İlişkilerinin 100. Yılı Anısına Beşiktaş'ta Renkli Gösteriler
Etkinliklerin başında, Japon geleneksel müziğinin vazgeçilmez bir öğesi olan davul gösterisi yer aldı. Rengarenk kostümleri İçindeki Japon sanatçıların, ustalıkla çaldığı Taiko davulları, hem görsel hem de işitsel bir şölen sunarak izleyicileri adeta büyüledi.
Davulların güçlü ritmi, meydanda bulunan güçlün coşkusunu arttırarak, onun yaşının insanının kendine hayranlığını bıraktı.
İlerleyen, Türk ve Japon deniz kuvvetleri bando ekipleri sahne aldı. İki ülkedeki askeri bandolarının çaldığı kültür marşları, mevcuta iki arasındaki dostluk bağını bir kez daha hatırlattı.
Onun iki bandosu, sergiledikleri performanslarla yaptıklarıyla adeta tarihi bir yolculuk yaptırdı. Bando gösterileri, bayraklarla dolu meydanda, milli duygularla beraber uluslararası iş birliğinin ve dostluğun simgesi oldu.
Etkinlikte Japon kültürünün önemli sembollerinden biri olan ninja ve shogun gösterileri de yer aldı. Bu gösteriler, geleneksel dövüş sanatlarını başarıyla sergileyen ustalar tarafından yapıldı.
Uzun kıyafetleri ve etkileyici dönüş hareketleriyle dikkat çeken ninjalar, etkinliklere inanılmaz anlar yaşattı.
Güçlü ve disiplinli şogun gösterileri ise tarih meraklıları için benzersiz bir deneyim sundu.
Meydanı dolduran kalabalık, etkinlik boyunca Japonya'da çeşitli atölye seçeneklerine katılma fırsatı buldu. Origami, kaligrafi ve Japon çay seremonisi gibi geleneksel sanatlardan örnekler, mevcuta pratik bilgi ve deneyim kazandırmayı amaçladı.
Bu kültürel alışverişin ve verimliliğin arttığını vurguladı.
Beşiktaş'ta düzenlenen bu etkinlik, yalnızca kültürel açıdan değil, aynı zamanda iki ülke arasındaki dostluğun pekişmesine de katkı sağladı. Türkiye ve Japonya arasındaki ilişkilerin 100. yılı, sadece anılmakla birlikte sunulmak, değişen işbirliklerinin de temellerini attı.
Beşiktaş Deniz Müzesi Meydanı'nda yaşanan bu coşkulu etkinlik, kültürel çeşitliliği kutlamanın ve dostluğu pekiştirmenin en güzel örneklerinden biri olarak hafızalarda yer alacak. Türkiye-Japonya kültürel ilişkilerinin bu önemli parçalanması, sanat, müzik ve kültürel etkileşimler, iki ulusun kalplerinde güçlü bağlar oluşturuldu.
9 Ağustos 2024 Cuma
JAECOO 7 Türkiye Pazarına Giriş Yaptı-Yılmaz Parlar
JAECOO 7 Türkiye Pazarına Giriş Yaptı
İlk Üst Düzey Arazi SUV Modeli Beykoz Kundura Fabrikasında Tanıtıldı
JAECOO, Türkiye pazarına giriş yaparak off-road yetenekleriyle dikkat çeken ilk üst düzey arazi SUV modeli JAECOO 7'yi tanıttı. Lansman, İstanbul'un tarihi mekanlarından biri olan Beykoz Kundura Fabrikası'nda gerçekleştirildi. Aracın güçlü performansı, etkileyici tasarımı ve yenilikçi özellikleri, lansmanda katılımcıların büyük beğenisini kazandı.
Off-Road Tutkunlarına Yeni Bir Seçenek: JAECOO 7
JAECOO 7, zorlu arazi koşullarında üstün performans sergilemek üzere tasarlandı. Lansmanda, aracın off-road özellikleri ve dayanıklılığı ön plana çıkarıldı. Gelişmiş dört çeker sistemi, yüksek tork üreten motoru ve yerden yüksek yapısıyla dikkat çeken JAECOO 7, engebeli arazilerde güvenli ve konforlu bir sürüş vadediyor.
Tasarım ve Teknoloji Bir Arada
JAECOO 7’nin tasarımı, modern çizgilerle klasik SUV estetiğini birleştiriyor. Şık ve kaslı dış görünüşü, aracın sağlam yapısını vurgularken, iç mekandaki lüks detaylar ve ileri teknoloji donanımları sürücülere premium bir deneyim sunuyor. Araçta yer alan geniş dokunmatik ekran, gelişmiş navigasyon sistemi ve akıllı sürüş asistanları, JAECOO 7'yi teknolojiyle donatılmış bir off-road aracı haline getiriyor.
Güçlü ve estetik tasarımıyla segmentinin iddialı modellerinden biri olmayı hedefleyen JAECOO, çeşitli yol koşullarına adapte olabilen ve kum, çamur gibi farklı arazi sürüş modlarına geçiş yapabilen ARDIS- Tüm Zeminlerde Akıllı Sürüş Sistemi ile donatılmış durumda. Bu sistem, JAECOO 7’nin yedi farklı sürüş modunda güvenle ilerlemesine olanak tanıyor.
Lansman: Tarihi Bir Atmosferde Modern Bir Araç
Beykoz Kundura Fabrikası'nda düzenlenen lansman, hem mekanın tarihi dokusuyla hem de JAECOO 7'nin modern teknolojisiyle dikkat çekti. Etkinliğe katılan sektör temsilcileri, basın mensupları ve otomobil meraklıları, JAECOO 7'nin özelliklerini yakından inceleme fırsatı buldu. Lansmanda yapılan test sürüşleri, aracın zorlu arazi koşullarındaki performansını gözler önüne serdi.
JAECOO 7, Türk Pazarında Büyük İlgi Görüyor
JAECOO, JAECOO 7 modelinin Türkiye’de büyük bir ilgi göreceğini ve özellikle off-road tutkunlarının yeni favorisi olacağını öngörüyor. Türkiye pazarı için özel olarak geliştirilen kampanyalarla satışa sunulan JAECOO 7, hem şehir içi sürüşlerde hem de zorlu arazi koşullarında üstün performans sunmaya hazırlanıyor.
JAECOO 7, küresel 5 yıldızlı güvenlik standartlarına uygun olarak üretilmiş olup, yenilikçi enerji emici gövde tasarımı, yüksek dayanımlı çelik kullanımı ve gelişmiş ADAS sistemleriyle dikkat çekiyor. Araç, 14.8 inç ultra büyük bilgi-eğlence sistemi ve W-HUD baş üstü gösterge ile donatılmış olup, kullanıcılara kapsamlı ve çok yönlü güvenlik sunuyor.
JAECOO 7, yüzde 20’den yüzde 80 oranına ulaşması için sadece 40 dakika gerektiren 50W kablosuz hızlı şarj özelliğiyle donatılmıştır. Bu özellik, arazi maceraları sırasında telefonun pil ömrüyle ilgili endişeleri hafifletmeyi amaçlıyor.
Lansman sonrası konuşan JAECOO yetkilileri, Türkiye'nin büyüyen otomotiv pazarında iddialı bir yer edinmeyi hedeflediklerini belirtti. JAECOO 7'nin Türk kullanıcıların beğenisini kazanacağına inandıklarını ifade etdiler.
JAECOO 7’nin fiyatı Revive 4x2 modeli için 1 milyon 920 bin TL, Evolve 4x4 modeli için ise 2 milyon 90 bin TL olarak açıklandı.
yilmazparlar@yahoo.com








